<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>Kitap</title>
	<description>Yatmadan önce okuyabileceğiniz bir kitaba sahip olduğunuzu bilmek, orgazmın en büyüğüdür.</description>
	<link>http://forum.tabut.net</link>
	<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 13:39:49 +0000</pubDate>
	<ttl>30</ttl>
	<item>
		<title>John C. Parkin - S*ktir Et...</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/98546-john-c-parkin-sktir-et/</link>
		<description><![CDATA[<p class='bbc_left'><span style='font-size: 12px;'><span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><em class='bbc'>Tavsiye &#252;zerine &#231;ekincelerimle okudu&#287;um bir kitapt&#305;, fakat &#231;ok &#231;ok iyi bilgiler sundu&#287;u bir ger&#231;ek, tavsiye ederim, &#246;n yarg&#305;lar&#305;n&#305;z&#305;n k&#305;r&#305;laca&#287;&#305;na s&#246;z veriyorum...</em></span></span></p><p class='bbc_center'><span rel='lightbox'><img src='http://www.benoyum.com/wp-content/et_temp/siktiret1-17571_257x400.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span></p><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><span style='font-size: 12px;'><em class='bbc'>Bir&#231;o&#287;umuz, &#246;nem verdi&#287;imiz &#351;eylerin asl&#305;nda o kadar da &#246;nemli olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; &#246;&#287;rendi&#287;imizde kar&#351;&#305; konulmaz &#246;zg&#252;rl&#252;k kokusu al&#305;r...<br />
Bizim i&#231;in &#231;ok &#246;nemli &#351;eylere Siktir Et dedi&#287;imizde, bizler ruhani bir eylemi ger&#231;ekle&#351;tirmi&#351; oluyoruz... Siktir Et, Do&#287;u&#8217;nun bo&#351; verme, vazge&#231;me ve bizi tutan &#351;eylerden kurtulup rahatlama gibi ruhani fikirlerin m&#252;kemmel bir Bat&#305; ifadesidir...</em></span></span><br />
<br />
<span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><span style='font-size: 12px;'><em class='bbc'>Siktir Et&#8217;in dile getirilmesinin merkezinde hayatlar&#305;m&#305;zdaki anlam ili&#351;kisi yatar... Ger&#231;ek, hayatlar&#305;m&#305;z&#305;n &#231;ok anlaml&#305; olmas&#305;d&#305;r ki bu da g&#252;zel evrensel bir &#351;akad&#305;r... Bizler ya&#351;am m&#252;cadelemizin anlam bulmak oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;n&#252;yoruz, yapacak anlaml&#305; &#351;eyler bulmay&#305; istiyoruz; hayat&#305;n ger&#231;ek anlam&#305; &#252;zerine kafa yoruyoruz; anlams&#305;zl&#305;k hakk&#305;nda kayg&#305;lan&#305;yoruz... Fakat bizlerin can&#305;n&#305; yakan b&#246;ylece sonunda bize Siktir Et dedirten &#351;ey bu anlamlar&#305;n birikimidir...</em></span></span><br />
<br />
<span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><span style='font-size: 12px;'><em class='bbc'>Bizim ve toplumun a&#351;k olarak g&#246;rd&#252;&#287;&#252; yap&#305;&#351;&#305;k, ba&#287;l&#305; romantik a&#351;k yap&#305;&#351;kanl&#305;&#287;&#305; b&#305;rak&#305;rsak ba&#351;ka t&#252;rl&#252; bir a&#351;k olabilir... Beklenmedik bir sonu&#231;tur ama &#246;nem azald&#305;k&#231;a a&#351;k artar... Deneyin, fakat bu iki boyutlu insanlar i&#231;in &#252;&#231; boyutlu bir d&#252;nyad&#305;r... Bunun sebebi, tabii ki, gerginlik ve rahatlamad&#305;r... Birine ba&#287;l&#305; ve ba&#287;&#305;ml&#305; oldu&#287;unuzda, ili&#351;kide a&#351;&#305;lmaz bir gerginlik ya&#351;an&#305;r... Ya&#351;anacak ba&#351;ka bir &#351;eye yer kalmaz... Bir &#351;eyler de&#287;i&#351;tik&#231;e, &#231;at&#305;rdamaya ba&#351;lar... Her &#351;eyden rahatlad&#305;&#287;&#305;n&#305;zda, ili&#351;kinize verdiklerinizden ve ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305;zdan &#231;ok rahatlad&#305;&#287;&#305;n&#305;zda, ba&#351;ka &#351;eylere yer a&#231;&#305;l&#305;r...</em></span></span><br />
<br />
<span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><span style='font-size: 12px;'><em class='bbc'>&#199;ocuklar g&#252;zel, masum ve saf yarat&#305;klard&#305;r... &#199;ocu&#287;un yapt&#305;&#287;&#305; hi&#231;bir &#351;ey yanl&#305;&#351; olamaz... Sorun bizim onlar&#305;n ne yapt&#305;klar&#305;na kar&#351;&#305; tutumumuzun yanl&#305;&#351; olmas&#305;d&#305;r... Bir &#231;ocuk ger&#231;ekten yanl&#305;&#351; bir &#351;ey yapamaz... &#199;ocuklar&#305;n&#305;z&#305; ne kadar az kontrol ederseniz, onlar kendilerine o kadar &#231;ok bakar... Onlara ne kadar az disiplin uygularsan&#305;z, genellikle o kadar az yaramazl&#305;k yaparlar... &#304;&#351;te bu y&#252;zden &#231;ocuklar&#305;n&#305;zdan korkmay&#305;n, onlar&#305;n her h&#252;cresini oldu&#287;u gibi kabul edin ve onlar&#305;n &#246;zg&#252;rce davranmalar&#305;na izin verin...</em></span></span><br />
<br />
<span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><span style='font-size: 12px;'><em class='bbc'>Hayatta ne yapmak istedi&#287;inizi bilmiyorsan&#305;z, d&#252;nya size anlay&#305;&#351;l&#305; davranabilir ve &#246;neriler sunabilir... Fakat bu &#246;nerilerin genellikle sizin ihtiya&#231;lar&#305;n&#305;zla hi&#231; alakas&#305; yoktur, &#231;&#252;nk&#252; sizin gibi kimse ger&#231;ekten ne istedi&#287;ini bilemez... &#304;&#351;te bu y&#252;zden ne istedi&#287;inizi bilmedi&#287;inizde, sizin i&#231;in ba&#351;ar&#305; ne ifade ediyorsa etsin ba&#351;ar&#305;l&#305; bir hayat s&#252;rmek zordur... D&#252;nyaya &#231;ok belirsiz bir mesaj g&#246;nderir ve siz de belirsiz ya da uygunsuz kar&#351;&#305;l&#305;k al&#305;rs&#305;n&#305;z... D&#252;nyan&#305;n d&#252;zeni budur. Ne istedi&#287;inize yo&#287;unla&#351;&#305;rsan&#305;z, d&#252;nya onu alman&#305;zda size yard&#305;mc&#305; olur...</em></span></span><br />
<br />
<span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><span style='font-size: 12px;'><em class='bbc'>B&#252;t&#252;nsel iyile&#351;me d&#252;nyas&#305;nda, her hastal&#305;&#287;&#305;n duygusal bir kayna&#287;&#305; vard&#305;r... Bu y&#252;zden fiziksel iyile&#351;me olmadan &#246;nce hastal&#305;&#287;&#305;n duygusal kayna&#287;&#305;n&#305;n iyile&#351;mesi gerekir...</em></span></span><br />
<br />
<span style='font-family: trebuchet ms,helvetica,sans-serif'><span style='font-size: 12px;'><em class='bbc'>Ba&#351;kalar&#305;n&#305;n ne d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;n&#252;n bizim i&#231;in &#246;nemli olmas&#305;n&#305;n sebebi de ger&#231;ekten ne istedi&#287;imizi bilmedi&#287;imizdir...<br />
Hayat&#305;n&#305;za egemen olan bariz iki kar&#351;&#305; g&#252;&#231; vard&#305;r... &#304;yi ve k&#246;t&#252; de&#287;il... A&#351;k ve korku... Evet do&#287;ru: A&#351;k&#305;n kar&#351;&#305;t&#305; nefret de&#287;il, kokudur... Libido tamamen ya&#351;ama a&#351;k&#305;d&#305;r... Libidonuz y&#252;ksekse, hayat&#305;n&#305;z&#305; &#231;ok seviyor hatta arzuluyorsunuz demektir...</em><br />
<br />
<br />
<em class='bbc'><strong class='bbc'>Arka Kapak...</strong><br />
S*ktir Et demek sizi iyi hissettirir... M&#252;cadeleden vazge&#231;mek, ne ho&#351;unuza gidiyorsa onu yapmak, &#231;evrenizdekilerin sizin hakk&#305;n&#305;zda d&#252;&#351;&#252;nd&#252;klerini umursamamak ve kendi yolunuzdan gitmek harika bir duygudur...<br />
<br />
John C. Parkin'in bu komik ve ilham verici kitab&#305;, S*ktir Et demenin; Do&#287;unun bo&#351; verme, vazge&#231;me ve bir &#351;eylerin o kadar da &#246;nemli olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; fark ederek ger&#231;ek &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252; bulma gibi ruhani fikirlerinin kusursuz bir Bat&#305; ifadesidir...<br />
<br />
S*ktir Et; &#351;ark&#305; okumak, meditasyon yapmak, sandalet giymek ya da t&#252;t&#252;n yemek gibi eylemler gerektirmeyen ruhani bir yoldur... Modern zaman&#305;n k&#252;f&#252;rl&#252; s&#246;yleni&#351;iyle, S*ktir Et, Bat&#305;l&#305;lar&#305; &#351;&#246;yle bir sars&#305;p kendilerine getirecek, anlam dolu hayatlar&#305;m&#305;za egemen olan stresi ve gerginli&#287;i ortadan kald&#305;racakt&#305;r...<br />
<br />
Bu y&#252;zden, b&#252;t&#252;n sorunlar&#305;n&#305;za ve meselelerinize S*ktir Et demenin bir yolunu bulun... Hayat&#305;n&#305;zda yapman&#305;z "gerekenlere" S*ktir Et deyin ve sonunda ba&#351;kalar&#305; ne d&#252;&#351;&#252;n&#252;rse d&#252;&#351;&#252;ns&#252;n, neyi yapmak istiyorsan&#305;z onu yap&#305;n...</em><br />
<br />
<em class='bbc'><strong class='bbc'>Yazar:</strong>John C. Parkin<br />
<strong class='bbc'>&#199;evirmen:</strong>Figen K&#305;lavuz<br />
<br />
<strong class='bbc'>Sayfa Say&#305;s&#305;: </strong>200<br />
<strong class='bbc'>Dili: </strong>T&#252;rk&#231;e<br />
<strong class='bbc'>Yay&#305;nevi: </strong>Arunas Yay&#305;nc&#305;l&#305;k</em></span></span>]]></description>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 13:39:49 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/98546-john-c-parkin-sktir-et/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Notos'tan alternatif '100 Temel Eser']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/98353-notostan-alternatif-100-temel-eser/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>	<span style='font-size: 14px;'>Edebiyat dergisi Notos, Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın listesine alternatif "100 Temel Eser" listesi hazırladı. 192 edebiyat&#231;ı ve eğitimcinin belirlediği listenin ilk sıralarında, Yaşar Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik'in kitapları yer alıyor.</span></strong><br />
<br />
 										<span rel='lightbox'><img src='http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120131-notos.widec.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span>							 			<br />
ntvmsnbc<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<br />
Her yıl farklı bir konuda d&#252;zenlediği yıllık soruşturmalarına bir yenisini ekleyen iki aylık edebiyat dergisi Notos, bu sayısında konuyu "100 Temel Eser" olarak belirledi. 192 yazar ve eğitimcinin yer aldığı soruşturmaya 741 eser adı verildi. Liste, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "100 Temel Eser"ine alternatif olma niteliği taşıyor.<br />
 <br />
Sonu&#231;lara g&#246;re "100 Temel Eser" listesinde 59'u T&#252;rk, 41'i d&#252;nya edebiyatından eserler yer alıyor. Listede 13 yaşayan yazarın eseri de bulunuyor.<br />
 <br />
Notos listesini belirleyenler arasında; Ahmet Telli, Ayfer Tun&#231;, Cemil Kavuk&#231;u, Gaye Boralıoğlu, G&#252;nd&#252;z Vassaf, Hakan Bı&#231;ak&#231;ı, Hakan G&#252;nday, İnci Aral, Jale Parla, Leyla İpek&#231;i, M&#252;ge İplik&#231;i, Nazlı Eray, Orhan Alkaya, &#214;zcan Karabulut, Sadık Yalsızu&#231;anlar, Sema Kaygusuz, Tanıl Bora gibi isimler var.<br />
 <br />
 <br />
Listenin ilk &#252;&#231; sırasında Yaşar Kemal'in "İnce Memed 1", Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstit&#252;s&#252;" ve Sait Faik'in "Alemdağ'da Var Bir Yılan" adlı yapıtları yer alıyor.<br />
 <br />
Notos&#8217;un "100 Temel Eser" soruşturmasının ilk 20 eseri ş&#246;yle:<br />
 <br />
 <br />
1- İnce Memed 1, Yaşar Kemal<br />
2- Saatleri Ayarlama Enstit&#252;s&#252;, Ahmet Hamdi Tanpınar<br />
3- Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik<br />
4- Memleketimden İnsan Manzaraları, N&#226;zım Hikmet<br />
5- Don Kişot, Cervantes<br />
6- K&#252;rk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali<br />
7- Sevgili Arsız &#214;l&#252;m, Latife Tekin<br />
8- B&#252;t&#252;n &#214;yk&#252;leri, Sait Faik<br />
9- Su&#231; ve Ceza, Dostoyevski<br />
10- Parasız Yatılı, F&#252;ruzan<br />
11- K&#252;&#231;&#252;k Prens, Antoine de Saint-Exupery<br />
12- Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali<br />
13- D&#246;n&#252;ş&#252;m, Kafka<br />
14- Tutunamayanlar, Oğuz Atay<br />
15- Bereketli Topraklar &#220;zerinde, Orhan Kemal<br />
16- Y&#252;zyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez<br />
17- &#199;avdar Tarlasında &#199;ocuklar, J.D. Salinger<br />
18- Aylak Adam, Yusuf Atılgan<br />
19- Sevda S&#246;zleri, Cemal S&#252;reya<br />
20- Beyaz Kale, Orhan Pamuk]]></description>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 09:07:35 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/98353-notostan-alternatif-100-temel-eser/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Hakan Günday - Az</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/98174-hakan-gunday-az/</link>
		<description><![CDATA[<span rel='lightbox'><img src='http://i.onbesyirmibes.org/image/2011/04/07/102924.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
 <br />
 <br />
<span style='font-size: 12px;'><span style='font-family: arial,helvetica,sans-serif'><span style='color: DarkSlateGray'><strong class='bbc'><span style='color: Indigo'>Kitab&#305;n &#304;smi :<span style='color: Blue'>Az</span></span></strong></span></span></span><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Kitab&#305;n Orjinal ismi :<span style='color: Blue'>Az</span></strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Kitab&#305;n Yazar&#305; :<span style='color: Blue'> Hakan G&#252;nday</span></strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Kitab&#305;n T&#252;r&#252; :<span style='color: Blue'> T&#252;rk Edebiyat&#305;</span></strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>&#199;&#305;k&#305;&#351; Tarihi :<span style='color: Blue'> Nisan 2011</span></strong><br />
<strong class='bbc'>Sayfa say&#305;s&#305; :<span style='color: Blue'>360</span></strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Yay&#305;n Evi : <span style='color: Blue'>Do&#287;an Kitap </span></strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Tan&#305;tan&#305;n Yorumu :</strong><br />
 <br />
<span style='color: #000000'><span style='font-size: 12px;'><span style='font-family: arial,helvetica,sans-serif'><strong class='bbc'>AZ&#8230; K&#252;&#231;&#252;k bir kelime, b&#252;y&#252;k bir roman</strong></span></span></span><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Diyebilirsin ki, bir insan&#305;, foto&#287;raflar&#305;ndan ve hakk&#305;ndaki haberlerden ne kadar tan&#305;yabilirsin? Hakl&#305;s&#305;n. Belki de &#231;ok az...</strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>O zaman &#351;&#246;yle demeliyim: Seni az tan&#305;yorum... Az...</strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Sen de fark ettin mi? Az dedi&#287;in, k&#252;&#231;&#252;c&#252;k bir kelime. Sadece A ve Z.</strong><br />
<strong class='bbc'>Sadece iki harf. Ama aralar&#305;nda koca bir alfabe var.</strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>O alfabeyle yaz&#305;lm&#305;&#351; onbinlerce kelime ve y&#252;zbinlerce c&#252;mle var. Sana s&#246;ylemek isteyip de yazamad&#305;&#287;&#305;m s&#246;zler bile o iki harfin aras&#305;nda.</strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Biri ba&#351;lang&#305;&#231;, di&#287;eri son. Ama sanki birbirleri i&#231;in yarat&#305;lm&#305;&#351;lar.</strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Yan yana gelip de birlikte okunmak i&#231;in. Aralar&#305;ndaki her harfi teker teker a&#351;&#305;p birbirlerine kavu&#351;mu&#351; gibiler.</strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>Senin ve benim gibi...</strong><br />
 <br />
 <br />
<strong class='bbc'>11 ya&#351;&#305;nda bir tarikat &#351;eyhinin o&#287;luyla evlendirilen korucu k&#305;z&#305; Derd&#226; ile hapisteki bir gasp&#231;&#305;n&#305;n ayn&#305; ya&#351;taki o&#287;lu &#8220;mezarl&#305;k &#231;ocu&#287;u&#8221; Derda&#8217;n&#305;n bir mezarl&#305;kta kesi&#351;en hayatlar&#305;n&#305;n, bu iki &#231;ocu&#287;u k&#305;rk y&#305;l boyunca her t&#252;r &#351;iddetle yontup birbirlerine haz&#305;rlay&#305;&#351;&#305;n&#305;n, (b&#252;t&#252;n anlamlar&#305;yla) Yaz&#305;&#8217;n&#305;n bu iki &#231;ocu&#287;u birle&#351;tirmesinin hik&#226;yesi.</strong><br />
 <br />
<strong class='bbc'>&#199;ocuk &#351;iddeti, hayat&#305;n &#351;iddeti, a&#351;k&#305;n &#351;iddeti, inanc&#305;n &#351;iddeti, h&#305;rs&#305;n &#351;iddeti &#252;zerine, A&#8217;dan Z&#8217;ye &#351;iddet &#252;zerine, dilin ve yaz&#305;n&#305;n &#351;iddetiyle bir roman&#8230;</strong><br />
 <br />
kitabin.com<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Hakan G&#252;nday rastlant&#305;lar ile &#351;a&#351;&#305;rtmaya devam ediyor. Zaman zaman bu kadar da olmaz, yok art&#305;k dedirtse bile kurgusuna hayran&#305;m romanlar&#305;nda.]]></description>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 10:11:53 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/98174-hakan-gunday-az/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Fragile - Ozan U&#287;ra&#351;'&#305;n 2. Kitab&#305; &#199;&#305;kt&#305;!]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/97899-fragile-ozan-uran-2-kitab-kt/</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_11_2011/post-18040-0-42699600-1321620743.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_11_2011/post-18040-0-42699600-1321620743.jpg" />]]></description>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2011 12:53:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/97899-fragile-ozan-uran-2-kitab-kt/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Erkekler seksten ba&#351;ka ne d&#252;&#351;&#252;n&#252;r?]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/97567-erkekler-seksten-baka-ne-dnr/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>Tamamen bo&#351; sayfalardan olu&#351;an 200 sayfal&#305;k kitap en &#231;ok satanlar listesine girmeyi ba&#351;ard&#305;...</strong><br />
 <br />
Sheridan Simove'un yay&#305;mlad&#305;&#287;&#305; 200 bo&#351; sayfadan olu&#351;an "Erkekler seksten ba&#351;ka ne d&#252;&#351;&#252;n&#252;r?" ad&#305;ndaki kitap, &#304;ngiltere'de &#246;ylesine pop&#252;ler oldu ki &#231;ok satanlar listesine girdi.<br />
&#214;&#287;renci birlikleri aras&#305;nda pop&#252;laritesi bir anda artan ve &#252;n&#252; h&#305;zla yay&#305;lan kitap, ayn&#305; zamanda amazon.com'da 4.69 paund fiyata sat&#305;l&#305;yor.<br />
Kitab&#305; alan &#246;&#287;rencilerden birisi: "S&#305;n&#305;f arkada&#351;&#305;ma derslerde defter niyetine kullans&#305;n diye, &#351;aka yapmak amac&#305;yla bir tane alm&#305;&#351;t&#305;m, ancak &#351;u an herkesin elinde bir tane bu kitaptan g&#246;rmek m&#252;mk&#252;n. Adeta kamp&#252;ste yeni bir &#231;&#305;lg&#305;nl&#305;k ba&#351;latt&#305;<br />
 <br />
Kitab&#305;n yazar&#305; Sheridan Simove ise, "Bu kitap konu &#252;zerindeki 39 y&#305;ll&#305;k uzun bir &#231;al&#305;&#351;man&#305;n ve ara&#351;t&#305;rman&#305;n &#252;r&#252;n&#252;. Hi&#231; bir &#351;eyi &#351;ansa b&#305;rakmad&#305;m ve kendimi tamamen bu i&#351;e adad&#305;m. Bunca y&#305;ll&#305;k ara&#351;t&#305;rmalar&#305;ma dayanarak s&#246;yleyebilirim ki erkekler seksten ba&#351;ka hi&#231; bir &#351;ey d&#252;&#351;&#252;nmez. Ula&#351;t&#305;&#287;&#305;m bu sonu&#231; beni ger&#231;ekten &#231;ok &#351;a&#351;&#305;rtt&#305; ve bu sonucu insanlarla payla&#351;mam gerek diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m" dedi.<br />
 <br />
 <br />
<span rel='lightbox'><img src='http://media1.ntvmsnbc.com/i/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/11031ManThinks.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span>			<br />
 <br />
Simove kitab&#305;n amac&#305; d&#305;&#351;&#305;nda bir defter olarak kullan&#305;lmas&#305; hakk&#305;nda da &#351;&#246;yle konu&#351;tu: "Kitab&#305;m&#305;n &#246;&#287;renciler taraf&#305;ndan defter olarak kullan&#305;laca&#287;&#305; ve i&#231;ine ders notlar&#305; yazacaklar&#305;n&#305; hi&#231; d&#252;&#351;&#252;nmemi&#351;tim. Bir bak&#305;ma bunu yaparak benim tezimi &#231;&#252;r&#252;tm&#252;&#351; oluyorlar. Ama ka&#231;&#305;n&#305;n ders bittikten sonra seks hakk&#305;nda d&#252;&#351;&#252;nmeye ba&#351;lad&#305;&#287;&#305;n&#305; merak ediyorum. Sorunun cevab&#305;n&#305;n "hepsi" oldu&#287;una bahse girerim. Asl&#305;nda tezimi biraz daha ileri g&#246;t&#252;r&#252;p &#246;&#287;rencilerin y&#252;zde 99'unun ders s&#305;ras&#305;nda bile seks hakk&#305;nda d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;n&#252; s&#246;yleyebilirim. B&#252;y&#252;k ihtimalle kitab&#305;m&#305; bir defter olarak kullanman&#305;n, kendilerine bir seks partneri bulmada yard&#305;mc&#305; olaca&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;kleri i&#231;in kitab&#305;m&#305; al&#305;p kullan&#305;yorlar. Bu hipotezlerinde de kesinlikle hakl&#305;lar"]]></description>
		<pubDate>Sun, 09 Oct 2011 21:39:48 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/97567-erkekler-seksten-baka-ne-dnr/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gülse Birsel Yazlık Kitabı</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/97009-gulse-birsel-yazlyk-kitaby/</link>
		<description><![CDATA[Bundan birka&#231; hafta &#246;nce G&#252;lse Birsel'in yeni &#231;&#305;kan kitab&#305; "Yazl&#305;k"&#305; okumu&#351; ve ele&#351;tirilerimi ki&#351;isel blogum <a href='http://fikirzula.com' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>Fikirzula.com</a>'da yazm&#305;&#351;t&#305;m. Burada da payla&#351;mak istedim :<br />
 <br />
 <br />
"G&#252;lse  Birsel&#8217;i oldum olas&#305; sevmi&#351;imdir.Projelerini takip eden birisi olarak daha &#246;nce &#8220;Gayet Ciddiyim&#8221; ve &#8220;<strong class='bbc'>Yolculuk Nereye Hem&#351;erim</strong>&#8221; kitaplar&#305;n&#305; okumu&#351;tum. Yazar&#305;n tespitlerini ve g&#246;zlemlerini payla&#351;t&#305;&#287;&#305; deneme kitaplar&#305; &#231;ok tutuluyor,ben de gayet ba&#351;ar&#305;l&#305; buluyorum.<br />
 <br />
<span rel='lightbox'><img src='http://www.fikirzula.com/wp-content/uploads/2011/08/yazlik.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
 <br />
Birsel&#8217;in Haziran&#8217;da &#231;&#305;kan &#8220;Yazl&#305;k&#8221; kitab&#305;n&#305; da 2 hafta kadar &#246;nce ald&#305;m ve 1 hafta i&#231;inde bitirdim.<br />
Olduk&#231;a <strong class='bbc'>rahat,zekice,esprili ve ak&#305;c&#305; yaz&#305;lar&#305;yla elinizden</strong>b&#305;rakman&#305;z&#305; engelliyor. Yer yer hayat&#305;ndan,yer yer spordan,yer yer sa&#287;l&#305;ktan bahsediyor ve her kesime hitap ediyor.<br />
 <br />
Kitab&#305;n arka kapa&#287;&#305; da &#231;ok a&#231;&#305;klay&#305;c&#305; bu ba&#287;lamda :<br />
<strong class='bbc'>"Zor bir y&#305;ld&#305;, kabul edin. D&#252;nyan&#305;n ba&#351;&#305;na gelmedik kalmad&#305;. Do&#287;al afet, siyasi skandallar, kavga d&#246;v&#252;&#351;, ayaklanma, gerim gerim gerildik&#8230; G&#252;ne&#351;i, ayd&#305;nl&#305;&#287;&#305; &#246;zledik&#8230; Karamsarl&#305;k adam&#305; hasta eder, dert, tasa &#252;lser yapar, h&#252;z&#252;n cildi k&#305;r&#305;&#351;t&#305;r&#305;r, Oflay&#305;p durmak &#231;evreyi kirletir! Bir ara verin. Tatil yap&#305;n. Beyninizi gezmeye &#231;&#305;kart&#305;n. Bu kitap, ister yaz&#305;n okuyun, ister ba&#351;ka mevsim, yazl&#305;k havas&#305;nda. Yani gev&#351;ek, sakin, ne&#351;eli&#8230; Bir kumsalda, &#351;ezlonga uzanm&#305;&#351;, karpuz yiyerek okudu&#287;unuzu hayal edin. Ve i&#231;inizi ayd&#305;nl&#305;k tutun!&#8221;</strong><br />
 <br />
<a href='http://www.fikirzula.com/gulse-birselin-yazliki/' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>G&#220;LSE B&#304;RSEL'&#304;N "YAZLIK"I</a>]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 09:15:11 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/97009-gulse-birsel-yazlyk-kitaby/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kucaklaşmanın Kitabı</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96867-kucaklathmanyn-kitaby/</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_07_2011/post-14712-0-51328200-1312122641.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_07_2011/post-14712-0-51328200-1312122641.jpg" /><br />
 <br />
Bu b&#252;y&#252;leyici kitapta yazarın yaşamının iskeleti, ete ve kana b&#252;r&#252;n&#252;yor. Kitapta şiir, &#246;zyaşam &#246;yk&#252;s&#252;, tarih, fantezi ve siyasal yorum harmanlanıyor ve her biri, en beklenmedik yollardan birbirini vurguluyor." - Jay Parini, (New York Times)<br />
 <br />
"Galeano, tehlikeli, radikal bir &#246;yk&#252;c&#252;; tıpkı Gabriel Garcia Marquez gibi, Isabel Allende gibi ve onların da piri olan Pablo Neruda gibi... Kucaklaşmanın Kitabı, bir mozayik ya da s&#246;zc&#252;klerden oluşma bir Diego Rivera duvar resmi." John Leonard,( New York Newday)<br />
 <br />
Galeano'nun bu kitapta işlediği konu, insan yaşamının ve sevgisinin &#231;eşitliliği... Galeano' nun s&#252;rreal &#231;izgileri, kitabın metniyle, &#231;ılgın hayal g&#252;c&#252;, ince mizahı ve sevimli eski zaman &#231;ekiciliğiyle b&#252;t&#252;nleşiyor.<br />
 <br />
Yazar: Eduardo Galeano,<br />
 <br />
&#199;eviri: Nihal Yeğinobalı<br />
 <br />
1994- Can Yayınları]]></description>
		<pubDate>Sun, 31 Jul 2011 14:32:06 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96867-kucaklathmanyn-kitaby/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kendimle konuşmalar - Nelson Mandela</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96831-kendimle-konuthmalar-nelson-mandela/</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_07_2011/post-2-0-29841200-1311699733.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_07_2011/post-2-0-29841200-1311699733.jpg" /><br />
 <br />
"Ger&#231;ek hayatta karşımızda tanrılar değil, kendimiz gibi sıradan insanlar var: kararlı ve kaypak, g&#252;&#231;l&#252; ve zayıf, &#252;nl&#252; ve &#252;ns&#252;z, &#231;elişkilerle dolu erkekler ve kadınlar."<br />
NELSON MANDELA<br />
<br />
Kendimle Konuşmalar, okuru, onun &#246;zel arşivi aracılığıyla, kamusal kimliğinin ardındaki Mandela?yla buluşturuyor. Bu arşivde Mandela?nın kendisine ya da en yakın sırdaşlarına yazıp s&#246;yledikleri yer alıyor. Yani, kitlelerin ihtiya&#231;ları ve beklentilerine g&#246;re d&#252;zenlenmemiş, onun kendi sesi... Burada onun mektupları, konuşmaları ve anılarını okuyacaksınız. Toplantılarda tuttuğu notları (ya da karalamaları), g&#252;nl&#252;kleri, r&#252;ya kayıtlarını, kilo ve tansiyon &#246;l&#231;&#252;mlerini, yapılacak işler listelerini g&#246;receksiniz. Yaşadıkları &#252;zerine kafa yormasına, anılarını deşmesine, bir dostuyla sohbetine tanık olacaksınız. Burada artık sıradan &#246;l&#252;ml&#252;lerin erişemeyeceği kadar y&#252;kseklerdeki bir aziz değil, sizin gibi, bizim gibi biri.]]></description>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 17:02:17 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96831-kendimle-konuthmalar-nelson-mandela/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Güneşe Göz Kırpan Yıldızlar</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96784-gunethe-goez-kyrpan-yyldyzlar/</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_07_2011/post-17691-0-89310600-1311339010.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_07_2011/post-17691-0-89310600-1311339010.jpg" /><br />
 <br />
Kitap&#231;ı d&#252;kkanının b&#252;y&#252;l&#252; atmosferini teneff&#252;s ederken, raflarda bir kitap g&#246;z kırpmaya başladı g&#252;l&#252;mseyerek. &#214;nce kapak resmi cezbetti. G&#252;nd&#252;zle gecenin b&#252;t&#252;nl&#252;ğ&#252;ne renklerin ahengi ekleniyordu. Sonra arka kapak yazısını okuyunca merak duygularımı tetikledi. Kitabı elime alınca soluksuz okudum babasız b&#252;y&#252;yen ve kendi hikayesiyle yıllar sonra tanışan Şebnem'in hikayesini... Okurken &#231;ok duygulandığım bu kitabı sizinlede paylaşmak istedim... Keyifli okumalar...]]></description>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2011 12:51:26 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96784-gunethe-goez-kyrpan-yyldyzlar/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Valud</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96774-valud/</link>
		<description><![CDATA[<a href='http://www.idefix.com/kitap/valud-aytunc-usumezoglu/tanim.asp?sid=SB5ITVJU554QEL0BSQJG' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>http://www.idefix.co...VJU554QEL0BSQJG</a><br />
 <br />
Bu &#246;yk&#252;n&#252;n yaratılmasında emeği ge&#231;en ve desteğini esirgemeyen t&#252;m dostlarıma teşekk&#252;r&#252; bir bor&#231; bilirim.<br />
 <br />
Sevgim sizinledir...]]></description>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 20:21:25 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96774-valud/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sam Savage - Firmin</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96680-sam-savage-firmin/</link>
		<description><![CDATA[<p class='bbc_center'><span rel='lightbox'><img src='http://static.ideefixe.com/images/308/308625_2.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
O bir hümanist! O bir entel! O bir filozof! O bir serseri! O bir mucize !!! Bir kitapçının bodrumunda doğdu. Dünya edebiyatını kitap kitap okudu. İnsanların arasından kendine bir dost aradı. Ayrıksı yaşamıyla bir sevgi destanı yarattı&#8230; Entel fare Firmin on üç kardeşin sonuncusu olarak Boston'da bir kitapçının bodrumunda doğar. Kardeşleri arasında en minyonu olduğu için bir türlü anne sütü ememez ve açlığını gidermek için kitapları yemeye başlar. Kitapları yedikçe okumayı öğrenen Firmin, zamanla kitapçıdaki bütün kitapları okur ve sonra kendi kitabını yazmaya başlar. Bu aynı zamanda onun hayatıdır. Herhangi bir fare değil, medeni bir fare olan Firmin'in insanlarla iletişime geçme çabası, yaşadığı yabancılaş-ma, hayalleri ve hayal kırıklıkları, edebiyatın gücünü anlatan bu muhteşem romanda saklı. "Tadı güzelse okuması da güzeldir," diyen Firmin'e hak vereceksiniz..! <br />
<br />
***<br />
<br />
"Kitapseverler için muhteşem bir hazine." Kirkus Review <br />
<br />
"Edebiyat referanslarıyla dolu bu kitap edebiyatın gücünü ve yaşattığı hayal kırıklıklarını anlatan bir mücevher." <br />
<p class='bbc_center'>Booklist "Son derece hümanist ve zeki bir fare." Philip Pullman <br />
</p><br />
<p class='bbc_center'>***<br />
<br />
Bazı cümlelerinde güldüğüm bazı cümlelerinde hüzünlediğim bazen de şaşırtacak düzeyde iyi cümleleriyle düşüncelere daldığım kesinlikle mükemmel bir kitap. Bence herkes bu fareyle tanışmalı.</p><br />
</p>]]></description>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 11:33:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96680-sam-savage-firmin/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Sartre'ın Lavabosu (Büyük Yazarlardan Tamirat İşleri Elkitabı) / Mark Crick]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96670-sartreyn-lavabosu-buyuk-yazarlardan-tamirat-ythleri-elkitaby-mark-crick/</link>
		<description><![CDATA[Sartre'ın Lavabosu (Büyük Yazarlardan Tamirat İşleri Elkitabı) / Mark Crick<br />
Çeviri: Gülden Şen <br />
Kırkmerak Dizisi<br />
<br />
Edebiyatın “usta” yazarlarından, evdeki her türlü tamiratı kendiniz yapabilmeniz için yararlı bir kitap! Eğer büyük yazarlar, kalemlerini “kendi işini kendin yap” kılavuzu yaz- makta konuştursalardı, sonuç nasıl olurdu? Örneğin Sartre, “bulantı” yaratacak kadar tıkanmış lavaboları açma metodu, Hemingway ise “yaşlı adam” için duvar kâğıdı yapıştırma yöntemi yazsaydı? Bir Milan Kundera kahramanının, dikizlenmeyi cama macun çekerken tecrübe ettiğini düşünün ya da erotik edebiyatın başyapıtlarını vermiş Anaïs Nin’in, bu kez marifetlerini panel kapı boyamada konuşturduğunu, hem de aynı cüretkârlık, aynı hassasiyetle…<br />
Kafka’nın Çorbası adlı kitabıyla tanıdığımız Mark Crick, elinizdeki kitapta Dostoyevski’den Beckett’e, Goethe’den Duras’a, edebiyat tarihinin on dört dev isminin en ünlü yapıtlarını alıp, günlük hayatımızın en sıradan işlerine uyarlamış. Tabii ki her birine ironinin akıl dolu merceği ardından bakarak... Bu kitabın “dayanılmaz hafifliği” sizi kendinizden geçirecek ve “uğultulu tepeler”de bir gezintiye çıkaracak...Üstelik kahkahalarla güldürerek...<br />
<br />
<br />
<span rel='lightbox'><img src='http://a4.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash4/264661_224884360877225_104125809619748_767166_7694551_n.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
]]></description>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2011 14:08:10 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96670-sartreyn-lavabosu-buyuk-yazarlardan-tamirat-ythleri-elkitaby-mark-crick/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Do Sesi / Ferit Edgü</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96620-do-sesi-ferit-edgu/</link>
		<description><![CDATA[<span rel='lightbox'><img src='http://www.kitapciniz.net/u/kitapokur/img/c/d/o/do-sesi20101211053136.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
Do Sesi / Ferit Edgü<br />
Türk Edebiyatı Dizisi<br />
Can Yayınları<br />
<br />
Klor kokulu hastane odası. <br />
Beyaz çarşaflar içinde yaşlı adam. Bembeyaz saçlar. <br />
Işığını yitirmemiş mavi gözler. Soluk bir yüz. <br />
Yaşlı kadın ayaklarının ucuna basarak yaklaşıyor karyolaya. Hastanın tam alnının ortasına bir öpücük konduruyor. <br />
Demek geldin, diyor yaşlı adam. <br />
Nasıl gelmezdim, diyor yaşlı kadın. <br />
Beyaz çarşafın dışına, ince kemikli, uzun parmaklı ellerini çıkarıyor yaşlı adam. Kadının sağ elini, iki eli arasına alıyor. <br />
Göz gözeler. <br />
Hadi, bana bir Do sesi ver, diyor yaşlı adam... <br />
<br />
Ferit Edgü, İşte Deniz, Maria'daki minimalist anlayışını, Do Sesi'nde, "yaşanılıp geçerken yazılmış" diye tanımladığı kısacık, yalın, fazlalıklardan arındırılmış öyküleriyle sürdürüyor. "Ölüm Öyküleri", "Yaşam Öyküleri", "Saçma Öyküler" ve bir tek uzun öykü: "Geçişler"...]]></description>
		<pubDate>Sun, 26 Jun 2011 19:30:04 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96620-do-sesi-ferit-edgu/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Fernandı Pessoa - Uzaklıklar, Eski Denizler</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96600-fernandy-pessoa-uzaklyklar-eski-denizler/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Arial, Helvetica, sans-serif'><span style='font-size: 10px;'><span style='font-size: 10px;'><strong class='bbc'>Kitab&#305;n ad&#305; :</strong>Uzakl&#305;klar, Eski Denizler<br />
<strong class='bbc'>Kitab&#305;n yazar&#305;: Fernando Pessoa</strong><br />
<strong class='bbc'>Kitab&#305;n yay&#305;n evi :</strong>Can Yay&#305;nlar&#305;<br />
<strong class='bbc'>Yay&#305;n tarihi :</strong>Eyl&#252;l 2009<br />
<strong class='bbc'>Sayfa say&#305;s&#305;:</strong>112 Sayfa<br />
<strong class='bbc'>Kitap hakk&#305;nda ;</strong></span><br />
<br />
</span></span><span style='font-family: Arial, Helvetica, sans-serif'><span style='font-size: 10px;'>Portekizli yaln&#305;z &#351;air ; ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; d&#246;nemde &#231;ok k&#252;&#231;&#252;k bir edebiyat &#231;evresi taraf&#305;ndan tan&#305;nan , hayat&#305; boyunca sadece bir kitap &#231;&#305;karabilen &#351;airin &#246;l&#252;m&#252;nden sonra bir sand&#305;ktan &#231;&#305;kan 25 000 adet belgenin &#231;o&#287;u hala yay&#305;nlanmam&#305;&#351;t&#305;r. &#199;e&#351;itli isimlerde yay&#305;nlad&#305;&#287;&#305; &#351;iirler ve yaz&#305;larda her isimle ayr&#305; bir isim ve ki&#351;ilik bulmak m&#252;mk&#252;nd&#252;r ama her yaratt&#305;&#287;&#305; ki&#351;ilikte kendisidir asl&#305;nda.<strong class='bbc'> Bir hayat yoktur, bir&#231;ok hayat&#305;m&#305;z vard&#305;r. Hayallerimiz diger ya&#351;amlar&#305;m&#305;zd&#305;r asl&#305;nda. </strong></span></span><span style='font-family: Arial, Helvetica, sans-serif'><span style='font-size: 10px;'><span style='font-size: 10px;'><br />
Bu e&#351;siz &#351;air farkl&#305;l&#305;&#287;&#305; ve belirsizli&#287;i ile Frans&#305;zlardan sonra son zamanlarda t&#252;m d&#252;nyay&#305; etkisi alt&#305;na almaktad&#305;r.</span><br />
<br />
<span style='font-size: 10px;'>Hepimizin iki ya&#351;am&#305; var: bir tanesi ger&#231;ek olan, &#231;ocuklu&#287;umuzdan beri bir sis perdesinin arkas&#305;nda d&#252;&#351;&#252;n&#252; kurdu&#287;umuz eri&#351;kin olarak da d&#252;&#351;&#252;n&#252; kurmay&#305; s&#252;rd&#252;rd&#252;&#287;&#252;m&#252;z; bir de yalanc&#305; olan&#305;, ba&#351;kalar&#305; ile payla&#351;t&#305;&#287;&#305;m&#305;z ve bir g&#252;n tabutta bitecek olan g&#252;ncel, pratik ya&#351;am&#305;m&#305;z.</span><br />
<br />
</span></span>]]></description>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 16:02:27 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96600-fernandy-pessoa-uzaklyklar-eski-denizler/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Rasyonel Şizofreni</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96524-rasyonel-thizofreni/</link>
		<description><![CDATA[Burasının uğuru mudur nedir, severek yazdığım ne varsa kitap oldu. İlk olarak Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları, şimdi de üzerinden çok geçmeden Rasyonel Şizofreni. Oldukça mutluyum. Bunu da sizlerle paylaşmak istedim.<br />
<br />
272 sayfalık bir Deneme kitabı. Şiire göre daha başarılı olduğunu düşünüyorum düz yazınların. Daha eğlenceliydi yazarken, daha keyif aldım ve ilk kitabıma göre daha heyecanlıydım. Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları beni çok şaşırtarak her baskı 2 bin adet olmak üzere 3. baskısını yaptı. Bu kadar olacağını tahmin etmemiştim. Böyle olunca da Rasyonel Şizofreni de beklentim daha yukarıya çıktı.<br />
<br />
Kitap Perşembe'den itibaren başta D&R olmak üzere tüm seçkin kitapçılarda...<br />
<br />
Emeği geçen ve dostluğunu esirgemeyen herkese çok teşekkür ediyorum...<br />
<br />
<span rel='lightbox'><img src='http://i53.tinypic.com/24bth5l.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span>]]></description>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2011 23:39:26 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96524-rasyonel-thizofreni/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sandor Marai / Bir Burjuvanın İtirafları</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96522-sandor-marai-bir-burjuvanyn-ytiraflary/</link>
		<description><![CDATA[<span rel='lightbox'><img src='http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Edebiyat/100609bir%20burjuvan%C4%B1n%20itiraflar%C4%B1%20kapak.widec.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
<br />
Sandor Marai / BİR BURJUVANIN İTİRAFLARI<br />
Çeviren: Sevgi Can Yağcı<br />
<br />
<br />
Kitaptan kısa bir bölüm;<br />
<br />
"Yaşama tutkuyla bağlıydı ve bundan beslenen çalışma aşkı, alışıldık olandan uzun bir ömür sundu ona. Çevresindeki her şey o kadar bakir ve bereketliydi ki, bu muazzam stoklardan beslendi hayatı.<br />
Bu farklı bir insan türüydü kuşkusuz, ortalamadan daha sert ve dayanıklı bir maddeden yapılmıştı. Dayanıklılık ve direnç bana onların mirası, onların tarafından gelme...Büyük ölçüde buna dayanarak yaşıyorum ve genellikle bu ayakta tutuyor beni." <br />
Sf. 102]]></description>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2011 19:40:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96522-sandor-marai-bir-burjuvanyn-ytiraflary/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Nami Temeltaş'ın  ''6 Dakika''  İsimli Kitabı Çıktı!]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96301-nami-temeltathyn-6-dakika-ysimli-kitaby-cykty/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Palatino Linotype'><br />
<br />
Tabut yazarlar&#305;ndan de&#287;erli abimiz Nami Temalta&#351;'&#305;n kitab&#305; nihayet &#231;&#305;kt&#305;.<br />
Kitab&#305;n imza ve tan&#305;t&#305;m&#305; 14 May&#305;s Cumartesi g&#252;n&#252;;  <a href='http://www.facebook.com/home.php#%21/pages/Tabut-K%C3%BClt%C3%BCr-Sanat-Evi/202408829790657' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>Tabut K&#252;lt&#252;r ve Sanat Evi</a>'nde yap&#305;lacakt&#305;r. <br />
<br />
B&#252;t&#252;n tabutda&#351;lar&#305;m&#305;z&#305; bekliyor ve selam ediyoruz. </span>]]></description>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 08:11:57 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96301-nami-temeltathyn-6-dakika-ysimli-kitaby-cykty/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Şiir kitabım çıktı</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95708-thiir-kitabym-cykty/</link>
		<description><![CDATA[Sevgili dostlarım, sizlerin desteği ve cesaretlendirmesi sayesinde Düşlü Geçmiş adlı şiir kitabım Hayal Yayınlarından çıktı. İnternet siteleri ve kitapçılara dağıtımına başlandı...<br />
<br />
<a href='http://www.idefix.com/kitap/duslu-gecmis-onur-bozkurt/tanim.asp?sid=PY6PRAN00G1GZ43G05S1' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>Düşlü Geçmiş - Onur Bozkurt   - %15 indirimli : Kitap | idefix.com</a>]]></description>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 09:15:40 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95708-thiir-kitabym-cykty/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[&#34;Elif&#34; // Paulo Coelho]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95659-elif-paulo-coelho/</link>
		<description><![CDATA[Paulo Coelho&#8217;nun Türkiye&#8217;den esinlenerek yazdığı yeni romanı &#8216;Elif&#8217;, Portekizceden sonra ilk kez Türkçeye çevrildi. <br />
<br />
Kitap 15 Mart&#8217;ta Saadet Özen çevirisiyle Can Yayınları&#8217;ndan çıkacak. Diğer kitaplarından çok daha kişisel bir deneyimi paylaştığı &#8216;Elif&#8217;te yazar, &#8216;Türkiye&#8217;nin ruhu&#8217;na güvenerek çıktığı uzun bir yolculuğu anlatıyor. Brezilyalı yazarın bu kitapta yol arkadaşı ve kitabın başkahramanı ise bir Türk kızı, Hilal.<br />
Okuru yıllar öncesine götürerek, J. olarak bahsettiği ustasıyla tanıştıran Coelho&#8217;nun &#8216;Elif&#8217;teki macerası, bunalımlı bir dönemle başlıyor. J.&#8217;nin ona bunalımlarını alt etmesi için yollara düşmesini öğütlemesi ve bir medyumun ruhundaki düğümleri çözmek için &#8216;Türkiye&#8217;nin ruhu&#8217;na muhtaç olduğunu söylemesi üzerine Coelho, ülke ülke gezmeye başlar. Rusya seyahatinde karşısına Türk kızı Hilal çıkar. Yazarın Rusya&#8217;ya gelmekteki amacı Sibirya&#8217;yı bir uçtan bir uca trenle kat etmektir. Hilal, bu yolculuğa katılır. Nihayet Coelho ve Hilal, aralarındaki bağı bambaşka bir boyutta keşfeder: İkisi başka hayatlarda birlikte olmuşlardır. Birlikte &#8216;Elif&#8217;i görürler. &#8216;Elif&#8217;, her şeyin başladığı, zaman ve mekân kavramlarının olmadığı boyuttur. Zorlu Sibirya yolculuğunda bir yandan da içlerindeki yaralarla yüzleşirler.]]></description>
		<pubDate>Thu, 24 Feb 2011 14:21:44 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95659-elif-paulo-coelho/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>...Hansel ile Gretel gibiydik</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95618-hansel-ile-gretel-gibiydik/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-size: 12px;'><strong class='bbc'>Patti Smith ve Robert Mapplethorpe&#8217;un yu&#776;kselişini, şöhret kapısını  aralayışlarını anlatan 2010 National Book Award sahibi 'Çoluk Çocuk'  Türkçede.</strong></span><br />
<br />
<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_02_2011/post-2-0-45096100-1298367567.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_02_2011/post-2-0-45096100-1298367567.jpg" /><br />
<br />
"...Robert hakkında, bizim hakkımızda  yazabileceğim daha pek çok hikâye var. Ancak anlattığım hikâye bu.  Anlatmamı istediği hikâye bu. Sözümü tuttum. Dünyanın kara ormanına  dalan Hansel ile Gretel gibiydik. Asla hayal bile edemeyeceğimiz  cazibelerin, cadıların ve iblislerin yanı sıra ancak bir kısmını hayal  ettiğimiz ihtişamlarla karşılaştık. Bu iki genç adına hiç kimse ne  konuşabilir, ne de birlikte geçirdikleri günler ve geceler hakkında  doğruyu söyleyebilir. Bunu sadece Robert ile ben anlatabiliriz. Onun  deyişiyle, bu bizim hikâyemiz. Ve o gittiği için, bunu size anlatma  görevini bana bıraktı. &#8220; <strong class='bbc'><strong class='bbc'>&#8220;Bir başyapıt, daha önce hiç açılmamış bir hazine sandığının içini görmek için ayrıcalıklı bir davet.&#8221;</strong></strong> <strong class='bbc'><strong class='bbc'>Johnny Depp</strong></strong> <br />
<br />
Coltraine&#8217;in  öldu&#776;ğu&#776; yazdı, aşkın ve isyanların yazıydı ve Brooklyn&#8217;de tesadufi bir  karşılaşmanın iki genç insanı sanat, bağlılık ve başlangıçlarla dolu  bir hayat yolculuğuna çıkarttığı yazdı. <br />
<br />
<br />
Pek çok eleştirmen tarafından 2010&#8217;un en iyi  kitapları arasında olarak gösterilen ve son olarak prestijli National  Book Awards&#8217;u kazanan 'Çoluk Çocuk', bir aşk hikâyesi olarak başlayıp  bir ağıt olarak sona eriyor. Altmışların sonu, yetmişlerin başındaki New  York&#8217;a, onun zengin ve fakir insanlarına, sanatçılarına ve  serserilerine bir selam çakıyor. Yolun başında birbirlerine göz kulak  olmaya söz vermiş iki genç sanatçı, Patti Smith ve Robert  Mapplethorpe&#8217;un yu&#776;kselişini ve şöhret kapısını aralayışlarını nefes  kesici bir içtenlik ve saflıkta anlatan bu kitap, gerçek bir masal. <br />
<br />
&#8220;&#8230;yaşlıca  bir çift önu&#776;mu&#776;zde durup alenen bizi incelemeye başladı. Robert ilgi  çekmekten hoşlanıyordu, heyecanla elimi sıktı. &#8216;Hadi, fotoğraflarını  çek,&#8217; dedi kadın, hayretler içindeki kocasına. &#8216;Sanatçılar galiba.&#8217;  &#8216;Hadi canım,&#8217; dedi adam, omuz silkerek. &#8216;Çoluk çocuk bunlar.&#8217;&#8221; <br />
<br />
<span style='font-size: 8px;'>ntvmsnbc.com/id/25163437/</span>]]></description>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2011 09:40:08 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95618-hansel-ile-gretel-gibiydik/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[D&#38;R'dan Bir+Bir'e hassas yasak!]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95495-drdan-birbire-hassas-yasak/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'><span style='font-size: 12px;'>D&R ma&#287;azalar&#305; ayl&#305;k k&#252;lt&#252;r dergisi Bir+Bir'in sat&#305;&#351;&#305;n&#305; yasaklad&#305;... Bir+Bir'in cevab&#305;: ''&#350;aka gibi''</span></strong><br />
<br />
D&R b&#252;t&#252;n &#351;ubelerine bir yaz&#305; g&#246;ndererek  Bir+Bir'in sat&#305;&#351;a sunulmas&#305;n&#305; yasaklad&#305;. Sebep ise, derginin Arzuhal  b&#246;l&#252;m&#252;nde yay&#305;nlanan "&#304;stikbal Mar&#351;&#305;" yani "vatanda&#351;&#305;n hassasiyeti". D&R &#351;ubelerine &#351;u e-mail'i g&#246;nderdi: <br />
<br />
''Sn.ilgili; <br />
<br />
Bir+bir dergisi ilk sayfas&#305;nda yer alan ve  &#304;stiklal Mar&#351;&#305; ile dalga ge&#231;er &#351;ekilde, uygunsuz &#351;iiri sebebiyle  m&#252;&#351;terilerimizden hakl&#305; tepkiler g&#246;rmektedir. <br />
<br />
Yay&#305;n  b&#252;t&#252;n ma&#287;azalar&#305;m&#305;zda sat&#305;&#351;a kapat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Yay&#305;n dergi raf ve  te&#351;hirinden kald&#305;r&#305;lacak, iade sirk&#252;s&#252;nde iade edilecektir. Yay&#305;n&#305;n yeni  say&#305;s&#305; al&#305;nmayacakt&#305;r,sevk yap&#305;lmamas&#305;n&#305; rica ederim. Te&#351;ekk&#252;rler, &#304;yi  &#199;al&#305;&#351;malar''<br />
<br />
&#304;&#351;te D&R'&#305; rahats&#305;z eden o mar&#351;:<br />
<br />
&#199;&#305;kar  &#231;&#305;kmaz &#231;&#305;kan ne&#351;riyat olarak ocak say&#305;s&#305;n&#305; ne&#351;redemedik, tel&#226;fi  mahiyetinde ocakl&#305; bir mar&#351; verelim. (Gu&#776;fte: M. Arif Hersoy, Beste:  Lodos Ali Bandosu, Makam: Oh Mammy, Oh Mammy Mammy Blue, Oh Mammy Blue&#8230;)  <br />
<br />
<strong class='bbc'><strong class='bbc'>&#304;stikbal Mar&#351;&#305; </strong></strong><br />
Korkma, s&#246;nmez bu ocaklarda yan yatan &#351;ol mecmua <br />
S&#246;nmeden bu&#776;nyelerde tu&#776;ten en son &#351;ua <br />
O bizim ka&#350;lenin y&#305;ld&#305;z&#305;d&#305;r, parlayacak, <br />
O bizimdir, o bizim kafilenin ancak <br />
<br />
&#199;atma, kurban olay&#305;m, &#231;ehreni ey nazl&#305; okur! <br />
Kahraman tayfana bir gu&#776;l! Ne bu surat, bu homur? <br />
Sana olmaz d&#246;ku&#776;len emeklerimiz sonra helal&#8230; <br />
Hakk&#305;d&#305;r, Abdal&#8217;a tapan tayfan&#305;n kafiye bozmak <br />
<br />
Men ezelden beridir hu&#776;r ya&#351;ad&#305;m, hu&#776;r ya&#351;ar&#305;m. <br />
Hangi takvim bana zincir vuracakm&#305;&#351;? &#350;a&#351;ar&#305;m! <br />
Gev&#351;emi&#351; jel gibiyim, gendimi salar, kopar&#305;m. <br />
K&#305;rpar&#305;m da&#287;lar&#305;, enginlere s&#305;&#287;mam, dalar&#305;m. <br />
<br />
Kim bu cennet derginin u&#287;runa olmaz ki feda? <br />
&#350;u&#776;kela f&#305;&#351;k&#305;racak sayfalar&#305; s&#305;ksan, &#351;u&#776;kela! <br />
Can&#305;, canan&#305;, bu&#776;tu&#776;n var&#305;m&#305;z&#305; als&#305;n da Buda, <br />
Etmesin tek Bir+Bir&#8217;den bizi du&#776;nyada cu&#776;da. <br />
<br />
Okudu&#287;un yerleri &#8220;yaz&#305;!&#8221; diyerek ge&#231;me, tan&#305;: <br />
Du&#776;&#351;u&#776;n alt&#305;ndaki binlerce anl&#305;k zaman&#305; <br />
Sen Bir+Bir okurusun, sitem edip u&#776;zme tayfan&#305; <br />
Ocakta &#231;&#305;kmad&#305;ysa &#231;&#305;kamad&#305;, anla mecmuan&#305;. <br />
<br />
<strong class='bbc'><strong class='bbc'>Bir+Bir dergisinin yasa&#287;a kar&#351;&#305; a&#231;&#305;klamas&#305; &#351;&#246;yle:</strong></strong><br />
<br />
Milan  Kundera&#8217;n&#305;n &#8220;&#350;aka&#8221;s&#305;nda roman&#305;n kahraman&#305; sevgilisine tek c&#252;mlelik bir  kartpostal yazar: &#8220;&#304;yimserlik halk&#305;n afyonudur.&#8221; Ve ba&#351;&#305;na &#246;yle bir  &#231;orap &#246;r&#252;l&#252;r ki, Kafka&#8217;n&#305;n &#8220;Dava&#8221;s&#305; hafif kal&#305;r. <br />
<br />
T&#252;rkiye  &#351;aka gibi davalar&#305;n &#252;lkesi. &#220;stelik bunlar ne Kafka&#8217;n&#305;n ne de  Kundera&#8217;n&#305;n havsalas&#305;n&#305;n alaca&#287;&#305; sonu&#231;lar&#305; olan davalar. Hayat karartan,  hatta &#246;l&#252;me g&#246;t&#252;ren davalar. Son bir haftada televizyonlar&#305;n  anahaberlerine, gazetelerin birinci sayfalar&#305;na konu olanlara bakmak  yeterli: Devrimci Kararg&#226;h, H&#305;rant Dink, P&#305;nar Selek&#8230; <br />
<br />
Bir+Bir&#8217;in ba&#351;&#305;na gelen bu ummanda bir katre sadece. Ama o katreye bak&#305;p b&#252;y&#252;k resmi g&#246;rmek m&#252;mk&#252;n. <br />
<br />
Ba&#351;bakan&#305;n  lin&#231; giri&#351;imlerini hakl&#305; g&#246;steren s&#246;zlerini hat&#305;rlayal&#305;m: &#8220;Vatanda&#351;&#305;n  hassasiyeti&#8221;. D&R yetkilileri de, Bir+Bir&#8217;in sat&#305;&#351;a sunumunu niye  yasaklad&#305;klar&#305;n&#305; sordu&#287;umuzda ba&#351;bakan&#305; yank&#305;lad&#305;: &#8220;Vatanda&#351;&#305;n  hassasiyeti&#8230;&#8221; Daha ge&#231;en hafta Kad&#305;k&#246;y&#8217;deki Nezih kitabevi de ayn&#305;  gerek&#231;eyle Metis&#8217;in 2011 Ajandas&#305;&#8217;n&#305; raflar&#305;ndan kald&#305;rd&#305;. <br />
<br />
S&#305;radan fa&#351;izmin tipik &#246;rnekleri her g&#252;n kap&#305; &#231;al&#305;yor. Bu hafta biz de kap&#305;s&#305; &#231;al&#305;nanlardand&#305;k: <br />
<br />
&#8220;Bir+Bir  dergisi ilk sayfas&#305;nda yer alan ve &#304;stiklal Mar&#351;&#305; ile dalga ge&#231;er  &#351;ekilde uygunsuz &#351;iiri sebebiyle m&#252;&#351;terilerimizden hakl&#305; tepkiler  g&#246;rmektedir. Yay&#305;n b&#252;t&#252;n ma&#287;azalar&#305;m&#305;zda sat&#305;&#351;a kapat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Yay&#305;n&#305;n  acilen dergi raf ve te&#351;hirinden kald&#305;r&#305;lmas&#305;&#8230;&#8221; <br />
<br />
1994&#8217;ten  bug&#252;ne s&#252;rd&#252;rd&#252;&#287;&#252;m&#252;z kat&#305;&#351;&#305;ks&#305;z ba&#287;&#305;ms&#305;z gazetecilik faaliyetimizin  yay&#305;nlar&#305; olan Bir+Bir&#8217;in ve selefi Roll&#8217;un ve elbette Express  dergisinin okurlar&#305; gayet iyi bilir ki, &#8220;&#304;stiklal Mar&#351;&#305; ile dalga ge&#231;er  &#351;ekilde uygunsuz &#351;iir&#8221; yazmaya niyetlenecek olsayd&#305;k dize se&#231;imimiz &#231;ok  ba&#351;ka olurdu. Bizim yapt&#305;&#287;&#305;m&#305;z k&#252;&#231;&#252;k bir &#351;akayd&#305;, okurlar&#305;m&#305;zla aram&#305;zda  bir &#351;aka. Zaten s&#246;z konusu &#8220;&#304;stikbal Mar&#351;&#305;&#8221;n&#305;n ba&#351;&#305;nda &#351;&#246;yle demi&#351;tik:  &#8220;&#199;&#305;kar &#231;&#305;kmaz &#231;&#305;kan ne&#351;riyat olarak ocak say&#305;s&#305;n&#305; ne&#351;redemedik, telafi  mahiyetinde ocakl&#305; bir mar&#351; verelim.&#8221; <br />
<br />
Okurlar&#305;m&#305;za  Mehmet Akif&#8217;in kal&#305;plar&#305;yla yaz&#305;lm&#305;&#351; bir &#246;z&#252;r mektubuydu &#8211;hepsi bu.  Dalga da vard&#305; tabii. Kendimizle dalga ge&#231;iyorduk ve bu dalgaya en  m&#252;sait kal&#305;p olarak akl&#305;m&#305;za Mehmet Akif&#8217;in dizeleri d&#252;&#351;t&#252;. Ayr&#305;ca, okul  s&#305;ralar&#305;ndan ge&#231;mi&#351; herkes bilir ki, &#304;stiklal Mar&#351;&#305;&#8217;n&#305; tornistan etmek  s&#305;radan bir espridir. O s&#305;radan espriyi okurlar&#305;m&#305;za k&#252;&#231;&#252;k bir tebess&#252;m  olsun diye yapm&#305;&#351;t&#305;k. Sonras&#305; tam bir &#351;aka oldu. Umman&#305; g&#246;steren bir  katre. <br />
<br />
Ne demi&#351;ti Kundera&#8217;n&#305;n kahraman&#305;: &#8220;&#304;yimserlik halk&#305;n afyonudur.&#8221; <br />
<br />
Ama  yine de, Eduardo Galeano&#8217;nun nakletti&#287;i Bogota&#8217;daki duvar yaz&#305;s&#305;n&#305;n  dedi&#287;i gibi, &#8220;karamsarl&#305;&#287;&#305; daha iyi g&#252;nlere saklayal&#305;m&#8221;. Ve bu g&#252;ndelik  fa&#351;izme pabu&#231; b&#305;rakmayal&#305;m. <br />
<br />
<br />
<span style='font-size: 8px;'>kaynak: ntvmsnbc.com/id/25180886/</span>]]></description>
		<pubDate>Fri, 11 Feb 2011 18:16:13 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95495-drdan-birbire-hassas-yasak/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Murathan Mungan şimdilerde ne yazıyor?</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95494-murathan-mungan-thimdilerde-ne-yazyyor/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>Murathan Mungan okurlar&#305;yla bulu&#351;acak, Nisan ay&#305;nda yay&#305;mlanacak yeni kitab&#305; &#350;airin Roman&#305;&#8217;n&#305; anlatacak.</strong><br />
<br />
&#350;air ve yazarlar, &#8220;&#350;imdilerde Ne  Yaz&#305;yorlar?&#8221;etkinlik dizisinde yeni ba&#351;lad&#305;klar&#305;, &#252;zerinde &#231;al&#305;&#351;t&#305;klar&#305;,  yay&#305;mlamak &#252;zere olduklar&#305; kitaplar&#305;n&#305; okurlar&#305;yla payla&#351;&#305;yor.  &#8220;&#350;imdilerde ne yaz&#305;yor&#8221; diye merak etti&#287;imiz yazarlar masalar&#305;ndaki ve  &#231;ekmecelerindeki dosyalar&#305; anlat&#305;yorlar. <br />
<br />
Yazarlar&#305;n s&#305;rl&#305; d&#252;nyas&#305;,  &#231;al&#305;&#351;ma odalar&#305; okurlara a&#231;&#305;l&#305;yor. Murathan Mungan, bu dizinin ilk  konu&#287;u oluyor. Mungan,  &#8220;&#350;imdilerde Ne Yaz&#305;yorlar?&#8221; ba&#351;l&#305;kl&#305; etkinlik kapsam&#305;nda 17 &#350;ubat  Per&#351;embe g&#252;n&#252; saat 18.30&#8217;da Yap&#305; Kredi Sermet &#199;ifter Salonu&#8217;nda  okurlar&#305;yla bulu&#351;uyor. Yazar, son d&#246;nemdeki &#231;al&#305;&#351;malar&#305;n&#305; okurlar&#305;yla  payla&#351;acak, sorular&#305; yan&#305;tlayacak. <br />
<br />
<strong class='bbc'><strong class='bbc'>Mungan&#8217;&#305;n Nisan ay&#305;nda yay&#305;mlanacak yeni kitab&#305; &#350;airin Roman&#305;&#8217;ndan bir al&#305;nt&#305;:</strong></strong> <br />
&#8220;Kara  akik, deniz kabuklar&#305;, tuz ve zift satan; su mermeri, fildi&#351;i, abanoz  ta&#351;&#305;yan gemilerde &#231;al&#305;&#351;m&#305;&#351;t&#305;. Tahtalar&#305; y&#305;llar&#305;n suyunu emip a&#287;&#305;rla&#351;m&#305;&#351;,  manevra kabiliyetini &#231;oktan yitirmi&#351; eski, k&#246;hne gemilerde can&#305;n&#305;  kaybetmek pahas&#305;na uzak ve derin sulara a&#231;&#305;lm&#305;&#351;l&#305;&#287;&#305; vard&#305;. A&#231;&#305;k deniz  gemicilerinden ne &#231;ok &#351;ey &#246;&#287;rendi&#287;ini d&#252;&#351;&#252;n&#252;yor &#351;imdi. <br />
<br />
Gemicilerin  bildi&#287;i hayat ba&#351;ka t&#252;rl&#252; bir hayatt&#305;. Bunu insan, karada, f&#305;rt&#305;nal&#305; k&#305;&#351;  ak&#351;amlar&#305;n&#305;n fener &#305;&#351;&#305;&#287;&#305;yla ayd&#305;nlat&#305;lm&#305;&#351; bal&#305;k&#231;&#305; kahvelerinde, yapacak  bir &#351;ey bulamayan sefersiz kalm&#305;&#351; denizcilerin can s&#305;k&#305;nt&#305;s&#305;yla  anlatt&#305;klar&#305;ndan ya da denizi t&#252;kenmi&#351;, sesi tarazl&#305;, kocam&#305;&#351; deniz  adamlar&#305;n&#305;n usand&#305;r&#305;c&#305; tekrarlar&#305;n epritti&#287;i bir &#246;rnek hik&#226;yelerinden  &#246;&#287;renemezdi. <br />
<br />
Karaya &#231;&#305;kan hik&#226;yeler &#246;l&#252;rlerdi. Bal&#305;klar gibi &#246;l&#252;rlerdi.  Suyun hik&#226;yeleri suda ya&#351;ard&#305;; kendileri &#231;&#305;ksa, ruhlar&#305; karaya &#231;&#305;kmazd&#305;  bu hik&#226;yelerin. Orada kal&#305;rd&#305;. Denizin ortas&#305;nda. Karaya &#231;&#305;kanlar&#305; geri  &#231;a&#287;&#305;r&#305;rlard&#305;.&#8221; <br />
<br />
<br />
<span style='font-size: 8px;'>kaynak: ntvmsnbc.com/id/25180908/</span>]]></description>
		<pubDate>Fri, 11 Feb 2011 18:11:06 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95494-murathan-mungan-thimdilerde-ne-yazyyor/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Tarihi sadece erkekler yazmamalı</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95493-tarihi-sadece-erkekler-yazmamaly/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>T&#252;rkiye&#8217;nin ve d&#252;nyan&#305;n 1940&#8217;lardan g&#252;n&#252;m&#252;ze uzanan &#231;arp&#305;c&#305;  maceras&#305;na tan&#305;kl&#305;k etmi&#351;, tan&#305;kl&#305;kla kalmay&#305;p olaylar&#305;n i&#231;inde ya&#351;am&#305;&#351;  iki kad&#305;n; Oya Baydar ve Melek Ulagay, an&#305;lar&#305;n&#305; anlat&#305;yor.</strong><br />
<br />
<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_02_2011/post-2-0-23445900-1297447723.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_02_2011/post-2-0-23445900-1297447723.jpg" /><br />
<br />
Gen&#231;li&#287;i, umudu, devrimci m&#252;cadeleyi,  hapishaneleri, i&#351;kenceleri, sevdiklerini yitirmenin ac&#305;s&#305;n&#305;,  m&#252;ltecili&#287;i, s&#252;rg&#252;n&#252;, eve d&#246;n&#252;&#351;leri, sol &#246;rg&#252;tleri, &#304;stanbul&#8217;dan  Filistin kamplar&#305;na, G&#252;neydo&#287;u&#8217;dan Avrupa kentlerine savrulan ya&#351;amlar&#305;  anlat&#305;yorlar. Onlar,  27 May&#305;s&#8217;a, 68 olaylar&#305;na, solun y&#252;kseli&#351;ine, 1 May&#305;s&#8217;lara, 12 Mart ve  12 Eyl&#252;l darbelerine, katliamlara, K&#252;rt hareketinin ba&#351;lang&#305;&#231; g&#252;nlerine,  kontrgerillaya, Ortado&#287;u&#8217;da Amerika ve &#304;srail&#8217;in Filistin halk&#305;n&#305; yok  etme planlar&#305;na, sosyalist &#252;lkelerdeki ya&#351;ama, Berlin Duvar&#305;&#8217;n&#305;n  y&#305;k&#305;l&#305;&#351;&#305;na, sosyalist sistemin &#231;&#246;k&#252;&#351;&#252;ne, yak&#305;n tarihin daha nice olay&#305;na  tan&#305;kl&#305;k etmi&#351;ler. <br />
<br />
G&#252;n&#252;m&#252;z  T&#252;rkiyesi&#8217;nde ve d&#252;nyada adlar&#305; bilinen, bug&#252;n h&#226;l&#226; &#246;nemli konumlarda,  siyaset sahnesinde olan pek &#231;ok insan&#305; yak&#305;ndan tan&#305;m&#305;&#351;lar. Dostlu&#287;u,  yolda&#351;l&#305;&#287;&#305;, sevgiyi, a&#351;k&#305;, &#246;rg&#252;t ve parti i&#231;i sorunlar&#305; yo&#287;un duygularla  ya&#351;am&#305;&#351;lar. Ve &#351;imdi kendileriyle, ge&#231;mi&#351;le, tarihle hesapla&#351;arak o  g&#252;nleri anlat&#305;rken gelece&#287;e do&#287;ru sesleniyorlar. <br />
<br />
<br />
&#8220;Tarihi sadece erkekler yazmamal&#305;, tarih  erkeklerin insandan &#231;ok siyasete odakl&#305; resm&#238; tarihi olmamal&#305;. Bizimki  bir ba&#351;lang&#305;&#231;, ge&#231;mi&#351;i yans&#305;tt&#305;&#287;&#305;m&#305;z ayna da bizim kendi aynam&#305;z. Umar&#305;z  devam&#305; gelir, ba&#351;kalar&#305; da kendi aynalar&#305;n&#305; tutarlar tarihimize.&#8221; <br />
<br />
&#8220;Bunca  insan ge&#231;ti hayat&#305;m&#305;zdan, ac&#305; tatl&#305; bunca olay, anlat&#305;lanlar ve  anlat&#305;lamayanlar, hat&#305;rlananlar hat&#305;rlanmayanlar, unuttuklar&#305;m&#305;z,  unutmak isteyip de unutamad&#305;klar&#305;m&#305;z, unutmaktan korktuklar&#305;m&#305;z ya da  unutmak istediklerimiz. Bizimki; farkl&#305; duygular, farkl&#305; d&#252;rt&#252;lerle,  farkl&#305; ortamlarda ama ayn&#305; amaca do&#287;ru, paralel &#231;izgiler gibi kesi&#351;meden  ak&#305;p ge&#231;en iki ya&#351;am; iki kad&#305;n hik&#226;yesi i&#351;te.&#8221; diyor Melek Ulagay ve  Oya Baydar. <br />
<br />
<strong class='bbc'><strong class='bbc'>OYA BAYDAR</strong></strong> <br />
Oya  Baydar, 1940&#8217;ta &#304;stanbul&#8217;da do&#287;du. &#304;lk roman&#305;n&#305; on yedi ya&#351;&#305;ndayken  yazd&#305;. 1964&#8217;te &#304;stanbul &#220;niversitesi Sosyoloji B&#246;l&#252;m&#252;&#8217;n&#252; bitirdikten  sonra ayn&#305; b&#246;l&#252;mde asistan oldu. 1960 sonras&#305;n&#305;n hareketli  siyasal-toplumsal ortam&#305;nda sosyalist m&#252;cadeleye kat&#305;ld&#305;, edebiyata  b&#252;t&#252;n&#252;yle ara verdi. 1969&#8217;da &#304;stanbul &#220;niversitesi&#8217;yle ili&#351;kisi kesildi,  Ankara Hacettepe &#220;niversitesi&#8217;ne sosyoloji asistan&#305; olarak girdi. 12  Mart 1971 asker&#238; m&#252;dahalesinde tutukland&#305;. Tahliye olduktan sonra  T&#252;rkiye Sosyalist &#304;&#351;&#231;i Partisi&#8217;nin kurucular&#305; ve y&#246;neticileri aras&#305;nda  yer ald&#305;. Yeni Ortam ve Politika gazetelerinde k&#246;&#351;e yazarl&#305;&#287;&#305; yapt&#305;. 12  Eyl&#252;l 1980 darbesinde yurtd&#305;&#351;&#305;na &#231;&#305;kmak zorunda kald&#305;. On iki y&#305;l  Almanya&#8217;da s&#252;rg&#252;nde ya&#351;ad&#305;. 1989&#8217;dan sonra yeniden edebiyata d&#246;nen Oya  Baydar roman yazmay&#305; s&#252;rd&#252;r&#252;yor; bar&#305;&#351; ve demokrasi hareketinde aktif  olarak yer al&#305;yor. <br />
<br />
<strong class='bbc'><strong class='bbc'>MELEK ULAGAY </strong></strong><br />
Melek  Ulagay, 1946&#8217;da &#304;stanbul&#8217;da do&#287;du. Ortaokul ve liseyi Arnavutk&#246;y  Amerikan K&#305;z Koleji&#8217;nde bitirdi. 1966-67&#8217;de Paris&#8217;te lisan kurslar&#305;na  devam ettikten sonra 1968&#8217;de &#304;stanbul &#220;niversitesi &#304;ngiliz Dili ve  Edebiyat&#305; B&#246;l&#252;m&#252;&#8217;ne girdi. 12 Mart 1971 asker&#238; darbesinde T&#252;rkiye&#8217;yi  terk etmek zorunda kald&#305;. Hollanda&#8217;da siyasi m&#252;lteci oldu. 1974&#8217;te,  siyasi aftan yararlanarak T&#252;rkiye&#8217;ye d&#246;nd&#252;. 1975 y&#305;l&#305;nda &#304;ngiliz Dili ve  Edebiyat&#305;&#8217;ndan mezun olduktan sonra ODT&#220; Haz&#305;rl&#305;k B&#246;l&#252;m&#252;&#8217;nde &#304;ngilizce  dili okutman&#305; olarak &#231;al&#305;&#351;t&#305;. Ayn&#305; d&#246;nemde Ankara &#220;niversitesi Siyasal  Bilgiler Fak&#252;ltesi&#8217;nde, Uluslararas&#305; &#304;li&#351;kiler dal&#305;nda y&#252;kseklisans  yapt&#305;. 12 Eyl&#252;l 1980 asker&#238; darbesinden sonra &#304;stanbul&#8217;a d&#246;nd&#252;. Ressam  Orhan Taylan&#8217;la evlendi. Helsinki Yurtta&#351;lar Derne&#287;i ve &#231;e&#351;itli sivil  toplum kurulu&#351;lar&#305;nda &#231;al&#305;&#351;t&#305;. 1992 y&#305;l&#305;ndan bu yana kendi &#351;irketi Ajans  21&#8217;de belgesel film yap&#305;mc&#305;l&#305;&#287;&#305; ve y&#246;netmenlikle u&#287;ra&#351;&#305;yor. <br />
<br />
<br />
<strong class='bbc'><a href='http://www.canyayinlari.com/BookDetails_BIR-DONEM-IKI-KADIN_2781.aspx' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>Sat&#305;n almak i&#231;in t&#305;klay&#305;n</a></strong>]]></description>
		<pubDate>Fri, 11 Feb 2011 18:09:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95493-tarihi-sadece-erkekler-yazmamaly/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Bir Dans Tanrısının Şizofren Sayıklamaları: Nijinski Öyküleri</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95456-bir-dans-tanrysynyn-thizofren-sayyklamalary-nijinski-oeykuleri/</link>
		<description><![CDATA[<p class='bbc_center'><span rel='lightbox'><img src='http://www.projexml.com/v5/services/1001/images/buyuk/nijinski-oykuleri_66343.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
</p><br />
Türkiye&#8217;nin en önemli sanat eleştirmenlerinden biri olan <strong class='bbc'>Ferit Edgü</strong>, son kitabında uzunca bir süre farkına varmadan takip ettiği bir dansçının hayatına götürüyor bizi.<br />
1890 yılında Kiev&#8217;de Polonyalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Vaslav Nijinski, gelmiş geçmiş en büyük bale sanatçısı olarak anılır. Geçirdiği ağır şizofreni nedeniyle sanatına ara vermek zorunda kalan Nijinski, 19 Ocak&#8211;4 Mart 1919 tarihleri arasında tedavi gördüğü İsviçre&#8217;nin Saint-Moritz kentinde günlüklerini kaleme almış.<br />
Yaklaşık 50 yıl önce okuduğu günlüklerin aile tarafından makaslanmamış son baskılarını okuduğu zaman, günlüklerin son baskıları üzerinden gerçek metinleri gün ışığına çıkarma girişiminde bulunma isteğiyle başlayan iz sürme serüveni, Ferit Edgü&#8217;nün kaleminden minimalist öykülerle karşımıza çıkıyor.<br />
Bu öyküleri kaleme alırken resim sanatından faydalandığını söyleyen Ferit Edgü kullandığı yöntemi şu şekilde ifade ediyor: &#8220;<em class='bbc'>Rönesans&#8217;tan günümüze, ressamlar, zaman zaman kendilerinden önceki ustaların yapıtlarına başvurmuşlardır, kopya ederek onların yaratma süreçlerini izleyip sanatı öğrenmek ya da yorumlayıp(bir yapıttan yola çıkarak) kendi resmini, resimlerini yaratmak için.</em>&#8221;<br />
Ve ekliyor: &#8220;<em class='bbc'>Benim izlediğim yol merceğimi karşımdaki resmin belli bölgelerine çevirmek oldu. Bu ayrıntıları alıp büyüttüm. Kısacası bir ayrıntı seçip onu çerçevelemekten ve onlara birer ad vermekten başka bir şey yapmadım.</em>&#8221;<br />
Bu nedenle de kitabına &#8220;Nijinski Öyküleri&#8221; ismini veriyor ve eklediği bazı metinlerin günlüklerde yer almaması nedeniyle Nijinski&#8217;den af diliyor.<br />
Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm &#8220;Nijinski Öyküleri&#8221; başlığı altında 46 kısa öyküden oluşuyor. İkinci bölüm ise bildiğimiz Ferit Edgü kısa öykülerinden oluşan &#8220;Olağan Öyküler&#8221; bölümü. Bu bölümde de 18 kısa öykü yer alıyor.<br />
Birinci bölümdeki öyküler günlüklerden yola çıkarak kaleme alındığı için, Ferit Edgü öykülerine yakın dursa da günlük tarzındaki özelliklerini muhafaza ediyor. Ama yine de her biri kendi içinde öyküsel özellikler taşıyan metinler, bir sanatçının ruh dünyasını yansıtması açısından ilgi çekici özelliklere sahip.<br />
Metinlerde kimi zaman dilbilgisi kurallarının yok sayılmış olması ve cümlelerin kısa tutulması metinlerin orijinallerine bağlı kalındığını gösteriyor. Şizofreni krizleri sırasında yazılan günlüklerin içinde yer yer aforizmasal cümleler dikkat çekiyor:<br />
<em class='bbc'>&#8220;&#8230;insanlar kupkuru, çünkü içlerinde hayat yok.&#8221;</em><em class='bbc'><br />
<em class='bbc'>&#8220;Ben geçmiş yüzyılları sevmem, çünkü ben içinde hayat olan bir canlıyım.&#8221;</em><br />
<em class='bbc'>&#8220;Tanrı tek bir kadından çocuklar yapar.&#8221;</em><br />
<em class='bbc'>&#8220;Müzeler geçmişin çöpleri. Müzeler de tarih de geçmişin çöp tenekeleri. Bu nedenle sevmem müzeleri. Ne de tarih kitaplarını. Her ikisi de mezarlık kokar.&#8221;</em><br />
<em class='bbc'>&#8220;Romanlar duyguları anlamayı önler.&#8221;</em><br />
<em class='bbc'>&#8220;Saklılıktan, gizlilikten de hoşlanmam. Bunlar ikiyüzlülük demek.&#8221;</em><br />
<em class='bbc'>&#8220;Bir insanın tüm insanlık adına acı çekmesinin bir yararı yoktur. İsa acı çekti, hiç kimse onu anlamadı.&#8221;</em><br />
<em class='bbc'>&#8220;En uzak yer varamadığın, varamayacağın yer değildir. En uzak yer senin ardında bıraktığın, bir daha dönmeyeceğin, dönsen de bulamayacağın yerdir.&#8221;</em><br />
<em class='bbc'>&#8220;Görüş alanın içine zaman girmeye başladığında, baktığın her şeyi derinlemesine görürsün.&#8221;</em></em><br />
Sıradan bir günlüğün içine gizlenmiş büyülü cümleleri bulup, ışıldayan düşünce tohumları karşısında irkilmemek imkânsız.<br />
Nijinski özellikle içinde bulunduğu durumdan dolayı dertli bir şekilde yön veriyor cümlelerine. Kendisine yöneltilen &#8220;deli&#8221; sıfatını kabul etmiyor ve etrafındaki insanların onu anlamadığından dert yanıyor.<br />
<strong class='bbc'>Bach</strong>, <strong class='bbc'>Dostoyevski</strong>, <strong class='bbc'>Tolstoy</strong> hakkında kısa da olsa yorumlarda bulunuyor. <strong class='bbc'>Shakespeare</strong> ve <strong class='bbc'>Nietzsche</strong>&#8217;ye göndermeler yapıyor. Bu biraz da dâhiliğe yaklaştığı nokta olarak karşımıza çıkıyor. Hiçbir zaman anlamayı başaramadığımız, neyi ne için yaptıklarını yıllar sonra yorumlayabildiğimiz iki farklı ruh hali: Delilik ve dâhilik.<br />
Kimi zaman bir ikilem içine düşüyor. Cümlelerinde zıt kavramları bir arada kullanıyor ve çelişkilerini ortaya sermekten çekinmiyor. Kimi zaman Tanrı olmak istiyor, kimi zaman da Tanrı&#8217;nın kudreti karşısında saygıyla yakarıyor.<br />
Doğaya olan sevgisini de sıkça dile getiriyor.<br />
Ve bütün metinleri okuyunca bir sanatçının, en sıradan metinlerinin bile, insanlığa ne ölçüde ışık tutabileceği, çok iyi bir şekilde anlaşılıyor.<br />
Kitabın ikinci bölümü Nijinski&#8217;nin &#8220;<em class='bbc'>Ben gerçek olmayan hiçbir şey yazmam</em>.&#8221; sözüne gönderme yaparak, On Emir&#8217;den &#8220;<em class='bbc'>Ya gerçekleri yaz, ya gerçekleri düşle!</em>&#8221; alıntısıyla başlıyor.<br />
İkinci bölüm ilk bölümden sonra biraz eğreti duruyor. Nijinski&#8217;nin öyküleriyle Ferit Edgü&#8217;nün olağan öyküleri arasında bağ kurmak oldukça zor. Ama Ferit Edgü&#8217;nün son yazdığı kısa öyküleri okumak ve o kendine has kara mizahına tanık olmak için okunmaya değer.<br />
İkinci bölümdeki öyküleri farklı bir kitap halinde yayınlasaydı çok daha güzel olurdu.<br />
Her kitabıyla Türk edebiyatına farklılık getiren Ferit Edgü &#8220;Nijinski Öyküleri&#8221; ile de bu farklılığı çok iyi bir şekilde gösteriyor.<br />
Ferit Edgü&#8217;nün tabiriyle bir &#8216;dans tanrısı&#8217; olan Nijinski&#8217;nin şizofreni krizleri içindeki düşünce dünyasında yol almak, bir sanatçının ruhundaki fırtınaları görmek ve Tüm Ders Notları, O/Hakkâri&#8217;de Bir Mevsim, Bir Gemide gibi kitapların yazarı Ferit Edgü&#8217;nün farklı bakış açısını algılayabilmek açısından büyük öneme sahip olan bu kitap okunmaya değer.<br />
<br />
<em class='bbc'>Nijinski Öyküleri</em><em class='bbc'><br />
<em class='bbc'>Ferit Edgü</em><br />
<em class='bbc'>96 sf</em><br />
<em class='bbc'>Sel Yayıncılık Mayıs 2007</em><br />
</em><br />
<strong class='bbc'>Tuna BAŞAR</strong><br />
<br />
  <strong class='bbc'>/ ondörthaziranikibinyedi onbeşondört</strong><strong class='bbc'><br />
<strong class='bbc'>Afyonkarahisar /</strong></strong><br />
<br />
  <strong class='bbc'><span class='bbc_underline'>Meraklısı İçin:</span></strong> <br />
<br />
  <br />
<strong class='bbc'>Kitap</strong>: Nijinsky&#8217;nin Günlüğü<br />
<strong class='bbc'>Çevirmen</strong> : Orçun Türkay<br />
YKY 2006 <br />
<br />
  <br />
<strong class='bbc'>Film</strong>: Vaslav Nijinski'nin Anıları (The Diaries of Vaslav Nijinski) Yönetmen: Paul Cox Mektupları Okuyan: Sir Derek Jacobi 2001 yapımı<br />
<br />
<strong class='bbc'><span class='bbc_underline'>Mutlaka Okunması Gereken Ferit Edgü Kitapları</span> </strong><br />
<br />
  <strong class='bbc'><br />
</strong>- Tüm Ders Notları<br />
- O / Hakkâri&#8217;de Bir Mevsim<br />
- Bir Gemide<br />
- Yazmak Eylemi<br />
<br />
   <a href='http://geceedebiyat.blogspot.com' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>GECE</a><br />
<br />
]]></description>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 17:58:25 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95456-bir-dans-tanrysynyn-thizofren-sayyklamalary-nijinski-oeykuleri/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Özgür Gümüşsoy / Bana Bir'aşk Zaman Ver!]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95385-oezgur-gumuthsoy-bana-birathk-zaman-ver/</link>
		<description><![CDATA[<span rel='lightbox'><img src='http://a1.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash1/hs760.ash1/165147_499400943105_171311923105_6445678_4814997_n.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
<br />
<br />
<br />
Şiirin rengarenk şapkasını giymek kolaydır, şık da durur üstelik.<br />
<br />
Ne var ki, şiire sıkı sıkı sarılan bir şair değilseniz, ilk rüzgarda uçup gider kafanızdan.<br />
<br />
Şiirin çamurlu ayakkabısını giymek ise zordur ve elbette kimse hoşlanmaz balçıktan.<br />
<br />
Ama has şiire giden yol buradan geçer.<br />
<br />
Şiirin ayakkabısı ilk giyişlerde şair adayının ayağına vuracak ve acı verecektir üstelik.<br />
<br />
Özgür Gümüşsoy da, şiirin süslü şapkasını değil, çamurlu ayakkabısını giyerek yola çıkanlardan&#8230;Şiirin ayakkabısının onun ayağına uyup uymayacağını  zaman gösterecek.<br />
<br />
Ama şimdi diyor ki kitabının içinde çalıp duran dünyanın yaşlı saatleri: &#8220;Yolu da, zamanı da açık onun!&#8221;<br />
<br />
  <strong class='bbc'>Akgün Akova </strong><br />
<br />
<br />
<br />
**************************************************************************************************<br />
<br />
<br />
<br />
"Özgür Gümüşsoy'un kolajları, öyle diyorum, çünkü şiir ve düzyazının birleşiminden oluşmuş, bir bakıma şiirmetin diyebileceğimiz bir özellik taşıyorlar. Günümüz gençliğinin dilinden, jargonundan etkilenen ve beslenen bu şiirmetinlerde, bireysel sorunlar ve toplumsal sorunlar kadar, güçlü geleneklerimizden olan taşlama da kendine yer buluyor."<br />
<br />
  <strong class='bbc'>Haydar Ergülen </strong><br />
<br />
<br />
<br />
**************************************************************************************************<br />
<br />
<br />
<br />
Yazarın her şeyi bir Türkçe derleme kaydederek yazışı hem de yağmur gibi, O bizden apar topar giderken...<br />
<br />
Kanaviçe bir Uzakdoğu olayıyken bizim bunu Türkçe ve Argo alanlarında görüşümüz...<br />
<br />
Çin malı bir plaketle ödüllendirilirken deliliği, psikiyatri literatürüne girecek şekilde sevmesi her şeyi...<br />
<br />
Bu hallerde öleyazarken yazar, söyleyecek tek bir şey kalıyordu hiç kuşkusuz...<br />
<br />
Keşke yazar postmodern bir televizyon spikerliğine özenmese ve bize her şey bu medyadan anlatılmasa...<br />
<br />
<br />
<br />
<strong class='bbc'>Lale Müldür... </strong><br />
<br />
<br />
<br />
************************************************************************************************** <br />
<br />
<br />
<br />
Özgür Gümüşsoy&#8217;u okuduğumda,  yazdıklarının özel bir zekâdan ve  özgün bir algıdan damıtıldıklarını düşündüm... Başkalarına öykünerek  yazıya yönelen pek çok  genç insanın  oluşturduğu nicel yığılmada, o,  diğerlerinden büsbütün  ayrışarak uçarı, atak ve bıçkın çağrışımlarla modern dünyada karşılığı olan kentli ve samimi  bir dil kuruyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Günümüz hız ve karmaşasında,  karşılığı olan tümceleri  hızlı, doğru ve bazen de buruk gülümsemelerle okunabilecek  yazılara dönüştüren  Özgür Gümüşsoy&#8217;un, sürdürürse eğer,   yakın yıllarda özellikle gençler tarafından yaygın okunacak yazarlardan biri olacağına inanıyorum&#8230;<br />
<br />
<br />
<br />
<strong class='bbc'>Yılmaz ODABAŞI /  İstanbul,2010</strong>]]></description>
		<pubDate>Sun, 30 Jan 2011 22:46:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95385-oezgur-gumuthsoy-bana-birathk-zaman-ver/</guid>
	</item>
</channel>
</rss>
