<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>Halk Edebiyatı</title>
	<description>Yazı dili olmayan toplumlarda sözle aktarılan kültür birikimi halk edebiyatını oluşturur.</description>
	<link>http://forum.tabut.net</link>
	<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 19:33:30 +0000</pubDate>
	<ttl>30</ttl>
	<item>
		<title>Mudurnu Manileri</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/97515-mudurnu-manileri/</link>
		<description><![CDATA[Omzunda alt&#305;n orak<br />
Gidece&#287;im yol &#305;rak<br />
A&#287;&#351;am sizde galaca&#287;&#305;m<br />
D&#246;&#351;e&#287;i &#231;ifte b&#305;rak.<br />
<br />
Armud dalda sallan&#305;r<br />
Yere d&#252;&#351;er pallan&#305;r<br />
G&#305;z&#305;n g&#246;yn&#252; olunca<br />
Erkeklere yalvar&#305;r.<br />
<br />
G&#246;kde y&#305;ld&#305;z &#252;&#231;le&#351;en<br />
&#199;etindir a&#351;ka d&#252;&#351;en<br />
Ya huridir ya melek<br />
Sevdi&#287;ine gavu&#351;an.<br />
<br />
Maniciba&#351;&#305; m&#305;s&#305;n<br />
Cevahir da&#351;&#305; m&#305;s&#305;n<br />
G&#252;nde bir mekd&#252;p yollasam<br />
Cebinde da&#351;&#305;r m&#305;s&#305;n?<br />
<br />
Apar&#305;m apar&#305;m<br />
G&#246;kden y&#305;ld&#305;z gapar&#305;m<br />
Senin gibi m&#226;icileri<br />
Kenefe gubur yapar&#305;m.<br />
<br />
M &#226;ni m&#226;ni m&#226;ni&#231;ar<br />
M&#226;ni bilmeyen n&#226;&#231;ar<br />
S&#246;ylerken a&#287;z&#305;n? a&#231;ma<br />
A&#287;z&#305;na y&#305;lan ga&#231;ar.<br />
<br />
Gulakl&#305;?dan gu&#351; u&#351;du<br />
H&#305;z&#305;r ? Fak&#305;?ya d&#252;&#351;d&#252;<br />
Y?lar&#305;n g&#305;zlar&#305;n&#305;n<br />
makines&#305; dutu&#351;du.<br />
<br />
Gara gara gazanlar<br />
Gara yaz&#305; yazanlar<br />
Cennet y&#252;z&#252; g&#246;rmesin<br />
Y&#226;rim? asker yazanlar.<br />
<br />
&#304;ndim nane bi&#231;meye<br />
So&#287;uk sular i&#231;meye<br />
Y&#226;rimden sel&#226;m gelmi&#351;<br />
Ganad&#305;m yok u&#231;maya.<br />
<br />
Ocak ba&#351;&#305;nda tand&#305;r<br />
Yand&#305;r Allah?&#305;n yan&#305;d&#305;r<br />
S?.lar&#305;n g&#305;zlar&#305;<br />
Hem uzundur, hem kamb&#305;r.<br />
<br />
&#304;rafa fincan goydum<br />
&#304;&#231;ine mercan goydum<br />
Gaynanam&#305;n ad&#305;n&#305;<br />
Gu&#305;yruklu s&#305;&#231;an goydum.<br />
<br />
Ocak ba&#351;&#305; d&#252;z ba&#351;&#305;<br />
Ben istemem y&#252;zba&#351;&#305;<br />
Olursa candarma olsun<br />
Dosta d&#252;&#351;mana gar&#351;&#305;.<br />
<br />
Bah&#231;alarda maydanoz<br />
Maydanozu yoldunuz<br />
Y.lar&#305;n g&#305;zlar&#305;<br />
Siz de mi tango oldunuz ?<br />
<br />
Gadife yasd&#305;k y&#252;z&#252;<br />
Felek ay&#305;rd&#305; bizi<br />
&#199;ifte y&#305;lanlar soksun<br />
Yal&#305;n&#305;z yatan g&#305;z&#305;.<br />
<br />
Da&#287;dan k&#252;t&#252;k a&#351;ar m&#305;?<br />
Akl&#305; olan &#351;a&#351;ar m&#305;?<br />
Akl&#305; olan pezevenk<br />
Kr&#305;s&#305;n&#305; bo&#351;ar m&#305;?<br />
<br />
Hoca geliyor hoca<br />
Elinde ye&#351;il boh&#231;a<br />
Y.lar&#305;n g&#305;zlar&#305;<br />
Benden istiyor goca.<br />
Gayadan ini&#351;elim<br />
Gaz gibi d&#246;v&#252;&#351;elim<br />
K...lar&#305;n Mehmed Bey?i<br />
Birer gol &#252;le&#351;elim.<br />
<br />
Ocak ba&#351;&#305;nda ma&#351;a<br />
Galk herif beni bo&#351;a<br />
Bo&#351;amazsan bo&#351;ama<br />
Var olsun Kemal Pa&#351;a.<br />
<br />
Bh&#231;alada gar&#305;nca<br />
Var&#305;n s&#246;ylen g&#246;r&#252;nce<br />
&#220;&#231; ay oru&#231; dutar&#305;m<br />
&#304;nce belden sar&#305;nca.<br />
<br />
M&#252;ft&#252;lerin boy k&#252;rk&#252;<br />
K?.lara &#231;&#305;kd&#305; bu t&#252;rk&#252;<br />
Dar&#305;lmas&#305;n kel d&#252;rz&#252;<br />
S&#246;ylenecek bu t&#252;rk&#252;.<br />
<br />
Dere depe d&#252;z olsa<br />
Ortal&#305;k da yaz olsa<br />
Be&#351; y&#252;z goyun g&#252;derim<br />
Arkada&#351;&#305;m g&#305;z olsa.<br />
<br />
Dam &#252;st&#252;nde yakacak<br />
Bug&#252;n tabur galkacak<br />
Haydin g&#305;zlar d&#305;&#351;ar&#305;<br />
Asker size bakacak.<br />
<br />
Ay? bak, y&#305;ld&#305;za bak<br />
Suya giden g&#305;za bak.<br />
G&#305;z Allah?&#305;n seversen<br />
Gaplar&#305; goy, bize bak.<br />
<br />
Mendil ald&#305;m on be&#351;e<br />
Yudum, serdim g&#252;ne&#351;e<br />
Senin y&#226;rin g&#252;l ise<br />
Benimkisi menev&#351;e.<br />
<br />
Derleyen: P.N.BORATAV]]></description>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 19:33:30 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/97515-mudurnu-manileri/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Mudurnu'ya Ait Halk İnanışları]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95401-mudurnuya-ait-halk-ynanythlary/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #000000'>* Düğün sırasında, gelinin eve ilk gelişinde kapıda tavuk kesilir. Gelinle damat kesilen tavuğun<br />
kanına  basar,  eve öyle  girerler. Horoz kesilmez. Horoz kesilirse, gelinin evdekilere  horoz gibi dikleneceğine, başka bir ifadeyle karşı geleceğine inanılır.<br />
<br />
* Gelin eve girerken eline bir parça hamur mayası verilir. Gelin bunu kapının üst kısmına sürer, içeri öyle girer. Ki gelin eve mayalansın, evi terketmesin.<br />
<br />
* Gelin eve girerken ayağının altına kuzu postu serilir. Gelin bu posta basar, içeri  öyle girer. Kuzu gibi uysal, anlayışlı, evdeki büyüklere saygılı, yumuşak başlı olsun diye.<br />
<br />
* Gelin babasının evinden çıkarken, başının üzerine bir avuç bozuk para konulur. Mutlu, düzenli evliliği olan birisi geline belinden sarılıp silkeler, hatta üç kez hoplatır. Silkelerken  de üç kez şöyle der: &#8221; Kötü huyların babanın evinde kalsın, iyi huyların sende kalsın.&#8221;<br />
<br />
* Gelinin yatağının üzerinde  erkek çocuk yuvarlanır. Gelinin ilk çocuğu erkek olsun diye.<br />
<br />
* Gelin alma merasiminde gelin babasının evinden çıkarken, annesi gelinin ayakkabısının içine para<br />
koyar, kızının ayakkabısını kendi elleriyle giydirir. Gelinin ayağı gittiği eve uğur getirsin, bereket getirsin diye.<br />
<br />
* Kına gecesi geline yakılan kınadan herkes parmağının ucuyla azıcık alır ve başına sürer. Bunun, baş ağrısına iyi geleceğine inanılır.<br />
<br />
* Annenin doğum sancıları başlar başlamaz evdeki musluklar,sokaktaki çeşmeler ve hatta mahallenin çamaşırhanesinin ( ırmak ) su dolu oluklarının tıkaçları açılır. Doğum kolay olsun diye.<br />
<br />
* Annenin doğum sancıları başlayınca annenin yarım kalmış elişi varsa, tamamen sökülür, yumak yapılır. Ki, doğum kolay ve çubuk olsun.<br />
<br />
* Anne adayına, kolay doğum yapan birinin avucundan su içirilir. Avcundan su içirilen  kadın gibi kolay doğum yapsın diye.<br />
<br />
* Doğum sancısının başladığı herkesten gizlenir. Çünkü doğacak bebek, doğumu duyan her kişinin günahlarının bağışlanması için Allah'a yalvarır. Böylece doğum gecikir, güçleşir.<br />
<br />
* Kadının doğum sancıları başlayınca, doğum kolay olsun diye şerbet içirilir.<br />
<br />
* Annenin ilk sütü sağılır, dereye dökülür. Sütü bol olsun diye.<br />
<br />
* Bebeğin ilk kirlettiği bez, kapının hemen girişindeki paspas veya halının altına konur. Bu beze basıp geçenlerin, çocuğa nazarının değmeyeceğine inanılır.<br />
<br />
* Bebeğe verilmek istenen isimlerin her biri için, uygun yere birer bardak su dökülür. Hangi isim için dökülen su daha çok akıp giderse, bebeğe o isim verilir. Suyun akıp gitmesi, uzun ömrün işaretidir.<br />
<br />
* Çocuğa ilk suyu veya ilk mamayı iştahlı biri verirse, bebek de iştahlı olur.<br />
<br />
* Kırk günlük süre içinde doğan bebekler, 40. günleri doluncaya kadar aynı mekânda, aynı odada bulundurulmazlar. Bebeklerden birinin diğerini bastıracağına inanılır. Buna " yaşıt olmak " denir. Bebeğin bulunduğu odaya kırkı çıkmayan  başka bebek gelirse, diğeri  yaşıt olur. Yaşıt olan çocuk büyüyemez, sağlıksız olur.<br />
<br />
* Bebeğin kesilen ilk tırnaklan, bereket getirsin diye  babasının cebine konur. <br />
<br />
* Bebeğin avcunda toplanan pudra artıkları, pamukçuklar  vs. temizlenmez. Bunlar berekettir.<br />
<br />
* Kız   çocukları   cumartesi   günü (Mudurnu&#8217; nun pazarı olduğu gün) yıkanırsa, giydiği giysiler çok yakışır. <br />
<br />
* Bebeğin yıkanan bezleri, giysileri gece balkonda, bahçede bırakılmaz. Bezlerin yıldız görmemesi gerekir. Aksi halde çocuk sancılanır.<br />
<br />
* Bebek 40 günlük oluncaya kadar odada yalnız bırakılmaz. Herhangi bir zorunluluktan dolayı yalnız bırakılırsa yanına  mutlaka bıçak, soğan veya sarmısak konulur.<br />
<br />
* Uyumak üzere olan bebeğin yanında bulunanlardan hiçbiri bebek uyumadan odayı terketmez. Yoksa bebeğin uykusu da gider.<br />
<br />
* Bebeğin salıncağı boşken sallanmaz.Aksi takdirde bebeğin karnı ağrır.<br />
<br />
* Yeni doğan bebek bacak bacak üstüne atarsa, yakında kendisine bir kardeş gelecek demektir.<br />
<br />
* Yeni doğmuş kız çocuğunun iki kaşı arasında mor bir leke olursa, annenin bundan sonraki bebeği erkek olacak demektir.<br />
<br />
* Bebeğe yeni olmayan giysi ( daha önce başka bir bebek tarafından giyilmiş ) giydirilirse, o bebek her giydiğini çabuk eskitir.<br />
<br />
* Kız çocuğunun kesilen göbeği süpürgenin arasına sıkıştırılır. Büyüyünce temiz, titiz olsun diye.<br />
<br />
* Çocuk çok ağlarsa kara gözlü olur.<br />
<br />
* Çocuk eğer çok ağlıyorsa,  Allah'a ; anne  babasının suçlarını affettirmek için ağlıyordur.<br />
<br />
* Çocuğa nazar değmesin diye, kulağının arkasına kömür veya tava karası sürülür.<br />
<br />
* Çocuk diş çıkarmaya başlayınca komşulara dikiş iğnesi dağıtılır. Çocuğun dişleri iğne gibi çabuk delip, çıksın diye.<br />
<br />
* Makas açık kalırsa o evde kavga olur. <br />
<br />
* Kızlar gece aynaya bakmazlar. Gece aynaya bakan kızlar, uzak bir yere gelin giderler.<br />
<br />
* Akşam evden soğan, sarmısak gibi acı, yoğurt gibi eksi şeyler çıkarılmaz. Yoksa o evde acı bir olay olur. Eğer acı şeyler çıkarmak zorunda kalınırsa, yanına kömür konur.<br />
<br />
* Birinin elinden makas, bıçak alınırsa; o kişiyle kavga edilir.<br />
<br />
* Kız çocukları düdük çalarsa, kayınvalidelerinin çenesi düşük olur.<br />
<br />
* Dini bayramlarda gündüz uyuyan kişinin; tarhana, makarna yaptığı &#8211; yani güneşe çok ihtiyacının olduğu &#8211; gün mutlaka yağmur  yağacağına inanılır.<br />
<br />
* Kapı eşiğinde oturan, iftiraya uğrar.<br />
<br />
* Yastığa oturanın kalçasında çıban çıkar.<br />
<br />
* Ekmeğin kenarını yiyen kızlar kenara yani uzağa -  gelin giderler.<br />
<br />
* Ava gidenin sırtına süpürge ile vurulur ya da arkasından süpürge atılır. Avı bol olsun , iyi av yapsın diye.<br />
<br />
* Salıncağı kuran kişi, kurduğu salıncağa önce kendi biner. Yoksa başı kel olur.<br />
<br />
* Çocukların kesilen tırnakları ahıra atılırsa, hayvanlar çoğalır.<br />
<br />
* O yıl yetiştirilen kabak çok olursa, kabak tarlasının<br />
sahibine uğursuzluk gelir. O evden bir kişinin ölebileceğinden korkulur.<br />
<br />
 *At ve öküz arabası çok gıcırdayan arabacı, eşini çok seviyor demektir.<br />
<br />
* Ramazanda doğanlar sabırlı olurlar.<br />
<br />
* Ekmeğin yanına bıçak konmaz. Ekmek bıçaktan korkar .<br />
<br />
* Yanan ekmek, çobanlardan yardım ister.<br />
<br />
*Tohum ekme işi çocuklara da yaptırılırsa, ürünün bol olacağına inanılır.<br />
<br />
* Ekmek mayasından simit yapılıp erkek çocuklarına yedirilir. Ki, eve mayalansın, evden ayrılmasın diye. Kızlar yerse, evde kalırlar. O nedenle kızlara yedirilmez.<br />
<br />
* Eve konuk gelen  bebekle annenin başına un serpilir. Uzun ömürlü olsunlar, saçları un gibi ağarıncaya kadar yaşasınlar diye.<br />
<br />
* Ertesi gün havanın açık olması, yağmur yağmaması  isteniyorsa; akşamdan  cama ayna konur.<br />
<br />
* Dolu yağarken, ailenin en büyük çocuğu bir dolu tanesini yerse veya koynuna atarsa, dolu kesilir.<br />
<br />
* Ayna kıran kız evde kalır.<br />
<br />
* Hayvanlara nazar değmesin diye, alnında yumurta kırılır.<br />
<br />
* Kulağı ağrıyan çocuğun kulağına tavşan yağı konur.<br />
<br />
* Kulağı ağrıyan çocuğun kulağına anne sütü sağılır.<br />
<br />
* Geç yürüyen veya çok düşen çocukların kösteği kesilir. Köstek kesme işi şu şekilde yapılır: Cuma namazından çıkan biri, bacağı iple bağlanan çocuğun ipini okuyup üfleyerek keser.<br />
<br />
* Boyu çok fazla uzayan, artık daha fazla uzaması istenmeyen çocuğun başına; bayram ekmeği yapımında kullanılan fırın küreği ile hafifçe vurulur.<br />
<br />
* Burnu kanayan çocuğa, kanamayı durdurmak için serçe parmağı ısırtılır.<br />
<br />
* Birinin   düğmesi,   söküğü   giysi üstündeyken dikilecekse, o kişi giysinin yakasını ısırır. Yoksa giysisi dikilen kişinin aklı da dikilir.<br />
<br />
<br />
Derleyen: Kâmuran ESEN</span>]]></description>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 22:04:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95401-mudurnuya-ait-halk-ynanythlary/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Mudurnu'ya Ait Yöresel Pekiştirmeler]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95306-mudurnuya-ait-yoeresel-pekithtirmeler/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #000000'><br />
<br />
Acık acık: Azar azar. ( Ali yemeğini acık acık yiyor.)<br />
Aycık aycık: Azar azar<br />
<br />
Bezi bezi:  Bazen, zaman zaman. ( Bezi bezi başım ağrıyor.)<br />
Bicik bicik: Birer birer.<br />
Betdül bütdül yürümek: Dengesini zor sağlayarak, sallanarak yürümek. ( Babannem betdül bütdül yürüyor.)<br />
<br />
Carıl carıl etmek: Tiz bir sesle bağırmak. ( Carıl carıl bağırıp durma.)<br />
Civil civil: Çok küçük. ( Ayşe civil civil yazıyor.)<br />
Cırkıl cırkıl etmek: Çok ses çıkarmak, gürültü etmek. ( Özellikle çocuklar için kullanılır.)......( Çocuklar bahçede cırkıl cırkıl ediyorlar.)<br />
Çemil çemil etmek: Kendisinden büyük biriyle, ağız dalaşı etmek.Saygısız davranmak. ( Bu çocuk annesine çemil çemil ediyor, dili çok uzamış.)<br />
<br />
Dangıl dangıl etmek: Çok yüksek sesle konuşmak. ( Hastanın yanında dangıl dungul konuşulmaz.)<br />
<br />
Ebil gubül yürümek: Dengesini zor sağlayarak yürümek. ( Anneannem ebul gubül yürüyor.)<br />
Ettiri ettiri vermek: Bir işi çabuk çabuk yapıvermek.<br />
<br />
<br />
Falan fırkız: Falan filan.<br />
Faşdır faşdır etmek: Kızgınlığını sert davranışlarıyla belli etmek. ( Bizim gelin bana faşdır faşdır ediyor; derdi ne, anlayamadım.)<br />
<br />
 <br />
Gaydur guydur etmek: Üstlendiği bir görevi, baştan savma yapmak. ( Elbisemi gaydur guydur etmiş terzi, hiç beğenmedim.)<br />
Gatın gatın tembihlemek: Tekrar tekrar tembih etmek. ( Bizim oğlana ekmek lamayı unutma diye gatın gatın tembihledim.)<br />
Goyur goyur ağrımak: Çok ağrı duymak.İçten içe bir yeri ağrımak. ( Bacaklarım goyur goyur ağrıyor.)<br />
Gıyır gıyır giyinmek: Temiz ve çok güzel giyinmek. ( Nesrin Hanım giyime çok meraklı; her zaman gıyır gıyır giyinir.)<br />
<br />
Hiyonk hiyonk etmek: Birkaç kişinin, istenilmeyen bir durumda veya zamanda aralarında, alçak sesle konuşması. ( Ali ile Osman derste hiyonk hiyonk edip durdular.)<br />
Holdur holdur etmek: Bir eşyayı aramak için evin altını üstüne getirmek. ( Arabanın anahtarını bulmak için, evi holdur holdur ettim.)<br />
Haldur huldur: İtina göstermemek.Özensiz iş yapmak. ( Ayşe Hanım her işi haldur huldur eder.)<br />
<br />
<br />
İnil inil doldurmak:Tepeleme, ağzına kadar doldurmak. ( Bardağa  inil inil  çay doldurursan, taşar.)<br />
İpil ipil etmek: Titremek. ( Bu akşam gözlerim ipil ipil ediyor.)<br />
<br />
Kerçine kerçine yapmak: İnadına inadına yapmak. ( Yapma dediğimi kerçine kerçine  yapıyor bu çocuk.<br />
Kelpir kelpir gezmek: Avare avare gezmek. ( İşi yok gücü yok; akşama kadar kelpir kelpir gezer.)<br />
<br />
Lepir lepir olmak: Çok ıslanmak.(Özellikle giysiler, yiyecekler için kullanılır. Örnek: Bir çuval un lepir lepir ıslanmış.)<br />
Löm löm söylemek: İncitici konuşmak.Söyleyeceği sözü hiç esirgememek. ( Dedem löm löm söyle sözünü.)<br />
<br />
Mırkıl mırkıl yemek yemek: Yemek yerken pek de hoş olmayan davranışlar göstermek. ( Mırkıl mırkıl yeme, güzel güzel ye.)<br />
Mavır mavır kokmak: Çok kötü kokmak. ( Bu et bozulmuş, mavır mavır kokuyor.<br />
<br />
<br />
Öbül öbül yürümek: Zor yürümek. ( Nine öbül öbül yürüyor.)<br />
Öşül öşül bakmak: (Bebekler için kullanılır.) Dikkatli dikkatli bakmak.<br />
<br />
Pıyır pıyır giyinmek: Çok temiz,  özenli, güzel giyinmek.<br />
Pestül püstül: Pasaklı pasaklı. ( Kardeşim  giyime önem vermez, böyle pestül püstül gezer.)<br />
Pompul pombul: Tombul tombul. ( Bebeğin yanakları pombul pombul. Annemim poğaçaları pompul pompul olur.)<br />
Parıl parıl etmek: Korku veya heyecandan ya da soğuktan titremek. ( Köpeği karşımda görünce, korkudak bacaklarım parıl parıl etti.)<br />
<br />
Sentil savuş yürümek: Dengesini zor sağlayarak yürümek. ( Ali sarhoş galiba, baksana, sentil savuş yürüyor.)<br />
Süren süren: Akın akın. ( Parka süren süren çocuklar gidiyor.)<br />
Seldür süldür giymek: Özensiz, kötü giyinmek.<br />
Şakla şukla: Ciddiyetsiz,ağırbaşlı olmayan. ( Naciya Hanım şakla şukla bir kadın.)<br />
<br />
Tarkıl tarkıl olmak: Çok sert hale gelmek, kurumak.( Özellikle çok katı pişirilmiş, kıvamı kaçmış yiyecekler için kullanılır.) ( Bu fırın  kurabyeleri tarkıl turkul pişirmiş.)<br />
Tayır tayır yürümek: Hızlı hızlı yürümek. ( Ahmet Amca&#8217; nın acele bir işi var galiba; baksana, tayır tayır gidiyor.)<br />
<br />
Uvvaşık uvvaşık: Uyuşuk uyuşuk.<br />
<br />
Yalap şap yapmak: Yarım yamalak iş görmek. ( Bizim kız bulaşıkları yalap şap yıkamış,.)<br />
Yelbir yelbir gezmek: Çok gezmek, amaçsız dolaşmak.<br />
Yavıl yavıl etmek: Yavaş yavaş  yürümek veya  ağır davranmak.<br />
<br />
Zibil zibil olmak: Çok ıslanmak. (Yağmurdan zibil zibil ıslandım.)<br />
Zatdur zutdur yürümek: Düzgün yürümemek.Yürürken kötü bir görüntü vermek.<br />
<br />
Kaynak: Kâmuran Esen'in Kaleminden Mudurnu / Mudurnu Kaymakamlığı- Mudurnu Belediyesi Kültür Hizmetleri Dizisi </span>]]></description>
		<pubDate>Sat, 15 Jan 2011 20:32:28 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95306-mudurnuya-ait-yoeresel-pekithtirmeler/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Mudurnu'ya Ait  Yöresel Deyimler]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95305-mudurnuya-ait-yoeresel-deyimler/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #000000'>                            A<br />
<br />
Ayrıksa olmak:  Herkesten, alışılagelmiş şeylerden farklı olmak. ( Bu pasta ayrıksa bir şey oldu.) <br />
   <br />
Avkırı olmak:  Herkesten, herşeyden farklı olmak. Alışılagelmiş duruma ters düşmek.( Düğüne gitmemek çok avkırı olacak.)<br />
<br />
Aklını fıydırmak:  Aklı başından gitmek, çok şaşırmak. ( Seni aniden karşımda görünce, aklımı fıydırıyordum.)<br />
<br />
Annacından bakmak:  Karşısından bakmak.( Ben burada ölesiye çalışırken  o, annacımdan bakıp duruyor.)<br />
<br />
Ağızlım yüzlüm:  Doğru dürüst, istenilen şekilde.( Şöyle ağızlım yüzlüm yemek yiyenedim.)<br />
<br />
Avkırı soytarı:  İstenilen şekilde olmayan, baştan savma yapılan iş.<br />
<br />
                               C<br />
<br />
Cığızlık yapmak:  Oyunda mızıkçılık etmek.<br />
<br />
Cımbıldaklık etmek:  Hafif meşrep kadın gibi davranmak.<br />
<br />
Canı acıklık etmek:  Parasına veya bir eşyasına zarar geleceğinden korkmak.Cimri davranmak.<br />
<br />
 Cicik deyip gitmek:  Ziyaretine gittiği bir yerden, çok çabuk ayrılmak. (Biraz daha kalın. Cicik deyip gidiyorsunuz her zaman.)<br />
<br />
Cincombalak kılmak: Takla atmak.<br />
<br />
                                      D<br />
<br />
Dil çırtmak:  Güzel konuşmak için kendini zorlamak. Gülünç duruma düşmek.<br />
<br />
Diline virdetmek:  Diline dolamak.<br />
<br />
Dingabak gitmek:  Kafasının üstüne düşmek.<br />
<br />
Dikdek bakmak:  Sert bakmak.<br />
<br />
Düşeyazmak:  Düşmekten son anda kurtulmak. Düşme pozisyonuna girmek.<br />
<br />
                                 E       <br />
<br />
Elini ağzına çaldırmamak:  Birini çok fazlasıyla meşgul etmek. Onun başka bir iş yapmasına engel olmak. ( Bu çocuk bugün, elimi ağzıma çaldırmadı; her işim yarım kaldı.)<br />
<br />
Eline dutlaştırmak:  Birisinin eline, herhangi bir şeyi alelacele vermek. ( Tombala oynayan hamımlar, bir kartela da  benim elime dutlaştırdılar.)<br />
<br />
Eşitmezden gelmek:  Duymazdan gelmek.<br />
<br />
Erişli argaçlı gidip gelmek: İ ş yaparken, zamanını iyi kullanmak. Bir şey almaya giderken, oraya götürülmesi gereken şeyi beraberinde götürmek.Eli kolu dolu gidip, eli kolu dolu dönmek.Böylece zaman kazanmak.  <br />
<br />
                                 F<br />
<br />
Feni feni dönmek: Telâştan ne yapacağını bilememek.( Ayşe&#8217;ye yemeğe gittik; feni feni döndü.)<br />
<br />
Fehem etmek: Evhamlanmak. ( Deprem olacak diye fehem ediyorum, sabaha kadar uyuyamıyorum.)<br />
<br />
                                G  <br />
   <br />
Gücü kurumak:  Çok bunalmak. ( Bilgisayarı kullanırken, pek gücüm kurudu. Bir türlü yapamıyorum.)<br />
<br />
Gömgök dargın olmak:  Birisine temelli küsmek. ( Fatma bana gömgök dargın.)<br />
<br />
Gasiyan etmek:  Kusmak<br />
<br />
Gıran gomak:  Çok sinirlenip, bağırıp çağırmak.Herkesi sindirmek.<br />
<br />
Gözüne almak:  Birine çok kin duymak.Sürekli o kişiyle uğraşmak. ( Ayşe beni gözüne almış bir defa; ne yapsam kızıyor.)<br />
<br />
Gıra gitmek : Gurbete gitmek.<br />
<br />
Gınamsıklık etmek:  Bir konuda , gerekenden fazla titiz davranmak. ( Sen böyle gınamsıklık ettikçe, işin ter gidiyor.)<br />
<br />
Göynü bulanmak:  Midesi bulanmak.<br />
<br />
Gımcıklanmak:  Herhangi bir şeyi yapmaya karara verince, tez canlı davranmak, bir an önce girişimde bulunmak istemek.<br />
<br />
                                H<br />
<br />
Habar atmamak:  Laf atmamak, birisiyle konuşmamak. <br />
                              <br />
Hey Allahına kalkmak:  Birden bire çok sinirli davranışlar göstermek.<br />
<br />
Hapahap denk gelekalmak:  Birisiyle aniden, hiç umulmadık yerde karşılaşmak. ( Pazar yerinde, Zeynep&#8217;le hapahap dengele kaldık.)<br />
<br />
Hatırından çıkmak:  Unutmak. ( Ekmek alması hatırımdan çıkmış.)<br />
<br />
He şu başıma gelen: Bak sen şu olan işe.Şu başıma geleni gördün mü?<br />
<br />
Hoşaf olmak:  Kırılmak, parçalanmak. ( Mehmet düşmüş, diz kapağı hoşaf olmuş.)<br />
<br />
Hamur yazmak: Yufka açmak.<br />
<br />
Hora geçmek:  Makbule geçmek.( Arkadaşın bana yardım etti. Çok hora geçti.)<br />
<br />
Hora geçirmek:  Yaptığını, istenilen, beklenilen şekilde yapmak. ( Ablam, yaptığı herşeyi hora geçirir.)<br />
<br />
Hava yelli olmak:  Avare olmak, sorumsuz davranmak.<br />
<br />
Hışdınmamak :  Hiç oralı olmamak.<br />
<br />
Hiyonk hiyonk etmek:  Konuşulmaması, sessiz kalınması bir durumda; yanındakiyle alçak sesle konuşmak.<br />
<br />
Hartı hurtuna geçmek:  Yaşlılık nedeniyle vücudun, bazı özelliklerini kaybetmesi.<br />
<br />
                                 I<br />
<br />
Ingıraz gitmek:  Hastalıktan bir türlü kurtulamamak. ( Bu çocuk ıngıraz gitti, büyüyemdi.)<br />
<br />
                                 İ<br />
<br />
İçi bir kısım olmak:  İç sıkıntısı duymak.( Şu çocuktan bir haber gelseydi ; içim bir kısım.)<br />
<br />
İçine guylaşmak:  Sıkıntısı, üzüntüsü veya acısı içine oturmak. ( Bacaklarımın ağrısı içime guylaştı.)<br />
<br />
İçine dammak:  Olacakları önceden hissetmek. ( Bunun böyle olacağı içime damdıydı zaten.)<br />
<br />
<br />
                                K<br />
<br />
Karnı yanmak:  Birisi için çok üzülmek, içi yanmak. ( Savaşta ölenlere pek karnım yandı.)<br />
<br />
Karnı varmamak:  Birinin zor duruma düşmesine gönlü razı olmamak. ( Kızıma ceza vereceğim ama, karnım varmıyor.)<br />
<br />
Karnı takılmak:  Biri için endişe duymak, merak etmek. <br />
<br />
Karnı arkasına yapışmak:  Kötü bir olay olacak diye, sürekli huzursuz olmak. ( Bizim oğlan  eve dönmedi hâlâ<br />
; karnım arkama yapışıp duru.)<br />
<br />
Karnı genişlemek:  Sıkıntıdan, dertten kurtulmak.<br />
<br />
Karnını çekip durmak:  Kötü bir olay olacak diye, sürekli huzursuz olmak.<br />
<br />
Karnı çürümek:  Şüphelenmek.İ çine kurt düşmek.<br />
<br />
Kuyruk tutmak:  Dedikodu etmek.<br />
<br />
Kıt görmek:  Birisini veya herhangi bir şeyi, tam gözden kaybolmak üzereyken son anda görmek.<br />
<br />
Keleve gibi dönmek:  Misafire çok hizmet etmek. Onların ayağında dönmek. <br />
 <br />
Kepeksiz sağılmak:  Başkasının yönetimi altına girmek. ( Bu adam da kepeksiz sağıyor beni.)<br />
<br />
Kürtün yığmak:  Rüzgârın etkisiyle, yağan karın, bir tarafa yığılması. (Yola , kar kürtün yığmış.)<br />
<br />
<br />
                                L<br />
<br />
Lafı damzırmak:  Kinayeli konuşmak. ( Amcam lâfı damzırır konuşurken.)<br />
<br />
Lâf gavutlamak:  Kendisine söylenilen sözleri unutturmak için, ya da konuşulan konuyu unutturmak için, araya başka laflar sokmak. (Söylediklerim işine gelmeyince, laf gavutlamaya başladı.)<br />
<br />
                                M<br />
<br />
Müzmahal etmek:  İyi bir durumu, iyi bir şeyi bozmak, berbat etmek. (Ayşe, kumaşı biçeyim derken müzmahal etmiş.)<br />
<br />
Mahna bulmak:  Ayıplamak.<br />
           <br />
                                N<br />
<br />
Nerem deyonuz?:  Nereniz ağrıyor?<br />
<br />
                                O<br />
<br />
Okuyuculuk yapmak:  Birisinin düğününe, mevludüne, davetlileri kapı kapı gezerek davet etmek.<br />
<br />
                                Ö<br />
<br />
Öğür olmak:  O&#8217;nsuz yapamamak. ( İki kardeş hiç ayrılmıyorlar birbirlerinden, iyice öğür olmuşlar.)<br />
<br />
Öküz buzaladı:  Hiç akla gelmeyen şey oldu.<br />
<br />
                                P<br />
<br />
Pangal yumak gitmek:  İki kişinin yerde , sarmaş dolaş yuvarlanması, şakalaşması veya dövüş etmesi.<br />
<br />
Parıl parıl etmek:  Soğuktan, heyecandan veya korkudan titremek.<br />
<br />
Pıyır pıyır giymek: Çok temiz, dikkatli giyinmek.Giyimine her zaman özen göstermek.<br />
         <br />
                                T                 <br />
<br />
Türbesini tutuşturmak:  Birisine çok büyük bir kötülük yapmak.<br />
<br />
Tevatir etmek:  Abartmak.<br />
<br />
                                Y<br />
<br />
Yalın ayak  çama çıkmak:  Korkudan ya da telâşeden ne  yapacağını bilememek. ( Hava öyle soğuk ki; adamı yalın ayak çama çıkartıyor.)<br />
<br />
Yapışaklık etmek: Titiz davranmak.İnce eleyip sık dokumak.<br />
<br />
Yalabık olmak:  Kaygan olmak. ( Çamaşır suyundan ellerim yalabık oldu.)<br />
<br />
Yüzü yerde olmak:  Alçak gönüllü olmak.<br />
<br />
Yere beraber olmak:  Alçak gönüllü olmak. <br />
<br />
Yere kapaklanmak:  Yüzünün üstüne düşmek.<br />
<br />
Yüreği kalkmak:  Çok korkmak. ( Gece kapı çalınca, yüreğim kalktı.)<br />
<br />
Yürek gakgını olmak:  Bir olayın etkisinde kalarak; sürekli herşeyden korkar duruma gelmek. ( Depremden beri yürek gakkını oldum.)<br />
<br />
Yıkıp yemirmek:  Sinirlenip, her tarafı alt-üst etmek. Kırıp dökmek.<br />
<br />
Yalap deye gelmek: Bir şeyi hemencecik yapmak. Bir yere çarçabuk gidip gelmek. ( Ali&#8217;ye bir iş buyur; hemen yalap deye gelir.)<br />
<br />
Yemek vurmak:  Ocağa, pişirmek üzere yemek koymak.<br />
<br />
Yangıştım yangıştım gitmek: 1- Beklenmedik bir durumla karşılaşınca, bulunduğu yeri terketmek zorunda kalmak.2- Yengeç gibi yan gitmek.<br />
<br />
                                Z<br />
<br />
Zıddına gitmek:  Sinirine dokunmak, sinirlenmesine sebep olmak. ( Şu adam çok zıddıma gidiyor.)<br />
<br />
<br />
Kaynak: Kâmuran Esen'in Kaleminden Mudurnu / Mudurnu Kaymakamlığı- Mudurnu Belediyesi Kültür Hizmetleri Dizisi </span>]]></description>
		<pubDate>Sat, 15 Jan 2011 20:30:02 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95305-mudurnuya-ait-yoeresel-deyimler/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Mudurnu'ya Ait Yöresel Sözcükler]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95304-mudurnuya-ait-yoeresel-soezcukler/</link>
		<description><![CDATA[A<br />
<br />
<span style='color: #000000'>avkırı: Uygun olmayan.<br />
ayrıksa: Alışılagelmiş duruma ters olan, değişik.<br />
Agubat: Avukat<br />
Avla: Bahçelerin , tarlaların etrafına çekilen  korunak.<br />
Afır: Hayvan yemi  konulan uzun,çukur yem kabı.<br />
Apdeslik: Eski tip lavabo.<br />
Ameden: Aniden.<br />
Artımık: Artan yiyecek, artık.<br />
Afacafa: Zar-zor<br />
Alager:Yarı olgun meyve.<br />
Acık: Azcık.<br />
Annı gabağına: Alnın ortasına.<br />
Annaç: Karşı cephe<br />
Allah emri: Deprem<br />
Aşşap: Ahşap<br />
Atık: Artık, şimdiden sonra<br />
Allahısmalladık: Alasmarladık<br />
<br />
B<br />
<br />
Badılcan: Domates<br />
Bahallı: Pahalı<br />
Baynımak: Sağlıklı bir duruma gelmek. Ya da maddi yönden iyiye gitmek.<br />
Basdun:Baston<br />
Betdelek: Münasebetsiz.<br />
Bolpazarı: Bolu&#8217;nun pazarı olduğu gün: Pazartesi<br />
Bıldır: Geçen sene.<br />
Bıdırdaşmak: Konuşmak.<br />
Bicik: Bir tane<br />
Büllemek: Üzerini örtmek.<br />
Badaşamamak: Birisiyle anlaşamamak, geçinememek.<br />
Bem: Benim<br />
Bezi: Bazı.<br />
Buruş: Hoşaf yapmak için kurutulmuş erik.<br />
Beserek: Saf, anlayışı kıt olan kişi.<br />
Böttürmek: Bir şeyi ateşte közlemek.<br />
Böğemek: Akan suyun önünü germek, bent yapmak.<br />
Bayrı: Bari.<br />
Birezden: Biraz  sonra.<br />
Bi ta: Bir daha<br />
Böne: Böyle<br />
Bölet:Havuz<br />
Buva: Baba<br />
Bolbazarı: Bolu&#8217;nun pazarı olan Pazartesi günü.<br />
<br />
C<br />
<br />
Cıllamak: Tiz sesle bağırmak.<br />
Cırmalamak: Tırmıklamak.<br />
Cebelleşmek: Birisi  ile inatlaşmak, onunla uğraşmak.<br />
Ceyran :Elektrik<br />
Curuk: Hindi<br />
Cocor: Hindi<br />
Cingan : Çingene<br />
Cımbıldak: Hafifmeşrep<br />
Cüme: Cuma<br />
Cacur: Fermuar<br />
Ciciklemek: Küflenmek<br />
Cazı: cadı<br />
Cıdavı: Arsız<br />
Curu: Sulu.İçinde suyu fazla olan.( Curu hamur yoğurdum.)<br />
Conguldatmak: İçinde sulu bir şey olan kabı, sallamak.Sıvı maddenin  çalkalanmasına sebep olmak.<br />
Cibertmek: İyice dövmek.<br />
Curutmak: Koyu bir maddeyi sulandırmak.(Süzme yoğurdu curuttum.)<br />
Cuvap: Cevap.<br />
<br />
<br />
Ç<br />
<br />
Çükündür: Şeker pancarı<br />
Çon: Kalça<br />
Çınır: 1-Sınır.2 &#8211;Karda açılan yol.<br />
Çelertme: Yaramaz, uykusuz, huysuz bebek.<br />
Çalmak: Sürmek(Ekmeğe yağ çaldım.)<br />
Çekişmek: Azarlamak.<br />
Çemkirmek: Bağırıp çağırmak.<br />
Çiğmızrak:Tamamen, hepsi.(Ağaç çiğmızrak çiçek açmış.)<br />
Çemek: Geveze.Büyüklere karşılık veren.<br />
Çezmek: Çözmek<br />
Çiritmek: Çömelmek<br />
Çampıldatmak: Sulu bir şeyi sallamak.( Bardağı çampıldatınca,  su döküldü.)<br />
Çırpıştırmak: Dövmek.<br />
Çıkatdıramamak: Kim olduğunu hatırlayamamak, tanıyamamak.<br />
<br />
D<br />
<br />
Datlımcak: Tatlımsı<br />
Dargamak: Dağınıklığı toplamakdüzeltmek.<br />
Dinelmek: Dikilmek.<br />
Dömbelek: Darbuka<br />
Dombay: Manda<br />
Dokdur: Doktor<br />
Demden: Demin, biraz önce.<br />
Dıngıldak: Konulduğu yerde düzgün, dengede durmayan.(Bu masa dıngıldak.)<br />
Dığdı: Tığ işindeki her bir zincire verilen ad.<br />
Debildemek: Kımıldamak.<br />
Diş: Örgü örmekte kullanılan şiş.<br />
Dürü: Düğün hediyesine verilen ad.<br />
Denişik: Değişik<br />
Dizlik:Uzun paçalı iç giysisi.<br />
Di&#8217;ha: İşte<br />
Döbellenmek:Yuvarlanmak.<br />
Döblecik: Üzerinde yalnız iç çamaşırı bulunan kişinin görüntüsü.<br />
Dirgez: Diri.(Kumaş için kullanılır.)<br />
Dutlaştırmak: Birinin eline herhangi bir şeyi alelacele vermek.<br />
Duravarmak: Yorulmak.<br />
Doru: Doğru<br />
Domatiz: Domates<br />
Dobalan: Lop yumurta<br />
Dolav:Dolap<br />
<br />
E<br />
<br />
E&#8217;ce: İyice<br />
Emme:Ama<br />
Ediraf:Etraf<br />
Ertişmek: Birisiyle sürekli uğraşmak, musallat olmak.<br />
Esik: Eksik<br />
Ezelde: Tevekkeli<br />
Eşi: Ekşi<br />
Eşimek: Surat asmak.<br />
Elpiştirme:Yaramaz ve bilmiş kız çocukları için kullanılır.<br />
Ekceyvice: Eni konu, iyice<br />
Eyellim: Eğer ki<br />
Evitlemek: Ayıklamak.<br />
Eplemguç: Tahteravalli<br />
Ettiyarar: İhtiyar.<br />
Ettiyallamak: İhtiyarlamak.<br />
Evzalı: Nazlı.Kahrı zor çekilen kişi.<br />
Emeyara: İstenildiği kadar iyi olmayan.<br />
Emişik: Süt kardeş.<br />
Ebrik: Yumuşak.(Genelde börek için kullanılır.)<br />
Ellek: Sözünde durmayan, dönek.<br />
Enim şenim: Enikonu<br />
Enatdar:Anahtar<br />
<br />
F<br />
<br />
Fıydırmak: Fırlatmak<br />
Fızlaşmak: Soğuktan ellerin ayakların donması.<br />
Fızlı: Hızlı<br />
Faslı: Kesilen böreğin her bir parçasına verilen ad.<br />
Faşdırdamak: Kızıp, sinirlendiğini davranışlarıyla belli etmek.<br />
Fike: Musluk<br />
<br />
G<br />
<br />
Gada: Kadar<br />
Garı: Kadın<br />
Galla: Kadınlar.<br />
Galan: Artık, şimdiden sonra.(Bu işi bıraktım galan.Çalışmayacağım.)<br />
Gafa Kâadı: Nüfus kâğıdı.Gayfe:Kahve.<br />
Gı: Kadınlara, kızlara yönelik hitap şekli. Kız. &#8221;Al gı! Şunu mutfağa götür.)<br />
Gır: Gurbet.(Bizim çocukların hepsi gırda.)<br />
Gış:Kar.(Bu yıl pek gış yağdı.)<br />
Gabahet: Kabahat<br />
Gıygaşık: Aralık kalmış, tam kapanmamış.( Bebeğin gözleri gıygaşık.Şimdi uyuyacak.)<br />
Gıymatlı: Kıymetli<br />
Gan yokarı: Karnı yukarı gelecek şekilde, sırt üstü yatar vaziyetine verilen ad.<br />
Gicirgen: Isırgan otu<br />
Gakılı: Ağzına kadar dolu.<br />
Gağşamak: Vidalı, menteşeli bir eşyanın zamanla gevşemesi.<br />
Gödermek: Soğuktan eli ayağı buz kesmek.<br />
Gondurmak: Üstünden ölçmek, tahmin etmek.<br />
Ganzımak: Dik duran bir şeyin,geriye yatması.<br />
Gatın gatın: Kat kat, tekrar tekrar.<br />
Gınamsık: Sinameki.<br />
Gegemek: 1-Çentik 2- Tığın ucundaki çıkıntıya verilen ad.<br />
Guytak: Çukur, rüzgâra kapalı yer.<br />
Gapcık: Kabuk<br />
Güccük: Küçük<br />
Gülüş çığrış: Güle oynaya, neşeli.<br />
Girenlemek: Havanın sertleşmesi.<br />
Gımcıklamak:Yerinde duramamak.Bir sıkıntısını, bir acelesini belli etmek.<br />
Gırcınmak: Bir sıkıntını bir rahatsızlığı, çeşitli davranışlarıyla belli etmek.(Hastayın deye gırcınıp duru.)<br />
Gamildetmek: Ağır bir eşyanın, onu kaldıran kişiyi zorlaması.<br />
Gaşım : Kardeşim<br />
Gızınmak: Ateşte veya sobada ısınmak.<br />
Ganırtma: Lâf anlamayan.Sözden ve olaylardan pek etkilenmeyen.<br />
Ger&#8217;den geri:Uzaktan uzağa.<br />
Garece: Ne az, ne çok.Kararında.<br />
Gaypancak: Kaygan olan.<br />
Gakmak: Kalkmak<br />
Gonşu: Komşu<br />
Goygamak: Kaldırmak, yerine koymak.<br />
Goyvermek: Bırakmak, salıvermek.<br />
Gorava: Kızılcıktan yapılan konsantre.<br />
Gozurdamak:Diklenmek.Bir konuda bilmişlik taslamak.(Hadi ordan! Gozurdayıp durma.)<br />
Gözel: Güzel<br />
Göynümüş: Çok fazla olgunlaşmış meyve için kullanılır.(Bu armut göynümüş.)<br />
Göğercin: Güvercin<br />
<br />
H<br />
<br />
Habar: Haber<br />
Hışdamamak: Hiç oralı olmamak, aldırmamak.<br />
Hışdınmamak: Hiç oralı olmamak, aldırmamak.<br />
Hiyonklamak: İki veya daha fazla kişinin, aralarında gereksiz yer ve zamanda konuşması.<br />
Hıra: Küçük<br />
Hayat: Evlerde giriş katındaki ayakkabı çıkarılan yer.<br />
Hinci: Şimdi.<br />
Havayelli: Avare<br />
Hayallamak: Şüphelenmek.<br />
Haydırdamak: Avare avare gezmek.<br />
Hengâme: Ana baba günü.<br />
Hesaret: Hastalıktan ya da çok çalışmaktan bitkin düşmek.<br />
Heva: Hava<br />
Heva yere:Boşoboşuna<br />
Hıcacık:Ufacık.<br />
Hırkıldaşmak: Ağız dalaşı yapmak.<br />
Hılhış: Karın doyurmayan, abur cubur yiyecek.<br />
Huysutmak: Bir davranıştan,  bir yiyecekten nefret etmeye neden olacak bir duruma düşmek.<br />
Hevla: Helva<br />
Handendir:Ne zamandır.(Handendir hastayın.)<br />
<br />
I<br />
<br />
Iccak: Sıcak<br />
Ih: Soğuğa, rüzgâra kapalı yer<br />
Irahat: Rahat<br />
Iramazan: Ramazan<br />
Irılmak: Kadının hamileyken, çocuğunu kaybetmesi.<br />
Irmak: Çamaşırhane<br />
Ildırışık: Çok aydınlık.<br />
<br />
İ<br />
<br />
İmmana: Çok<br />
İnce ibaret: İyice.(Doktor, ince ibaret muayene etti.)<br />
İrkmek: Biriktirmek.<br />
İsan: İnsan<br />
İpildemek: Hafif hafif kıpırdamak.(Perde rüzgârdan ipildiyor.)<br />
İslah: Adeta <br />
İnkipda: İptida, ilk önce.<br />
İlkipda: İptida, ilk önce<br />
İlmek: Değmek, temas etmek.<br />
İlâzım: Lâzım<br />
İlimon: Limon<br />
İşlim güşlüm: Enikonu<br />
İkrahsınmak: Tiksinmek.<br />
İrezil: Rezil<br />
<br />
K<br />
<br />
Kaşık sapı: Mudurnu&#8217;nun yöresel yemeği.Hamurişi bir yemek türü.<br />
Kelem: Lâhana<br />
Karakabuk: Kestane<br />
Kaykıla kalmak: Ölmek, soğuyup buz gibi olmak.<br />
Kösülmek: Yorulmak.<br />
Kürtün yığmak: Karlı bir havada, rüzgârın karı, bir taraf yığması.<br />
Kezlemek: Birisini pusuya düşürmek için fırsat kollamak.<br />
Korkagelmek: Birden bire korkmak.<br />
Kehat: Kâğıt<br />
Kerezimek: Günden güne sağlığın bozulması.( Bu ağaç da iyice kerezidi.)<br />
<br />
<br />
L<br />
<br />
<br />
Löbürdemek: Söylenmek<br />
Laylon: Naylon<br />
Liylaki: Leylak<br />
Lağap: Lâkap<br />
Löbet: Nöbet<br />
<br />
M<br />
<br />
Müceddet: Yeni<br />
Menemme: Galiba<br />
Mani: Her zaman, sürekli<br />
Murabba: Salça<br />
Mahya: Panayır<br />
Masarıf: Masraf<br />
Mor badılcan: Patlıcan<br />
Mısmıllamak: Sözle veya dayakla birini cezalandırmak.<br />
Mıncıklamak: Yumuşak bir şeyi  parmaklar arasında sıkmak.<br />
Merdemen: Merdiven<br />
Mezellik: Mezarlık<br />
Makat: Sedir veya divan örtüsü<br />
Mayiş: Maaş<br />
Metiro: Metre<br />
Mehel olsun: Oh olsun!<br />
Malhazır: Kapaklı bakır tabak.<br />
Müstembel: Kullanılmış, yeni olmayan.<br />
Makseten: Mahsuscuktan<br />
Mıymıy: Mızmız,ağır kanlı.<br />
Manâcı: Her şeye bir kusur bulan.<br />
Mahna bulmak: Ayıplamak<br />
Mozak: Çam kozalağı<br />
Meh: Almaktan emir.<br />
Mubal: Vebal<br />
<br />
N<br />
<br />
Nemelhacatın: Nene lâzım, nene gerek?<br />
Nankısı: Hangisi?<br />
Nahak yere: Haksız yere, boşu boşuna<br />
Naşırfa: Maşrapa<br />
Nom hayır: Hayırsız<br />
Ne man: Ne kadar da...<br />
Nara?: Ne gezer, nerde!<br />
Narasın?: Ne gezer, nerde!<br />
Nosbatar: Sevimsiz, suratsız.<br />
Nuçun: Niçin<br />
Nipacan: Ne yapacaksın?<br />
Nepacan?: Ne yapacaksın?<br />
Nipbatsınız: Ne yapıyorsunuz.<br />
N(M)üzümsuz: Lüzümsuz<br />
<br />
O<br />
<br />
Olakalmak: Biriyle uğraşmak, musallat olmak.<br />
Oyasa: Uyuşuk, eli ağır<br />
Ordan kere: Ondan sonra...<br />
Olduk gada: Yasak savacak kadar, yarım yamalak<br />
Oyurgalamak: Teğellemek<br />
Okumak: Davet etmek.<br />
Osamak: Aldanmak, yanılmak.<br />
Otobos: Otobüs<br />
Olduk gada: Oldu diyecek kadar.Adet olacak kadar.<br />
<br />
Ö<br />
<br />
Öset: O saat, hemen, derhal<br />
Öşertmek :Abartmak<br />
Örüklemek: Ağzına kadar doldurmak.<br />
Örüzger: Rüzgâr<br />
Öne: Öyle<br />
<br />
P<br />
<br />
Padadiz: Patates<br />
Pavkırmak: Sinirli sinirli bağırmak.<br />
Pavlika: Fabrika.<br />
Piskevit: Bisküvi<br />
Pösteki: Hayvan postu<br />
Pekemek: Bir şeyin ağzını kapatmak.<br />
Peşkir: Ucu saçaklı havlu<br />
Penayir: Panayır<br />
Periz: Perhiz<br />
Panga: Banka<br />
Pantul: Pantolon<br />
Pazı:Hamur yumağı<br />
Pala: Kumaş parçası<br />
Parı: Biraz<br />
Pallamak: Odunu  baltayla parçalamak.<br />
Pısmak:1-Sinmek, gizlenmek.2-Hacmin azalması.<br />
Pıyırtdak: Derhal ,hemen.( Çarşıya pıyırtdak  gittim, geldim.)<br />
Pıska: Kapuska<br />
Piyazlamak: Dolduruşa getirmek.<br />
Parıldamak: Tirtemek<br />
<br />
R<br />
<br />
Rico etmek:Yaka silkmek.Nefret etmek.<br />
Radıyo: Radyo<br />
Ravak: Çok koyu şerbet<br />
Rabbini sormak: Kin beslediğini birine, dersini vermek, intikam almak.<br />
Rahmet:Yağmur<br />
<br />
S<br />
<br />
Sehet: Saat<br />
Süren süren: Akın akın<br />
Sentil savuş: Yalpalaya yalpalaya<br />
Sındı: Makas<br />
Seyitmek: Koşmak.<br />
Sacicak: Sac ayağı <br />
Sürgüç: Bulaşık bezi<br />
Sarkmak: Özenmek, heves etmek<br />
Salak: Ağaçtan yapılmış uzun sırık.<br />
Salık: Sağlık<br />
Soğuklamak: Üşütmek<br />
Susa: Şose<br />
Sıpıtmak: Fırlatmak<br />
Sıyırıvermek: Başıboş bırakmak<br />
Sıyıttırmak: Bir uçtan girip, öbür uçtan çıkmak, gezmek.<br />
Saysınmamak: Saygı göstermemek<br />
Sıkılamak:1-Birini konuşturmak için sıkıştırmak.<br />
Selpeş: Serbest<br />
Sünge: Ekmek fırınının külünü, kömürünü temizlemekte kullanılan, ucunda bez takılı sopa.<br />
Söyündürmek: Söndürmek.<br />
Sormak: Emmek<br />
<br />
Ş<br />
<br />
Şaklamak: İkiye  bölmek.<br />
Şinci: Şimdi<br />
Şinciye gada: Şimdiye kadar<br />
Şipdek: Hemen anında etki etmek.(İlâç içince ağrılarım şipdek kesildi.)<br />
Şöne: Şöyle<br />
<br />
T<br />
Ta: Daha (Ta çok beklesin o gelecek diye.)<br />
Tentene: Dantel<br />
Töskürmek: Birini yıldırmak, geri çekilmesini sağlamak.<br />
Taranmak: Yıkanmak<br />
Tüylü tombak: Şeftali<br />
Talike: Tehlike<br />
Tosturdamak: Tafra etmek.<br />
Tulu: Dolu(yağış).<br />
Tasımlamak: Kafadan ölçmek, biçmek.<br />
Tavsımak: Bir şeyin şiddetinin azalması<br />
Tıknacık: Küçücük ama kullanışlı ev.<br />
Temek: Ahır penceresi<br />
Tığteber: Tamamen, hepsi<br />
Tosba: Kaplumbağa<br />
Taklaştırmak: Araştırmak, soruşturmak<br />
Tedik: Çabuk<br />
Tehne: Tenha<br />
Tehnelmek: Tenhalaşmak<br />
Töbusun: Tövbe olsun<br />
Takanak: Takıntı<br />
Tokaç: Elde çamaşır yıkarken kullanılan, fırın küreğine benzer âlet.(Çamaşırları tokaçlamazsan kiri akmaz.)<br />
Töbeler hakku uçun: Andolsun ki.(Böyle yaptığını bir daha görürsem, töbele hakkı uçun  darılırım sana.)<br />
<br />
U<br />
<br />
Ufecik: Ufak<br />
Uçun: İçin ( Sizin uçun yaptım bu yemekleri.)<br />
Unca: O kadar(Unca söyledim yapma diye ama, dinletemedim.)<br />
Uşak: Çocuklara hitap şekli.(Uşak! Çabuk buraya gelin.)<br />
Uvvaşık: Uyuşuk<br />
<br />
Ü<br />
<br />
Ürya: Rüya<br />
Ünnemek: Bağırmak<br />
Ürgendere: Üvendere<br />
<br />
V<br />
<br />
Vakıt: Vakit<br />
Vire: Habire, durmadan.<br />
Velesbit: Bisiklet<br />
<br />
Y<br />
<br />
Yuka: İnce<br />
Yere beraber: Alçak gönüllü<br />
Yüzü yerde: Alçak gönüllü<br />
Yaah: Hayır, olmaz.<br />
Yaslahaç: Hamur açılan tahta<br />
Yanız: Bir şeyin kenarı<br />
Yarsımak: Özenmek<br />
Yıldırdak: Hafif meşrep<br />
Yence: Hafif<br />
Yeren: Arkadaş<br />
Yetirik: Şımarık, sonradan görme.<br />
Yetirememek: Kullandığı, harcadığı bir şeyi ayarlayamamak.(Maaşımı yetiremeyon.)<br />
Yalabık: Kaygan<br />
Yekselemek: Birini küçük görmek.Onu sindirmeye çalışmak.<br />
Yapışak: Aşırı titiz, sinameki<br />
Yalapşap: Yarım yamalak, acele yapılan iş.<br />
Yavıldamak: Oyalanmak, çok yavaş hareket etmek.<br />
Yırçalmış: Arsız, söz dinlemeyen, yüzsüz.<br />
Yo: Kez, defa<br />
Yosa:Yoksa<br />
<br />
Z<br />
<br />
Zırıncımak: İnat etmek, üstelemek, askıntı olmak<br />
Zibillik: Çöplük<br />
Zoba: Soba<br />
Zerhoş: Sarhoş<br />
Zatı: Zaten<br />
Zipci: Söğüt dalından yapılan düdük<br />
Zartlak: Palavracı<br />
Zıngıldatmak: Kımıldatmak.Sallamak.(Masayı zıngıldatma.)<br />
Zinhar: Asla, kat&#8217;iyen<br />
Zurnata: Zurna, klarnet<br />
Zurnatacı: Zurna veya klarnet çalan kişiye verilen ad.<br />
<br />
Kaynak: Kâmuran Esen'in Kaleminden Mudurnu / Mudurnu Kaymakamlığı- Mudurnu Belediyesi Kültür Hizmetleri Dizisi</span>]]></description>
		<pubDate>Sat, 15 Jan 2011 20:26:15 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95304-mudurnuya-ait-yoeresel-soezcukler/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Yunan atasözleri</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/94418-yunan-atasoezleri/</link>
		<description><![CDATA[<ul class='bbc'><li>Acıkmayan insan, ekmeğin ne olduğunu bilmez.</li><li>Ağa kor gibidir, yakamazsa karalar.</li><li>Aynı nehirde iki defa yıkanılmaz.</li><li>Cehenneme giden yolda yürümek kolaydır.</li><li>Dilencinin torbası deliktir.</li><li>Hak yenir ama hazmedilmez.</li><li>Hamur yoğurmak istemeyen, beş gün un elermiş.</li><li>Kim kıskanırsa kördür, kim nefret ederse sağırdır, kim kızarsa topaldır, yalnızca kim severse onun herşeyi tamamdır.<sup class='bbc'></sup></li><li>Korku mantıktan daha kuvvetlidir.</li><li>Seven kalp, daima gençtir.</li><li>Taş da yumurtanın üstüne düşse, yumurta da taşın üstüne düşse, olan yine yumurtaya olur.</li><li>Seven de kalp, nefret eden de.</li></ul>
[indent]<span style='font-size: 8px;'>kaynak: tr.wikiquote.org/wiki/Yunan_atasözleri</span><br />
[/indent]]]></description>
		<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 12:51:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/94418-yunan-atasoezleri/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Binbir Gün Masalları</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92854-binbir-gun-masallary/</link>
		<description><![CDATA[Binbir Gece Masalları gibi bir çerçeve konu içine yerleştirilmiş birçok masaldan oluşan Doğu masalları külliyati. İlk kez Fransız doğubilimci Petis de la Croix tarafından Farsça ve Türkçe yazmalardan derlenip çevrilerek Les mille et un jours, Contés orientaux (1710-12, 5 cilt; Binbir Gün, Doğu Masalları) adıyla yayımlanmıştır.<br />
Binbir Gün Masalları, Keşmir hükümdarı Turan Bey&#8217;in kızı Ferahnaz&#8217;a, erkekler konusundaki görüşlerini değiştirmek için dadısının anlattığı masallardan oluşur. Hain ve sadakatsiz olarak gördüğü erkeklere düşman kesilen ve bu yüzden bir türlü evlenmeye razı olmayan Ferahnaz&#8217;a dadısı güneş doğunca anlatmaya başladığı masalı akşama değin sürdürür. Amacı anlattığı masallarla onu erkeklerin vefalı olduğuna inandırmak ve içine düştüğü saplantıdan kurtarmaktır. Masallar birbiri içine girerek bin bir gün boyunca devam eder. Ferahnaz&#8217;ı ancak bin birinci günden sonra, ağabeyi Ferahruz&#8217;u tedavi eden bir rahip ikna eder. Böylece erkekler konusundaki görüşlerini değiştiren Ferahnaz, kendisine rüyada aşık olan, onun da bir süre önce rüyasında gördüğü İran şehzadesi Ferahşad&#8217;ı aramak üzere Keşmir&#8217;den ayrılır. Büyü gücü ile geyik olarak yaşayan Ferahşad&#8217;ı ürlü serüvenlerden sonra bulur; birlikte Gazne Hükümdarına giderler. Hükümdar şenlikler düzenleyerek iki genci evlendirir ve bir süre sonra da tahtını Ferahşad&#8217;a bırakarak ölür. Ama şehzade kendi ülkesine gitmek istediği için İran&#8217;a döner. Babasının ölümünden sonra tahta geçerek Ferahnaz ile mutlu bir yaşam sürer.<br />
<br />
Binbir Gün Masalları, yirmi kadar uzun masaldan oluşur. Araya bazı kısa öykü ve fıkralar da eklenmiştir.<br />
<br />
Bu külliyatta yer alan bazı masallar; Ferec Bade&#8217;ş-Şidde adlı Türkçe&#8217;ye de çevrilmiş bir başka masal külliyatında da bulunmaktadır. Bunlar arasında en çok yaygın olanı, ayrı bir öykü olarak da bilinen Seyfu&#8217;l-Müluk&#8217;tür. Binbir Gün Masalları&#8217;nda yer alan masalların en tanınmışları;<br />
Basralı Ebu&#8217;l-Kasım, Rıdvan Şah ile Şehristan, Kaluf ile Dilara, Çin Melikesi ile Şehzade Kalaf, Bedreddin Lulu ile Vezir-i Mağmum, Malik ile Melikzade Şirin, Gamsız Şah, Ebu Ali Sina, Ebu&#8217;l-Faris, Adud ile Ahi, Mansur ile Dilbernigah&#8217;tır.<br />
<br />
Binbir Gün Masalları Türkçe&#8217;ye ilk kez Elfü&#8217;n-Nehar ve&#8217;n-Nehar adıyla Fransızcadan Ali Raşid tarafından çevrilmiş, dört cilt olarak yayımlanması düşünülmüşse de ancak iki cildi basılmıştır (1867-70). Daha sonra bu çeviri Mustafa Hami Paşa, Ahmed Şükrü ve Said Fehmi tarafından tamamlanarak tek cilt halinde yayımlanmıştır (1873).<br />
<br />
<br />
<span style='color: #C0C0C0'><span style='font-size: 8px;'>AnaBritannica</span></span>]]></description>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 17:51:00 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92854-binbir-gun-masallary/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler(127) 'Bağlara Geldi Bahar']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/91773-maniler127-badhlara-geldi-bahar/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #800000'>kış sonuna erince <br />
bahara düşer cemre <br />
yar gönüle girince <br />
ömür katar ömüre... <br />
<br />
doğa yeşil baharda <br />
artık karakış bitti <br />
gül kokulu bağlarda <br />
yar gönlümü hoş etti... <br />
<br />
açınca renk renk gülüm <br />
bağım bahçem şenlenir <br />
sevda yorgunu gönlüm <br />
yar gelince dinlenir... <br />
<br />
bağda gülün goncası <br />
burcu burcu kokuyor <br />
ayrılığın sancısı <br />
damarımı yakıyor... <br />
<br />
umutsuz sevdalarda <br />
yarsız gönül üşüyor <br />
açtırdığım fallarda <br />
hep ayrılık düşüyor... <br />
<br />
gonca gül açmayınca <br />
garip bülbül figanda <br />
yar beni seçmeyince <br />
deli gönül isyanda.... <br />
<br />
bahçedeki menekşe <br />
iner kökü derine <br />
yari sarsaydım keşke <br />
hasretliği yerine.... <br />
<br />
taviz verme özünden <br />
yanlışa denmez doğru <br />
o zalimin yüzünden <br />
kalbimde dinmez ağrı... <br />
<br />
bahçenin özelliği <br />
lâle nergis güldedir <br />
türkçenin güzelliği <br />
sade arı dildedir...<span rel='lightbox'><img src='http://forum.bestsanat.com/public/style_emoticons/default/sm_cool.gif' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span> </span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p><br />
]]></description>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 18:43:32 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/91773-maniler127-badhlara-geldi-bahar/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler(35)'Kem Söz Gönlü İncitir']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/91731-maniler35kem-soez-goenlu-yncitir/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #800000'> <br />
<br />
yar yitirdim ararım <br />
onu bulmak kararım <br />
yar sinemde olmazsa <br />
kurur gönül pınarım.... <br />
<br />
olurum ben köle kul <br />
yeter ki sen bana gül <br />
sıkı sıkı sararsan <br />
solmaz hiç bağımda gül... <br />
<br />
pınarın suyu serin <br />
kalbimde senin yerin <br />
gece gündüz ağlarım <br />
sevdiğim bana verin... <br />
<br />
yolcusuz yol olur mu <br />
yapraksız dal olur mu <br />
gönül bahçelerinde <br />
dikensiz gül olur mu... <br />
<br />
nazlı yarim bir zalim <br />
anlamaz benim halim <br />
o beni terkeyledi <br />
yine acıya talim.... <br />
<br />
bulunmaz bir incisin <br />
yüreğimde sancısın <br />
yıllarca peşindeyim <br />
mevlam bana acısın... <br />
<br />
boğazımda hıçkırık <br />
gönül sazım bak kırık <br />
ölümden de betermiş <br />
kör olası ayrılık... <br />
<br />
baharımda yelimsin <br />
yağmurumsun selimsin <br />
ay bakışlı nazlı yar <br />
bahçemdeki gülümsün...<br />
<br />
yar gelmedi bugünde<br />
gönül yarin derdinde<br />
beni bensiz bırakan<br />
sevdam yine sürgünde...<br />
<br />
yarim güller suluyor<br />
sularken de dalıyor<br />
gonca gülün yerine<br />
yaprakları yoluyor...<br />
<br />
kem söz gönlü incitir<br />
güzel sözse incidir<br />
kör olası ayrılık<br />
dinmeyen bir sancıdır...<span rel='lightbox'><img src='http://forum.bestsanat.com/public/style_emoticons/default/sm_cool.gif' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span> </span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p><br />
]]></description>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 17:09:53 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/91731-maniler35kem-soez-goenlu-yncitir/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler(126) 'Gönülbahçem']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/91547-maniler126-goenulbahcem/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #800000'>Bahçeye geldi bahar <br />
Gelince güldü o yar <br />
Değeri biçilmeyen <br />
Sevgiye olmaz ayar... <br />
<br />
Bahçelerde bakla var <br />
Sen gönlümü yokla yar <br />
Kondurduğum buseyi <br />
Ömür boyu sakla yar... <br />
<br />
Bahçelerde patlıcan <br />
Baldan bilem tatlı can <br />
Bir an yari görmesem <br />
Çatır çatır çatlıcam... <br />
<br />
Bahçemin var nergisi <br />
Onlar bahar sergisi <br />
Hiç sararıp solmuyor <br />
Bendeki yar sevgisi... <br />
<br />
Bahçelerde fesleğen <br />
Yardır gönlü besleyen <br />
Sevgi yüklü bir bakış <br />
Odur ömrü süsleyen... <br />
<br />
Şu bahçenin fındığı <br />
Gönlüm sevgi sandığı <br />
Yar dilimden düşmezken <br />
Yok adımı andığı... <br />
<br />
Bahçelerde kuyu var <br />
Kuyunun da suyu var <br />
Gül gamzeli yarimin <br />
Meleklerden soyu var... <br />
<br />
Bahçelerde kardelen <br />
Mutlu mudur her gülen <br />
Sevdiğim yad ellerde <br />
Odur bana zor gelen... <br />
<br />
Bahçelerde üzüm var <br />
Yare bir çift sözüm var <br />
Kınamayın siz dostlar <br />
Her güzelde gözüm var. <br />
<br />
Bahçenin önü duvar <br />
Feryadım kurt kuş duyar <br />
Bugün yarın diyerek <br />
Yar beni baştan savar... <br />
<br />
Fistanı yeşil düğme <br />
Sevdaya başın eğme <br />
İlâcım o yardadır <br />
Tabip yarama değme...</span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p><br />
]]></description>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 19:43:16 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/91547-maniler126-goenulbahcem/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Oy Nazile Nazile....</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/91421-oy-nazile-nazile/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'><span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 12px;'><span style='color: #800000'></span></span></span></strong><br />
<br />
<span style='color: #800000'>Oy Nazile Nazile <br />
&#350;imdi gelir saz ile <br />
Saz&#305; s&#246;z&#252; b&#305;rak&#305;p <br />
G&#246;bek atar naz ile... <br />
<br />
K&#305;z&#305;n ad&#305; M&#252;yesser <br />
Tablo gibi &#351;aheser <br />
Huyu, g&#252;zelli&#287;iyle <br />
O tanr&#305;dan bir eser... <br />
<br />
Oy Mahmure Mahmure <br />
G&#246;z&#252; benzer k&#246;m&#252;re <br />
Cilveli bak&#305;&#351;&#305;yla <br />
&#214;m&#252;r katar &#246;m&#252;re... <br />
<br />
K&#305;z&#305;n ad&#305; M&#252;nevver <br />
Y&#252;z&#252;n bana d&#246;n&#252;ver <br />
El dal&#305;na de&#287;il de <br />
G&#252;l dal&#305;ma konuver... <br />
<br />
Oy Adile Adile <br />
&#199;&#305;kal&#305;m biz tatile <br />
Sarma&#351; dola&#351; olal&#305;m <br />
Uzanal&#305;m sahile... <br />
<br />
O yarin ad&#305; G&#252;zin <br />
Ge&#231;medi ona s&#246;z&#252;m <br />
Bu sevdan&#305;n y&#252;z&#252;nden <br />
Eridi,soldu y&#252;z&#252;m <br />
<br />
Oy Atiye Atiye <br />
Bu gece gel yat&#305;ya <br />
Candarmalar gelince <br />
Saklan&#305;r&#305;z &#231;at&#305;ya... <br />
<br />
K&#305;z&#305;n ad&#305; D&#252;r&#252;ye <br />
D&#246;n de bir bak geriye <br />
Ben can&#305;m&#305; veririm <br />
Senin gibi huriye... <br />
<br />
Oy Cevriye Cevriye <br />
Boyu benzer serviye <br />
Onca bekar dururken <br />
G&#246;n&#252;l vermi&#351; evliye... <br />
<br />
Haber sal&#305;n Fatma&#8217;ya <br />
Gece gelsin yatmaya <br />
Bende &#246;yle y&#252;rek yok <br />
Elin bile tutmaya....</span> <br />
<br />
<span style='color: #800000'>Gider isen yaylaya <br />
Sel&#226;m s&#246;yle Ayla'ya <br />
Mahallede bay&#305;l&#305;r <br />
Dedikodu yaymaya <br />
<br />
Al&#305;rsan&#305;z Ay&#231;a'y&#305; <br />
Demletir size &#231;ay&#305; <br />
Yemek vakti gelince <br />
Sallat&#305;r hep kal&#231;ay&#305; <br />
<br />
Unutmad&#305;m Emel'i <br />
O'dur g&#246;nl&#252;n temeli <br />
Sevgi bilmez kalpsize <br />
Bilmem ki ne demeli. <br />
<br />
Oy Alk&#305;z'&#305;m Alk&#305;z'&#305;m <br />
G&#246;n&#252;l kap&#305;m &#231;alk&#305;z&#305;m <br />
Y&#252;re&#287;im derya deniz <br />
Hi&#231; bekleme dalk&#305;z&#305;m. <br />
<br />
K&#305;z&#305;n ad&#305; Makbule <br />
Kendi benzer ak g&#252;le <br />
Bir k&#246;t&#252;ye d&#252;&#351;erse <br />
&#199;eker daha &#231;ok &#231;ile. <br />
<br />
Oy Hask&#305;z'&#305;m Hask&#305;z'&#305;m <br />
Dedi(&#287;i) m yere bas k&#305;z&#305;m <br />
Anan bizi g&#246;rmesin <br />
&#350;u l&#226;mbay&#305; k&#305;s k&#305;z&#305;m. <br />
<br />
Bak&#305;n bir de Havva'ya <br />
Girivermi&#351; havaya <br />
&#199;ok pe&#351;inde ko&#351;arsan <br />
Emek gider havaya. <br />
<br />
K&#305;z&#305;n ad&#305; &#304;l&#226;yda <br />
Yok ondan bize fayda <br />
Hep g&#252;nleri ge&#231;iyor <br />
Discotek cafe barda. <br />
<br />
Al&#305;rsan&#305;z Pelin'i <br />
Olur evin gelini <br />
Yaln&#305;z bir kusuru var <br />
Tutam&#305;yor dilini. <br />
<br />
K&#305;z&#305;n ad&#305; Olgun'dur <br />
Eti budu dolgundur <br />
Pe&#351;inde ko&#351;anlar&#305;n <br />
Beti benzi solgundur. <br />
<br />
Haber sald&#305;m Kiraz'a <br />
Gelecekmi&#351; bu yaza <br />
Bu yazda gelmez ise <br />
&#304;&#351;im kald&#305; niyaza. <br />
<br />
Al&#305;rsan&#305;z d&#246;rt avrat <br />
Hepsinden ayr&#305; surat <br />
Omuza binen y&#252;kten <br />
Ge&#231;ilir mi &#351;u s&#305;rat. <br />
<br />
Sar&#305;&#351;&#305;nlar ko&#351;turur <br />
Esmerlerse co&#351;turur <br />
&#199;ok bilmi&#351; g&#252;zellerde <br />
&#304;&#351; yapmadan bo&#351; durur.</span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p>]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 20:43:27 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/91421-oy-nazile-nazile/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (23) 'Aşkta Gurur Olmaz']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/91318-maniler-23-athkta-gurur-olmaz/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #800000'>koyun kuzuya meler <br />
sesi yüreği deler <br />
yardan ayrı kalanlar <br />
bilmem ki nasıl güler... <br />
<br />
gönül seni arıyor <br />
kuşa kurda soruyor <br />
hüznün acı okları <br />
yine  beni vuruyor... <br />
<br />
bahçenin süsü güldür <br />
sevginin sesi dildir <br />
ağlayan bu kalbime <br />
gir de yar beni güldür... <br />
<br />
gönül dipsiz kuyudur <br />
sevgi onun suyudur <br />
olur olmaz her şeye <br />
küsmek yarin huyudur... <br />
<br />
yar derdimi bilenmiş <br />
göz yaşımı silenmiş <br />
benim için her zaman <br />
tereddütsüz ölenmiş... <br />
<br />
söndü yıldızım ayım <br />
çıkmaz sokaklardayım <br />
hüzün nedir bilmezdim <br />
şimdi efkarlardayım... <br />
<br />
ay doğar hilal olur<br />
kar yağar zülal olur<br />
bir yiğide dört güzel<br />
vallahi helal olur...<br />
<br />
dikensiz gül olur mu <br />
yolcusuz yol olur mu <br />
affet beni sevdiğim <br />
hatasız kul olur mu... <br />
<br />
gerçek sevgi yücedir <br />
aşksız gönül gecedir <br />
yardan ayrı olanın <br />
bilmem hali nicedir...</span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p><br />
]]></description>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 11:42:30 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/91318-maniler-23-athkta-gurur-olmaz/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler(76)'Gönül Yarsız Üşüyor']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/91289-maniler76goenul-yarsyz-uthuyor/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'><span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 12px;'><span style='color: #800000'></span></span></span></strong> <br />
<br />
<span style='color: #800000'>Evlerinde nargile <br />
Kalk gidelim yargile <br />
Şu benim deli gönlüm <br />
Meylediyor her güle... <br />
<br />
yarim saçını tarar <br />
bakışı beni arar <br />
kınamayın a dostlar <br />
bu sevda kime zarar...<br />
<br />
kolay mısın zor musun <br />
ateş misin kor musun <br />
seven kalbimi alıp <br />
sen gönlüne kor musun. <br />
<br />
Yarin ipek kuşağı <br />
İnce bele sarılır <br />
Mudurnu&#8217;nun uşağı <br />
Gonca güle vurulur... <br />
<br />
Yüce dağların başı <br />
Kar ile duman olur <br />
Akıttığım gözyaşı <br />
İnan ki umman olur... <br />
<br />
Aşk gönülde nakıştır <br />
Yürekleri yakıştır <br />
Sevenleri mest eden <br />
Sevdalı bir bakıştır... <br />
<br />
Sararıp da soldurur <br />
Ölümün sessizliği <br />
Beni her dem öldürür <br />
Gönlümün sensizliği... <br />
<br />
Meyil verdim o güle <br />
Onsuz her günüm çile <br />
Yardan haber vermedi <br />
Küskünüm esen yele... <br />
<br />
Gönül yarsız üşüyor <br />
Hüsranlara düşüyor <br />
Açtırdığım fallarda <br />
Hep ayrılık düşüyor...</span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p><br />
]]></description>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 08:38:57 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/91289-maniler76goenul-yarsyz-uthuyor/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Yeter</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90998-yeter/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'><span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 12px;'><span style='color: #800000'></span></span></span></strong> <br />
<br />
<span style='color: #800000'>Gündüz güneş olmasa <br />
Gözünün kor'u yeter <br />
Geceme ay doğmasa <br />
Yüzünün nuru yeter. <br />
<br />
İnandın ona buna <br />
Ayrıldık yana yana <br />
Aşkımın hatırına <br />
Maziyi koru yeter. <br />
<br />
Ayrılık geldi başa <br />
Bak gözümdeki yaşa <br />
Gerek yok artık kışa <br />
Saçımın karı yeter. <br />
<br />
Şimdi gönlüm eyvahta <br />
Lanet okur bu bahta <br />
Aşka edilen ahd'da <br />
Sözünün eri yeter. <br />
<br />
Sensizlikle duramam <br />
Hüzünleri saramam <br />
Cenneti de aramam <br />
Dönüver geri yeter... <br />
<br />
Belki karlı kış günü <br />
Belki de bir güz günü <br />
Duyunca öldüğümü <br />
Dönüver geri yeter.</span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p><br />
]]></description>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 18:36:23 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90998-yeter/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler(112)'Hazanda Sarı Yaprak']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90830-maniler112hazanda-sary-yaprak/</link>
		<description><![CDATA[<span rel='lightbox'><img src='http://forum.bestsanat.com/public/style_emoticons/default/20.png' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
<br />
<span style='color: #800000'><br />
<span style='color: #800000'></span>Cemre düşse havaya<br />
Yeşil çalar doğaya<br />
Yarim küsmüş gidiyor<br />
İşim kaldı duaya...<br />
<br />
Evinin önü rıhtım <br />
Gülmedi yazık bahtım <br />
Yar yabana gidince <br />
Yıkıldı gönül tahtım... <br />
<br />
Gül açınca yaz gelir <br />
Gül dudaklı kız gelir <br />
Yar yanımda olunca <br />
Ölüm bana vız gelir... <br />
<br />
Yar elinde masura <br />
Nakış işler hasıra <br />
Gönül seni arzular <br />
Gel yarim ara sıra... <br />
<br />
Servi boylu fidansın <br />
Yokluğunda hicransın <br />
Yar üstüne yar seven <br />
Bir değil de bin yansın... <br />
<br />
Yaylarlarda yaz serin <br />
Gönlümdedir kız yerin <br />
Senden başka seversem <br />
Mezarımı kaz derin.... <br />
<br />
Sürme gözün siyahı <br />
Sevmekmiş tek günahı <br />
Yaralı şu gönlümün <br />
Olmuyor hiç sabahı... <br />
<br />
Hazanda sarı yaprak <br />
Gazel olup düşüyor <br />
Sarınca yari toprak <br />
Yanan yürek üşüyor...</span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p>]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 21:53:55 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90830-maniler112hazanda-sary-yaprak/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler(89)'Kalbin Dilidir Gözler']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90814-maniler89kalbin-dilidir-goezler/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Arial'><span style='font-size: 12px;'><span style='color: #800000'><strong class='bbc'>Maniler (93) '</strong>Kalbin Dilidir G&#246;zler'<br />
<br />
</span></span></span><span style='color: #800000'>Sar&#305;&#351;&#305;nlar bamba&#351;ka<br />
Doyulmaz onla a&#351;ka<br />
G&#305;z ben seni al&#305;rd&#305;m <br />
Evli olmasan ke&#351;ke... <br />
<br />
Benim g&#252;zel esmerim <br />
Kokunda a&#351;k sezerim <br />
Sen bana yar olunca <br />
Ku&#351; s&#252;t&#252;yle beslerim...<br />
<br />
Yosun ta&#351;ta olurmu&#351; <br />
Ak&#305;l ba&#351;ta olurmu&#351; <br />
Yari g&#246;zel olan&#305;n <br />
G&#246;z&#252; me&#351;kte olurmu&#351;... <br />
<br />
Y&#252;z&#252;k ta&#351;l&#305; olurmu&#351; <br />
G&#252;zel ka&#351;l&#305; olurmu&#351; <br />
Yari &#231;irkin olan&#305;n <br />
G&#246;z&#252; ya&#351;l&#305; olurmu&#351;... <br />
<br />
O g&#246;zler gaml&#305; g&#246;zler <br />
Sevdayla demli g&#246;zler <br />
Nazl&#305; yari gidince <br />
Kederde nemli g&#246;zler... <br />
<br />
G&#246;rme beni el gibi <br />
Ba&#351;&#305;mda es yel gibi <br />
Yar yan&#305;ma gelince <br />
Co&#351;ar y&#252;rek sel gibi... <br />
<br />
Kalbin dilidir g&#246;zler<br />
A&#351;kla doludur g&#246;zler <br />
&#304;ki g&#246;nl&#252;n aras&#305; <br />
Sevda yoludur g&#246;zler.... <br />
<br />
Yel bulutu sa&#287;&#305;nca <br />
G&#252;n tepeden a&#287;&#305;nca <br />
Bah&#231;eye gel g&#252;zelim <br />
Ay erkenden do&#287;unca... <br />
<br />
Yarim sa&#231;&#305;n&#305; tarar <br />
Bak&#305;&#351;&#305; beni arar <br />
K&#305;namay&#305;n a dostlar <br />
Bu sevda kime zarar.... <br />
<br />
&#304;nsand&#305;r be&#351;er &#351;a&#351;ar <br />
Kah durulur,kah co&#351;ar <br />
Payla&#351;may&#305; bilenler <br />
Nice g&#246;n&#252;lde ya&#351;ar... <br />
<br />
Bak sararan yapra&#287;a <br />
D&#252;&#351;er kara topra&#287;a <br />
Bu d&#252;nya yalan imi&#351; <br />
De&#287;mez mala tapmaya...</span><br />
<br />
<strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p>]]></description>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 14:31:25 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90814-maniler89kalbin-dilidir-goezler/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (92) 'Olmuyor Hiç Sabahım...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90730-maniler-92-olmuyor-hic-sabahym/</link>
		<description><![CDATA[<span style='color: #800000'>Mudurnu havasında <br />
Mis gibi kekik kokar <br />
O zümrüt yaylasında <br />
Kınalı keklik seker.... <br />
<br />
Sürme kaşta rastığım <br />
Sırma başta yastığım <br />
Yar kıymatı bilenle <br />
Gönüldendir dostluğum... <br />
<br />
Yarine mahsus gönlüm <br />
Uğruna mahpus gönlüm <br />
O güzelden hayır yok <br />
Yeter artık sus gönlüm... <br />
<br />
Gönül dostu yarenler <br />
Aşk sırrına erenler <br />
Hak&#8217;kın güzel kuludur <br />
Dost hatırı soranlar... <br />
<br />
Kem söz gönlü incitir <br />
Güzel sözse incidir <br />
Kör olası ayrılık <br />
Dinmeyen bir sancıdır... <br />
<br />
Gönül düşerse aşka <br />
Hayatın tadı başka <br />
Gönüller bir olunca <br />
Gerek yok mercan köşke... <br />
<br />
Vazgeçilmez huyumsun <br />
Pınarımda suyumsun <br />
Gön&#8217;lün demir attığı <br />
Limanımsın koyumsun... <br />
<br />
Olmuyor hiç sabahım <br />
Her gecemde bin ahım <br />
O yar yaban ellerde <br />
Nedir benim günahım...</span> <strong class='bbc'><p class='bbc_left'><span style='color: #800000'>Abdullah Atay</span></strong></p><br />
]]></description>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 19:38:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90730-maniler-92-olmuyor-hic-sabahym/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler(89)'Bahçelerde Fesleğen...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90558-maniler89bahcelerde-fesledhen/</link>
		<description><![CDATA[<!--fonto:Arial--><span style="font-family:Arial"><!--/fonto--><br /><br />Melek yüzlü cananım <br />Senin için yananım <br />Sen koynumda olunca <br />Güller açar her yanım... <br /><br />Yarin adı Dürdane <br />Dünyada O bir tane <br />Gece sana gelecem <br />Mis kokular sür tene... <br /><br />Şu dağların meşesi <br />Yardır gönlün neşesi <br />Gönüldeki güzelin <br />Hoş oluyor işvesi... <br /><br />Yar elinde kirmanı <br />Oturmuş yün eğirir <br />Bitse ömür zamanı <br />Tanrı hemen çağırır... <br /><br />Sönmüş ocak tütmüyor <br />Hüzünlerim bitmiyor <br />Tanrım bir güzel yazmış <br />O da bana yetmiyor... <br /><br />Bağda gülün alına <br />Bülbül konar dalına <br />&#8216;Yar geliyor&#8217; deseler <br />Gül dökerim yoluna... <br /><br />Can gibi can gördüğüm <br />Canımdan çok sevdiğim <br />Aşkınla yumak olmuş <br />Yürek sensiz kördüğüm... <br /><br />Bahçelerde fesleğen <br />Yardır gön&#8217;lü besleyen <br />Dokuz köyden kovulur <br />Neden doğru söyleyen...<!--fontc--></span><!--/fontc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 21:29:47 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90558-maniler89bahcelerde-fesledhen/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (88) ' Yosun Gözlü Dilberim...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90557-maniler-88-yosun-goezlu-dilberim/</link>
		<description><![CDATA[<b><!--fonto:Arial--><span style="font-family:Arial"><!--/fonto--><!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Maniler (88) 'Yosun Gözlü Dilberim...'<!--colorc--></span><!--/colorc--><!--sizec--></span><!--/sizec--><!--fontc--></span><!--/fontc--></b><br /><br /><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Gurbet elde kimsesiz <br />Ağlarım sessiz sessiz <br />Cenneti de verseler <br />Ne yapayım ki sensiz... <br /><br />Ah benim arsız gönlüm <br />Kalp çalan hırsız gönlüm <br />Dünya onun olsa da <br />Duramaz yarsız gönlüm... <br /><br />Yosun gözlü dilberim <br />Gönlümdür senin yerin <br />Kor ateşte değil de <br />Bakışınla eririm.. <br /><br />Su akar serin serin <br />Yürekte yaram derin <br />Dünyalar sizin olsun <br />Bana sevdiğim verin... <br /><br />Gonca gülüm açıyor <br />Mis kokular saçıyor <br />Ak gerdanı açınca <br />Yar kendinden geçiyor... <br /><br />Hüzünlerden kal uzak <br />Sevgi büyüt dal budak <br />Şekerden bilem datlı <br />O yardaki bal dudak... <br /><br />O yarin adı Neşe <br />Benzer doğan güneşe <br />O&#8217;nu bir gün görmesem <br />Gönül düşer ateşe... <br /><br />Gençlik elden giderken <br />Yanarız için için <br />Para pul malk mülk derken <br />Unutulur dost niçin...<!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div><br />]]></description>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 21:22:43 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90557-maniler-88-yosun-goezlu-dilberim/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (71) ' Gül Kokar Buran Buran...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90502-maniler-71-gul-kokar-buran-buran/</link>
		<description><![CDATA[<b><!--fonto:Arial--><span style="font-family:Arial"><!--/fonto--><!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Maniler (71) ''Gül Kokar Buram Buram..'<!--colorc--></span><!--/colorc--><!--sizec--></span><!--/sizec--><!--fontc--></span><!--/fontc--></b><br /><br /><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->yarim kilim dokuyor <br />burcu burcu kokuyor <br />nerde kaldın sevdiğim <br />yine şafak söküyor... <br /><br />bahar geçer yaz gelir <br />bir edalı kız gelir <br />o kız bize gelince<br />dünya bana vız gelir... <br /><br />sarıversem belini <br />istemem ben gelini <br />olursa da kız olsun <br />yüreciğim yaz olsun... <br /><br />gözünde yaş olayım <br />sofranda aş olayım <br />senden başkası varsa <br />inan ki taş olayım... <br /><br />gül kokar buram buram <br />aha yanıyor şuram <br />ay buluta girmeden <br />bize gel de oturam... <br /><br />gerdanı benli güzel <br />akçacık tenli güzel <br />ay gibi güneş gibi <br />bende ki gönlü güzel... <br /><br />gül dibini kazarım <br />manileri yazarım <br />sevdalı güzelleri <br />gözlerinden sezerim... <br /><br />yarim saçını tarar <br />bakışı beni arar <br />kınamayın a dostlar <br />bu sevda kime zarar.... <!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div><br />]]></description>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 18:23:30 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90502-maniler-71-gul-kokar-buran-buran/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (76) 'Gönül Yarsız Üşüyor...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90306-maniler-76-goenul-yarsyz-uthuyor/</link>
		<description><![CDATA[<!--fonto:Arial--><span style="font-family:Arial"><!--/fonto--><!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><b><span style='color: #800000'></span></b><br /><br />Evlerinde nargile <br />Kalk gidelim yargile <br />Şu benim deli gönlüm <br />Meylediyor her güle... <br /><br />Yarin ipek kuşağı <br />İnce bele sarılır <br />Mudurnu&#8217;nun uşağı <br />Gonca güle vurulur... <br /><br />Yüce dağların başı <br />Kar ile duman olur <br />Akıttığım gözyaşı <br />İnan ki umman olur... <br /><br />Aşk gönülde nakıştır <br />Yürekleri yakıştır <br />Sevenleri mest eden <br />Sevdalı bir bakıştır... <br /><br />Sararıp da soldurur <br />Ölümün sessizliği <br />Beni her dem öldürür <br />Gönlümün sensizliği... <br /><br />Meyil verdim o güle <br />Onsuz her günüm çile <br />Yardan haber vermedi <br />Küskünüm esen yele... <br /><br />Gönül yarsız üşüyor <br />Hüsranlara düşüyor <br />Açtırdığım fallarda <br />Hep ayrılık düşüyor...<!--sizec--></span><!--/sizec--> <b><div align='left'> </div><div align='left'>Abdullah Atay<!--fontc--></span><!--/fontc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 22:51:58 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90306-maniler-76-goenul-yarsyz-uthuyor/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (73) 'Bülbül Ayrı Gülünden...]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/90299-maniler-73-bulbul-ayry-gulunden/</link>
		<description><![CDATA[<!--fonto:Arial--><span style="font-family:Arial"><!--/fonto--><!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><br /><br />bağda bülbül sekiyor <br />güle nağme döküyor <br />yar gurbete gidince <br />göz yaşlarım akıyor.. <br /><br />bahçelerde gül olur <br />yarda tatlı dil olur <br />yardan ayrı kalınca <br />yanar yürek kül olur... <br /><br />bağda gülüm mor oldu <br />bu ayrılık zor oldu <br />yardan haber almadım <br />yandı yürek kor oldu... <br /><br />bülbül ayrı gülünden <br />ne çektiyse dilinden <br />o yar senin olursa <br />hiç korkma sen ölümden... <br /><br />bahçelerden nar geldi <br />narla birlik yar geldi <br />yarime göynek diktim <br />memelere dar geldi... <br /><br />değer verirsen aşka <br />hayatın tadı başka <br />gönüller bir olsun da <br />ne gerek var ki köşke... <br /><br />yarim gonca gül gibi <br />yanakları bal gibi <br />yar yanımda olmazsa <br />cennet bana çöl gibi...<!--sizec--></span><!--/sizec--> <br /><br /><b> <br /><br /></b><!--fontc--></span><!--/fontc--><div align='left'><!--fonto:Arial--><span style="font-family:Arial"><!--/fonto--><b>Abdullah Atay</b><!--fontc--></span><!--/fontc--></div>]]></description>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 19:37:01 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/90299-maniler-73-bulbul-ayry-gulunden/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Muzaffer Sarısözen</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/88487-muzaffer-sarysoezen/</link>
		<description><![CDATA[<!--sizeo:2--><span style="font-size:10pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><b>YURTTAN SESLER'İN FEDAKAR İŞÇİLERİ, BUGÜN ÖYLE BİR KALE YAPMAKLA MEŞGULDÜRLER Kİ; TAMAMLANINCA DEĞME TOPRAK ONU YIKAMAZ. </b>Muzaffer Sarısözen<br /><br /><br /><br /><!--sizeo:2--><span style="font-size:10pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#696969--><span style="color:#696969"><!--/coloro-->Muzaffer Sarısözen, 1899 yılında Sivas ilinin Cami-i Kebir mahallesinde doğdu. Babası Sarıhatipzadelerden Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi, annesi Zeliha Hanım'dır. Sivaslılar, Sarıhatipzadeleri " Saçlıefendiler " diye bilirler. Ve Sarısözeni de "Saçlıların Muzaffer" diye tanırlardı. Sarısözen ilk müzik şevk ve hevesini ailesinden almıştır. Beş erkek kardeş içinde Kemal ve Abdulkadir Sarısözen de şairidir. Abdulkadir Sarısözen'e şairliği dışında türküler ve halk çalgılarıyla yakından ilgisi olduğu için " Çalgıcı Vali " denirmiş. Sarısözen ailesinin Sivas'taki evlerinin üst çatı katının camları vitray duvarları kütüphane yapılarak arada gizli bölmeler oluşturulmuştur. Bu gizli bölmelere ud keman bağlama tanbur gibi sazlar konulurmuş. Nakşibendi bir ailenin çocuklarının bu aletleri çalması Sarısözen'in dünyaya geldiği dönemde son derece aykırı bir şey olduğu için böyle bir yola baş vurulmuştur.<br /><br />Sarısözen 1930 yılının Eylül ayında Milli Eğitim Müdürü olan Ahmet Kutsi Tecer ile tanışmıştır. Tecer Sarısözen ile tanıştıktan sonra 1930 da "Halk Şairlerini Koruma Derneği"ni kurar ve Sarısözen genel katip olur. İlk halk şairleri bayramı 1930 da yapılır ve Aşık Veysel bu şekilde ortaya çıkarılır. Bayram sonunda çıkarılan Sivas halk şairleri bayramı adlı bröşürde Sarısözen Sivas halayları başlıklı yazısını yayınlar ve halayların notalarını koyar. Bu büyük bir ihtimalle bizde halaylar hakkında yazılmış ilk notalı makaledir. <br /><br />17 Ağustos 1937 de Halil Bedii Yönetken, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Necil Kazım Akses ve teknisyen Arif Etikan'dan oluşan grup Ankara'dan Sivas'a derleme yapmak amacıyla giderler. Ahmet Kutsi Tecer Halil Bedii Yönetken'e Sarısözen'i tavsiye ederek gruba katılmasını söyler. Böylece türkülerin resmi olarak değerlendirilmesi Maarif vekili Saffer Arıkan ın zamanında başlar. Derleme grubu Almanya'dan getirlen "Saca" markalı hem elektrik hem de akü ile çalışan alıcı ve verici ses kaydeden makinelerle çalışır. Konservatuarın folklor arşivindeki 10.000 ezginin derlenmesinde, fişlerin doldurulmasında, onun bitmek tükenmek bilmeyen sabır ve azmi büyük rol oynamıştır. <br /><br />1943'te Muzaffer Sarısözen, Halil BediiYönetken ve Rıza Yetişen'den oluşan grup Tokat, Amasya, Samsun, Ordu, Giresun ve Trobzon'da ; 1944'de Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Muş'ta ; 1945'te Ankara, Çankırı, Yozgat ve Kırşehir'de ; 1946'da İçel, Antakya ve Antalya'da ; 1947'de Çanakkale, Bursa ve Tekirdağ'da ; 1948'de Bolu, Sinop ve Zonguldak'ta ; 1949' Bilecik ve Eskişehir'de ; 1950'de Van, Kars, Çorum ve Ağrı'da ; 1951'de İzmit'te ; 1952'de İzmir, Siirt, Mardin ve Bitlis'te derleme yapmıştır.<br /><br />Sarısözen derleme gezilerinde kendi çabası ve emeği ile topladığı bağlama, cura, ney, çifte kaval, kemençe, kaval, tulum, davul, zurna, tef, darbuka, gibi bir çok halk sazından kolleksiyon oluşturmuştur. Ayrıca derleme gezileri sırasında kaynak kişiler ile halk oyunlarını görüntüleyen fotoğraflardan bir resim albümü yapmıştır. Ne yazık ki ; ölümünden sonra evi olarak gördüğü , çok değer verdiği, özen gösterdiği arşivi topladığı onbinlerce ezgi ve halk çalgıları kendi haline terkedilmiştir. <br /><br />Muzaffer Sarısözen'in halk müziğine verdiği hizmet kadar halk oyunlarına verdiği hizmet de büyüktür. 1950 yılında İtalya ve İspanya'daki Avrupa Ulslararası Raks Müsabakalarına, Erzurum bar ekibi ve davulcu Kara Yılan, zurnacı Mümtaz Ardıç ile katılır. Madrid'te 68.000 kişinin önünde, Biariz ve San Sebastian'da yapılan 5 yarışmada ekip birinciliği alır. <br /><br />Vedat Nedim Tör ve Mesut Cemal Bey in daveti ile Yurttan seslerin başına Muzaffer Sarısözen getirilir. 1946 yılında Yurttan Sesler korosunu çalıştırmaya başlayarak derlenen türküleri koro üyelerine öğretir ve yayınlara başlar . Program büyük ilgi görür. 1953 yılında İzmir'de, 1954 yılında İstanbul radyolarında "yurttan sesler" topluluklarını kurarak, halk türküleri ve oyunlarının yurt çapında sevilmesi ve tanıtılmasında büyük rol oynar.<br /><br />Muzaffer Sarısözen'e kadar radyolarda düzenli ve programlı halk müziği çalışmaları olmamıştır. Yurttan Sesler topluluğunu kurduktan sonra, programlarına kaynak kişileri ve bölge sanatçılarını davet ederek radyo sanatçılarına örnek dersler vermiştir. <br /><br />Muzaffer Sarısözen Yurttan sesler topluluğunu yetitirirek ilk koral halk müziği icrasını başlatmıştır; toplu bağlama çalma geleneğinin uygulayıcısı olmuştur; halk müziğinde koro seslerini numaralayarak otantik karakterin kaybolmasını önlemştir. <br /><br />Neriman Altındağ Hanım 1941 yılında Yurttan Sesler Korosuna girer ve Muzaffer Sarısözenle tanışır. 1951 yılında evlenirler. 1952 yılında ise oğlu Memil Sarısözen dünyaya gelir. <br /><br />1962 yılında Sarısözen prostat rahatsızlığından dolayı devlet Demiryolları Hastanesine yatar. Burada ameliyat olacağını öğrenince diğer doktorlara tercihen özellikle kendisinin öğrencisi olan bir operatöre ameliyat olur. Daha sonra ağabeyi Abdulkadir Sarısözen'in evine çıkar. Tekrar rahatsızlandığında Ankara Hastenesine kaldırılır ve sağlığına kavuşamayarak 4 Ocak 1963 yılında vefat eder. Asri mezarlıkta büyük bir törenle defnedilir. <br /><br />Derlediği bazı türküler: Allı durnam, Bülbül havalanmış, Gesi bağları, Arpa ektim, İzmir'in kavakları, Taşa verdim yanımı........<br /><br /><!--colorc--></span><!--/colorc--><!--sizec--></span><!--/sizec--><!--sizec--></span><!--/sizec--><br /><!--coloro:#696969--><span style="color:#696969"><!--/coloro-->Türküler.net<br /><br /><br /><br /><!--colorc--></span><!--/colorc--><div id='attach_wrap' class='rounded clearfix'>
	<h4>Eklenen görüntü(s)</h4>
	<ul>
		
			<li class=''>
				<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_10_2009/post-14712-1256554831.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_10_2009/post-14712-1256554831.jpg" />
			</li>
		
	</ul>
</div>]]></description>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 11:00:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/88487-muzaffer-sarysoezen/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Dörtlükler(11)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87837-doertlukler11/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Ömür denilen süre <br />Okyanusta bir damla <br />Sen gönlünü boş yere <br />Doldurma tasa gamla&#8230; <br /><br />Yaşam saman alevi <br />Gibi yanıp geçiyor <br />Bu canlar kuş misali <br />Tene konup göçüyor&#8230; <br /><br />Gönül yarsız boş olur <br />Yarla gönül hoş olur <br />Yardan ayrı kalanın <br />Gül baharı kış olur&#8230; <br /><br />Gönlün gülleri açmaz <br />Goncası susuz ise <br />Ömrün günleri geçmez <br />Sevdiğin huysuz ise&#8230; <br /><br />Kefesi sevgi dolu <br />Gönüller bir terazi <br />Her insan tanrı kulu <br />Tartma kinle garezi&#8230; <br /><br />Gönül denilen kantar <br />Nice sevgiler tartar <br />Cömert ol sen sevgide <br />Sevgi verdikçe artar&#8230; <br /><br />Bu gök bu deniz bu yer <br />Yaşamda bir sahneymiş <br />Kürkler kostümler meğer <br />Bu dünyada sahteymiş&#8230;<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 19:22:28 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87837-doertlukler11/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Dörtlükler(10)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87784-doertlukler10/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Kişiler vardır darlık içinde; yine de gözü gönlü tok,kanaatkâr ve huzurlu. <br />Kişiler vardır onca varlık içinde; gözü gönlü aç,tamahkâr ve huzursuz. <br /><br /><br />Olsa da farklı dini <br />Tüm insanlar hak kulu <br />Gerçek gönül zengini <br />Korur yetim yoksulu&#8230; <br /><br />Sevginin sunulduğu <br />Şu yaşam bir defile <br />Dostluğun meclisinde <br />İnsanlığı sergile&#8230; <br /><br />Şan şöhret para değil <br />Sevgidir gönle temel <br />Verince yare meyil <br />Sevdası ömre bedel&#8230; <br /><br />Hiç yüzü gülmezlerin <br />Ömürleri yaslıdır <br />Sevgiyi bilmezlerin <br />Gönülleri paslıdır <br /><br />Evliyalar,erenler <br />Padişah,Nebi fani <br />Mülke ömür verenler <br />Kefenin cebi hani&#8230;<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 15:56:40 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87784-doertlukler10/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Benli Ali</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87602-benli-ali/</link>
		<description><![CDATA[Yaşamıyla ilgili bilgi yok. Ancak, şiirlerinden birinde 1644te Fransızların Cezayire saldırıp yenilmelerini anlatmasından 17. yüzyılda yaşadığı sonucuna varılıyor. Gene şiirlerine bakılarak Benli Alinin bir  denizci, deniz savaşçısı olabileceği de düşünülebilir.<br /><br />--- <br /><b>PADİŞAHIM CEZAYİR'İN</b> <br /><br />Padişahım Cezayirin <br />Yarar arslan yatağıdır<br />Zaviyesidir Resulün<br />Gerçek erler otağıdır<br /><br />Coşar derya eser badı <br />Kılınç ile arar yadı<br />Sedd-i İslamdır bir adı<br />Akdenizin bucağıdır<br /><br />Allah olsun kıyl ü kalin <br />Lütfu çoktur bi-zevalin<br />Cezayir yedi kralın<br />Daim başı nacağıdır<br /><br />Cezayirin kahramanı <br />Kafire vermez amanı<br />Severler Al-i Osmanı<br />Hacı Bektaş koçağıdır<br /><br />Mekpanıdır gerçek erin <br />Hak yoluna verir serin<br />Benli Ali şehitlerin<br />Bağ-ı Cennet durağıdır<br /><br /><br /><!--coloro:#C0C0C0--><span style="color:#C0C0C0"><!--/coloro--><!--sizeo:1--><span style="font-size:8pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->bibilgi.com<!--sizec--></span><!--/sizec--><!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 21:06:35 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87602-benli-ali/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Dörtlükler(9)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87435-doertlukler9/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Padişahlar sultanlar <br />Ecelle yalan olur <br />Onca hanlar hamamlar <br />Bir yelle talan olur&#8230; <br /><br />Nice canları alır <br />Doymayan obur dünya <br />Herkes ettiğin bulur <br />Aslolan öbür dünya&#8230; <br /><br />Yar yarenle söyleş <br />Göster sevgi saygıyı <br />Yaşamı dostla paylaş <br />At içinden kaygıyı&#8230; <br /><br />Haram zulüm ve riya <br />Bak,solunda zalimin <br />Cenneti olur dünya <br />Hak yolunda alimin&#8230; <br /><br />Seven gönül bir ocak <br />Sevgi ise odunu <br />Atıver kucak kucak <br />Çıkar aşkın tadını&#8230;<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 20:13:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87435-doertlukler9/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Özay Gönlüm</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87323-oezay-goenlum/</link>
		<description><![CDATA[Doğum: 1940, Erzincan - Ölüm: 2 Mart 2000, Ankara), Repertuvarı Ege Bölgesi ve özellikle de Denizli yöresi ile özdeşleşmiş ve mizahi unsurlara rahatlıkla yer verdiği çalışmalarının ustalığı ve derinliği zamanla farkedilmeye başlanan Türk Halk Müziği'nin büyük üstadıdır.<br /><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->1940'ta Jandarma Astsubayı olan babasının görevli olduğu Erzincan'da dünyaya gelmiştir. Ailesi Denizli'nin Tavas ilçesine bağlı Kızılcabölük beldesindendir. 1953 yılında başladığı Denizli Erkek Sanat Enstitüsü&#8217;nde farklı kişiliği ve müziğe yatkınlığı ile okulda sevilen biri oldu. 16 yaşında Türk türkülerinin en ünlü derleyicisi olan Muzaffer Sarısözen'le tanışması kariyerinde belirleyici oldu. Ankara Radyosu Yurttan Sesler programıyla sanat dünyasına adım attı. Belli bir süre Milli Eğitim Bakanlığı Film Radyo Televizyon Merkezi'nde çalıştı. 1966'da "yetişmiş saz sanatçısı" olarak Ankara Radyosu'nda çalışmaya başladı.<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Özellikle Denizli yöresinin türkülerini, sesi ve sazı ile mikrofonlara taşıdı. Çalıp söylediği Ege türküleri kadar, taklit yeteneği, şovmenliği, fıkraları ve kullandığı Denizli şivesiyle folklara zenginlik kattı.<br /><!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->1960'larda sahneye de çıkan sanatçı, 1973'ten itibaren düzenli şekilde İzmir Enternasyonal Fuarı'nda sahne aldı. Başta Zeki Müren olmak üzere pek çok ünlüyle aynı sahneyi paylaştı. Bir Yeşilçam filminde başrolde oynadı. TRT'de, tarıma ve çocuklara yönelik programlarda yer aldı. Kültür Bakanlığı Halk Müziği Geliştirme Merkezi (HAGEM) Repertuvar Kurulu üyeliği yaptı. Son televizyon programı ise TRT-1'deki "Türk Halk Müziği İstekleri" oldu.<br /><!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Radyo oyunlarında ve tiyatrolarında roller alan Özay Gönlüm, radyo ve TV'lerde yayınlanan 'Nineden Mektuplar' tiplemesiyle çok sevildi. "Çöz de Al Mıstıvali" türküsünü, "Fişini de Al Mustafa Ali" diye de seslendirerek, halkı fiş toplamaya davet etmesiyle sosyal şuurunu da gösterdi.<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Avrupa, ABD, Avustralya, Çin ve Hindistan'da konserler veren Özay Gönlüm, başta Denizli ve Kütahya yöreleri gelmek üzere pek çok yöreden 3400'den fazla türkü derledi. Özellikle, "Denizli'nin Horozları" (Çil Horoz), Çöz de Al Mıstıvali, "Sultan seccadesi, ""Asmam Çardaktan", "Cemile'min Gezdiği Dağlar Meşeli", "Osmanım'ın Mendili", "Evlerinin Önü Bulgur Kazanı", "Şu Dağlar Tepe Tepe" gibi türküleriyle tanınıyordu.<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Teatral yeteneği, yöresel icra tekniği, vokal yorumu ve "yaren" adını verdiği üçlü sazı ile Türk Halk Müziğinde bir ekol oluşturdu. Bağlamanın yanısıra cura ve "şelpe" tekniğine de çok önem vermiş, Ege yöresinde Ramazan Güngör'den Hamit Çine'ye kadar birçok curacı ile çalışmış, katıldığı programlarda her boydan cura çalmıştır. Yaren adlı enstrümanı ile cura, bağlama ve çöğürü bir araya getirdi.<br /><!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Türküleriyle 34 yıldır gönülleri fetheden Özay Gönlüm, 2 yıl akciğerler rahatsızlığıyla yaşadı. Ankara Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'ne tedavi amacıyla yattı. Ancak hastalığa yenik düşerek 2 Mart 2000'de hayata gözlerini yumdu. Mezarı Cebeci Asri Mezarlığındadır. <!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><br /><b>Eserleri <br /><br /></b><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->30 civarında 33'lük/45'lik, 30 kadar kaset. 200 türkünün derleyicisi veya kaynak kişisi. Eski 45'likleri ve uzunçalarları birinci el piyasasında bulunmamaktadır. En güncel derleme, Kalan Müzik tarafından 2005 yılında piyasaya sürülmüş olan ve 2 CD, 2 kaset ve kitapçıklardan oluşan "Özay Gönlüm" koleksiyonudur. Ayrıca 2001 yılında Anadolu Müzik tarafından piyasaya sürülmüş "Yaren" isimli kasedini bulmak mümkündür.<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->En tanınmış türküleri arasında aşağıdakiler sayılabilir:<!--colorc--></span><!--/colorc--> <br /><br /><ul><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Elif dedim be dedim<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Evlerinin önü bulgur kazanı<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Arabaya taş koydum<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Asmam çardaktan<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Denizli'nin horozları<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Ninenin mektubu, Çil Horoz<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Çöz de al Mıstıvali<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Cemilemin gezdiği dağlar meşeli<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Tepsi tepsi fındıklar<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Sobalarında kuru da meşe yanıyor<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Karahisar kalesi<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Hatçam çıkmış gül dalına<!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Dağların başındayım <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Elindedir bağlama <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Gıcır gıcır gelir yarın kağnısı <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Manisayla Bergamanın arası <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Onikidir şu Burdur'un dermeni <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Hıkkıdık duttu beni <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Evren köy <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->İki keklik <!--colorc--></span><!--/colorc--></li><li><!--coloro:black--><span style="color:black"><!--/coloro-->Gımıldanıver <!--colorc--></span><!--/colorc--></li></ul>Vikipedi Özgür Ansiklopedi<div id='attach_wrap' class='rounded clearfix'>
	<h4>Eklenen görüntü(s)</h4>
	<ul>
		
			<li class=''>
				<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_09_2009/post-14712-1252521224.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_09_2009/post-14712-1252521224.jpg" />
			</li>
		
	</ul>
</div>]]></description>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 18:26:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87323-oezay-goenlum/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Balıkesir Bandırma</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87293-balykesir-bandyrma/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Balıkesir Bandırma <br />Kız sen beni kandırma <br />El oğlunu varıp da <br />Yüreğimi yandırma... <br /><br />Tasa koydum kavurma <br />Kız saçını savurma <br />İnce belin sarınca <br />&#8216;Ana&#8217; diye bağırma... <br /><br />Bakır tasın kalayı <br />Sevdim gözü elayı <br />Yari güzel olanın <br />Bir ömürü balayı... <br /><br />Kömür gözün karası <br />Serde gönül yarası <br />Düğünümüz var bizim <br />İki bayram arası... <br /><br />Yar gülünde dal olsam <br />Peteğinde bal olsam <br />Gönlünün ocağında <br />Ateş olsam kül olsam... <br /><br />Sarı buğday başağı <br />Yarim sarmış kuşağı <br />O kuşağı çözünce <br />Düşer belden aşağı... <br /><br />Dağlar başı kar olur <br />Geçilmesi zor olur <br />Yar bu gece gelmezse <br />Yanar yürek kor olur... <br /><br />gülün bağına girip <br />öter bülbülüm garip <br />bu dünyadan göç eyler <br />güle canını verip... <br /><br />nazlı yare&#8217;gül&#8217; derdim <br />ona ben canım verdim <br />yari gelecek diye <br />bağlarımdan gül derdim....<br /><br />Sırrın verme cahile <br />Düşürür seni dile <br />Kötü günde yok olur <br />Dost bildiklerin bile...<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 20:08:10 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87293-balykesir-bandyrma/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (118) ' Yarin Gözü Sürmeli...]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87195-maniler-118-yarin-goezu-surmeli/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Yarin gözü sürmeli <br />Kuşağı da sırmalı <br />O kuşağı çözüp de <br />İnce belden sarmalı... <br /><br />Bağımda açan gülsün <br />Başımda esen yelsin <br />Hüzünler benim olsun <br />Yeter ki yüzün gülsün... <br /><br />Yarsız gönül nicedir <br />Bir karanlık gecedir <br />Yüreğimde sensizlik <br />Tükenmeyen acıdır... <br /><br />Yar gönülün incisi <br />Baharın gül goncası <br />Yari ele gidenin <br />Dinmez yürek sancısı... <br /><br />Bahar gelmiş neyleyim <br />Yar yanımda olmazsa <br />Nerde gönül eyleyim <br />Yar bu gece gelmezse... <br /><br />Gerdanda benin güzel <br />Mor donda tenin güzel <br />Ela gözlü sevdiğim <br />Bu gönül senin güzel... <br /><br />Gerdanı akça gelin <br />Gel bize sıkça gelin <br />Hasretinden üşüyom <br />Sar beni çokça gelin... <br /><br />Yoksan sen kıştır yazım <br />Yürekte derin sızım <br />Ecel gelse kapıma <br />Seni görmek son arzum... <br /><br />Saçlarında yel olsam <br />Uçlarında gül olsam <br />Vuslatın ateşinde <br />Duman olsam kül olsam...<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 21:34:58 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87195-maniler-118-yarin-goezu-surmeli/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kızın Adı (AB Ve ABD Açılımı)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/87075-kyzyn-ady-ab-ve-abd-acylymy/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Kızın adı Teri'dir <br />Bakışları eritir <br />Boy huy güzelliğine <br />Ne söylense yeridir. <br /><br />Kızın adı Barbi'dir <br />Her bir sözü harbidir <br />Bir kez sevdimi seni <br />Ömür boyu yar bilir. <br /><br />Oy Oksana Oksana <br />Biraz bana baksana <br />Şu gönül ocağımı <br />Tutuşturup yaksana. <br /><br />Kızın adı Sahara <br />Gönlü benzer bahara <br />Tutulunca ona sen <br />Bakmazsın başka yar'a. <br /><br />Zengin kızı Edra'dır <br />Hep bindiği kotradır <br />Kaşı gözü boyalı <br />Eli yüzü pudradır. <br /><br />Kızın adı Ellene <br />Onu fazla elleme <br />Bir giderse zor gelir <br />Anasına yollama. <br /><br />Kızın adı Sabrini <br />Erken kazar kabrini <br />Dırdırı zır zırıyla <br />Taşırır hep sabrını. <br /><br />Kızın adı Birdine <br />Düştüm onun derdine <br />Öyle bir milletiz ki <br />Saygılıyız her dine. <br /><br />Kızın adı Olga'dır <br />Nede hırçın dalgadır <br />Onu sıkı sararsan <br />Hep peşinde gölgedir. <br /><br />Bakın bir de Fara'ya <br />Gönlü benzer saraya <br />Ruhunla kaynaşarak <br />Merhem olur yaraya. <br /><br />Severseniz Eden'i <br />Ateş sarar bedeni <br />Gönülleri hoş tutmak <br />Yaşamanın nedeni. <br /><br />Vaz geçemem Kevin'den <br />Farkı yok ki Nevin'den <br />Ölümüne bağlıdır <br />Hiç ayrılmaz evinden. <br /><br />Görünce Ben Hazel'i <br />Oymuş dünya güzeli <br />Gonca gülüm dururken <br />Ne yapayım gazeli. <br /><br />Zengin kızı Melissa <br />Azıcık boyu kısa <br />Bir kusuru daha var <br />Her şeyi eder tasa. <br /><br />Kızın adı Tarin'dir <br />Bakışları derindir <br />Hiç de zora gelemez <br />Çıtkırıldım narindir. <br /><br />Kızın adı Eva'dır <br />O gönlüme revadır. <br />Yokluğundaki yaşam <br />İnanın ki havadır. <br /><br />Kızın adı Belinda <br />Bülbül şakır dilinde <br />Onla olduğun zaman <br />Her şey gider yolunda. <br /><br />Unutamam Piper'i <br />O gerçekten bir peri<br />Kaş göz güzelliğiyle <br />Gönüllerin dilberi.<br /><br />Alırsanız Feme'yi <br />Akşam yakar yemeği <br />Hayırsıza düşenin <br />Heba olur emeği. <br /><br />Kızın adı Gala'dır <br />Fethedilmez kaledir <br />Gönlünü kazanırsan <br />O sana kul köledir. <br /><br />Kızın adı Desire <br />Sana olur esire <br />Dört avrat helâl derler <br />Razı olamam bire(!)<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 19:03:21 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/87075-kyzyn-ady-ab-ve-abd-acylymy/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Benim Köyüm</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86932-benim-koeyum/</link>
		<description><![CDATA[Başı gökyüzüne değer<br />Güneş orda erken doğar<br />Geceleri yıldız yağar<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Kekik kokulu havası<br />Keklik çakılı ovası<br />Berekettir her duası<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Pınarları deresiyle<br />Cennete eş yöresiyle<br />Her bir derde çaresiyle<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Ormanında kayını var<br />Harmanında oyunu var<br />Bağ bozumu düğünü var<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Sabahları horoz sesi<br />Uyandırır bak herkesi<br />Orda millet efendisi<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Medeniyet beşiğidir<br />Halkı hakkın aşığıdır<br />Gönül kapım eşiğidir<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Yellerin hoş nefesinde<br />Bağlarının kuş sesinde<br />Gönlümün baş köşesinde<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Hiç tükenmez bereketi<br />Orda gör sen hareketi<br />Doyurur tüm memleketi<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Buzlu yayık ayranı var<br />Hasat sonu bayramı var<br />Onun ne çok hayranı var<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Tarlaları altın başak<br />Çalışırlar oğul uşak<br />Terden ıslak kalır kuşak<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Yaylasıyla yazısıyla<br />Al kınalı kuzusuyla<br />Hasretliğin sızısıyla<br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Mebus seçimde gelse de<br />Hasta doktorsuz ölse de<br />Aracı hakkın çalsa da <br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />Soframdaki her aşımda<br />Gurbetteki göz yaşımda<br />Şu karşıki dağ başında <br />Benim köyüm benim köyüm.<br /><br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 20:17:40 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86932-benim-koeyum/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (117) 'Sevgi Gönlün Mizanı...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86855-maniler-117-sevgi-goenlun-mizany/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Yarim seni sorarım <br />Esen seher yeline <br />Şu gönlümü bağlarım <br />Saçının her teline... <br /><br />Elimde solmuş resmin <br />Dilimde kalmış ismin <br />Başka yerde aramam <br />Hüzünlermiş adresin... <br /><br />Sevgisiz gönül naçar <br />Boşuna ömür geçer <br />Sevenlerin bağında <br />Gonca gonca gül açar... <br /><br />Güz geldi soldu bostan <br />Haberin geldi dosttan <br />Sensiz üşüyen sevdam <br />Dillerde oldu destan... <br /><br />Gerdanı allı güzel <br />Mor donu güllü güzel <br />Döne döne oynuyor <br />Her yanı zilli güzel...<br /><br />Gurbetten gelen yollar<br />Aşıklar yari kollar <br />Nazlı yar geldiğinde <br />Açılır duran kollar... <br /><br />Yaza erken varıldı <br />Soğuklar hep kırıldı <br />Ben gülüme gül dedim <br />Gülüm neden kırıldı... <br /><br />Yarim içimde özdür <br />Dilimde tatlı sözdür <br />Sevdalı bakışıyla <br />Yüreğim yakan közdür... <br /><br />Benim efendi gönlüm <br />Dertlere bindi gönlüm <br />Bir zalimin uğruna <br />Korkudan sindi gönlüm...<br /><br />A benim deli gönlüm <br />Sevginin seli gönlüm <br />Her çiçekte gezinen <br />Baharın yeli gönlüm... <br /><br />Bana ilham olursun <br />Yaram merhem olursun <br />Gönül terazime sen <br />Okka dirhem olursun... <br /><br />Sevgi gönlün mizanı <br />Budur dünya düzeni <br />Tanrı bile affetmez <br />Yuvasını bozanı... <br /><br />Her güzelin var derdi <br />Yarim bana &#8217;can&#8217; derdi <br />Bu gönül gül yerine <br />Çakır dikeni derdi...<br /> <br /><br />Dereler çakıl doldu <br />Gönlümün gülü soldu <br />Gül varken diken sevmek <br />Bana bir akıl oldu...<br /><br />Gülün dikeni batar <br />Kalbe acılar katar <br />Yar sinemden çıkmazken <br />Şimdi çöllerde yatar... <br /><br />Susuz çiçek kururmuş <br />Diken gülü korurmuş <br />Öfke ile kalkanlar <br />Zararla otururmuş...<br /><br />Kapılma mal hırsına <br />Devran döner tersine <br />Mekanın cennet olur <br />Çalışırsan dersine...<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 21:08:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86855-maniler-117-sevgi-goenlun-mizany/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Mudurnum</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86811-mudurnum/</link>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.facebook.com/video/video.php?v=1056909394267&ref=nf" target="_blank">http://www.facebook.com/video/video.php?v=...4267&ref=nf</a><br /><br />Mudurnu Video....<br /><br /><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Havasıyla suyuyla <br />Cennetsin Anadolum <br />Dağıyla ovasıyla <br />Cömertsin sen Mudurnum&#8230; <br /><br />Gönlümde yudum yudum <br />Tükenmiyen umudum <br />Ben hep sana vuruldum<br />Sevdamsın sen Mudurnum&#8230; <br /><br />Ilgıt ılgıt yelinle <br />Bağlarında gülünle <br />Şakıyan bülbülünle <br />Mest edersin Mudurnum... <br /><br />Melek Hanım,meşeli <br />Nağmeleri neşeli <br />Aşkına bak düşeli <br />Yürek yanar Mudurnum&#8230; <br /><br />Tereyağlı helvanla <br />Yare bağlı sevdanla <br />Güzelliğin, edanla <br />Dillerdesin Mudurnum&#8230; <br /><br />Petek petek balınla <br />Çiçek çiçek dalınla <br />Gelin gibi halinle <br />Kara sevdam Mudurnum&#8230; <br /><br />Bulut bulut dağların <br />Umudumu bağlarım <br />Sende gönül eylerim <br />Otağımsın Mudurnum&#8230; <br /><br />Koynunda şirin köyler <br />Dostu,yareni eyler <br />Aşıklar seni söyler <br />Türkülerde Mudurnum&#8230; <br /><br />Dağındaki cerenle <br />Buz kaynaklı derenle <br />Yeşillikli yörenle<br />Cennetimsin Mudurnum...<br /><br /><br />Dağın taşın gezerim <br />Seni söyler yazarım <br />Üç arşınlık mezarım <br />Sende olsun Mudurnum&#8230;<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2009 19:01:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86811-mudurnum/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İnsan Ol Sen Arkadaş (2)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86503-ynsan-ol-sen-arkadath-2/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Dertlileri avutup <br />Kederleri dağıtıp <br />Hak'kın yolunu tutup <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Eş dost kuyusu kazma <br />Kuş kurt yuvası bozma <br />Kibir hasetle azma <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Güvenme sen hiç mala <br />Gidersin bir top çulla <br />Son tahtınsa musalla <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />İşinde atma kazık <br />Haramdan olmaz azık <br />Olursa sütün bozuk <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Ömür boşa geçmeden <br />Ecel seni seçmeden <br />Can bedenden uçmadan <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Kalbin kiri kindir <br />İmanın yeri dindir <br />Kibri içinde sindir <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Yalan riya her lâfı <br />Kandırır yazık safı <br />Bir de tutar ön safı <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Dinde kutsaldır emek <br />Emeksiz olmaz yemek <br />Fazla söze yok gerek<br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Yetim hakkı aşırma <br />Hak yolunda şaşırma <br />Artık sabrım taşırma <br />İnsan ol be arkadaş.<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2009 19:54:58 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86503-ynsan-ol-sen-arkadath-2/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (105) 'Gülünün Dalı Gönlüm...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86476-maniler-105-gulunun-daly-goenlum/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro--><b><!--fonto:Arial--><span style="font-family:Arial"><!--/fonto--><br />'<!--fontc--></span><!--/fontc--></b>Bahçelerde baldıran <br />Yardır gönlü güldüren <br />O güzel değil mi ki <br />Uykularım böldüren... <br /><br />Güzeli yoklayalım <br />Gülünü koklayalım <br />En mahrem sırları <br />Gönülde saklayalım... <br /><br />Gönlümdeki ecemsin <br />Dilimdeki hecemsin <br />Birde benden gidince <br />Ay karanlık gecemsin... <br /><br />Gülünün dalı gönlüm <br />Sevdanla dolu gönlüm <br />Beni sensiz bıraksan <br />Garip şu deli gönlüm... <br /><br />Bağda gülün goncası <br />Misler gibi kokuyor <br />Ayrılığın sancısı <br />Yüreğimi yakıyor... <br /><br />Bağda gülün moruna <br />Yar gidiyor yarına <br />Ben sevdim gurbet aldı <br />O gidiyor zoruma... <br /><br />Bağda üzüm salkımı <br />Yarim aldı aklımı <br />Şeker kaymaktan bilem <br />Yar bu kadar tatlı mı... <br /><br />Yarim almış sakızı <br />Çat pat çat pat patlatır <br />Gidi gavurun kızı <br />&#8216;Gelcem&#8217;diye atlatır...<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 19:25:46 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86476-maniler-105-gulunun-daly-goenlum/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İnsan Ol Sen Arkadaş (1)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86419-ynsan-ol-sen-arkadath-1/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro--> <img src="http://www.tabut.net/style_emoticons/default/14.png" style="vertical-align:middle" emoid=":'(" border="0" alt="14.png" /> Kem bakmaz gözümüzle <br />Kin tutmaz özümüzle <br />Sitemsiz sözümüzle <br />İnsanız biz arkadaş. <br /><br />Gönlümüz okyanustur <br />Dergâhımız Yunus'tur <br />Vatanımız namustur <br />İnsanız biz arkadaş. <br /><br />Mal mülke kul olursan <br />Haramla yol alırsan <br />Kardeşi el bilirsen <br />İnsan mısın arkadaş. <br /><br />Emekçiyi ezerken <br />Çoluk çocuk üzerken <br />Böbürlenip gezerken <br />İnsan mısın arkadaş. <br /><br />Hep sürmez böyle devran <br />Gün gelir durur evren <br />Han,köşkün olur viran <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Kalplerde eğleşerek <br />Dostlarla söyleşerek <br />Ekmeğin bölüşerek <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Kısa ömrün süresi <br />Sevgi gönlün deresi <br />Yok ölümün çaresi <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Dilinden at sövgüyü <br />Gönlünde tut sevgiyi <br />Çalış hak et övgüyü <br />İnsan ol sen arkadaş. <br /><br />Kalplerimiz bir sırça <br />Kırılırsa bin parça <br />Ömrünü hayra harca <br />İnsan ol sen arkadaş.<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2009 19:09:50 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86419-ynsan-ol-sen-arkadath-1/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Birliğe Çağrı</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86263-birlidhe-cadhry/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->   Sınırlara  döşenen o serseri mayınlar çağ dışı ve insanlık suçudur şimdi.<br />Bu mayınlar tehlikelidir tabi. <br />  Ama asıl tehlike kafalara kin,nefret,savaş dürtüsü doldurulup ve dimağa yerleştirilen fikri mayınlardır.<br />İşte bunlarda korkulur insanlık adına.Bunlar kolay kolay temizlenemez diğer mayınları gibi.... <br /><br />Türkiyem her yören sanki bir cennet <br />Sen bize Atamdan kaldın emanet <br />Tek yürek olursak yücelir devlet <br />Gelmeyelim dostlar kalleş oyuna. <br /><br />Gönül bağlarında sevgi derelim <br />Namlunun gözüne barış sürelim <br />Namerde zalime dersin verelim <br />Aman vermeyelim kalleş hayına. <br /><br />Hak yolu daveti ezanlar çanlar <br />Kalemin değerin yazanlar anlar <br />Asalak rüşvetçi gözü doymazlar <br />Hiç razı olmaz kardeş payına. <br /><br />İnsanlık adına birlik olalım <br />Uygarlık yolunda dirlik bulalım <br />Sebat edip işi kolay kılalım <br />Kaderci milletler benzer koyuna. <br /><br />'Beslersen kargayı gözünü oyar' <br />Çalarak çırparak haramla doyar <br />Yoksulun yetimin emeğin soyar <br />Yüzsüzler her şeyi ister boyuna. <br /><br />Dillerde dolaşır mertlik şarkımız <br />Karanlık güçlerden yoktur korkumuz <br />Dostluğa örnektir âsil ırkımız <br />Sütü bozuklarsa çeker soyuna. <br /><br />Atatürk yolunda doğru gidelim <br />Düşmanlık kin değil dostluk güdelim <br />Cehalete karşı savaş verelim <br />Cahilin beyini benzer mayına.<!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2009 21:00:35 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86263-birlidhe-cadhry/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İllere Maniler(6)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86251-yllere-maniler6/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Türkçemiz zengin dildir <br />Karaman yeni ildir <br />Onca çiçek içinde <br />Benim sevdiğim güldür. <br /><br />Hudut şehrimiz Kilis <br />Halkı kahraman milis <br />Sohbetleri yanında <br />Üzüm pekmezi halis. <br /><br />Karabük-Safranbolu <br />Evleri konuk dolu <br />Dönüşte eşe dosta <br />Getirin siz lokumu. <br /><br />Hatay&#8217;da ezan çanlar <br />Dil din farklı insanlar <br />Tüm dünya milletleri <br />Bizleri iyi anlar. <br /><br />Kayseri ve Develi <br />Görün bir an evveli <br />Tüm cihana nam salmış <br />Pastırmadan yemeli. <br /><br />Gidin siz ara sıra <br />Tokat Turhal Niksar&#8217;a <br />Güzellerin görünce <br />Diner kanayan yara. <br /><br />Kaynana etse dırdır <br />Mühim olan kızıdır <br />Doğu Çukur ovası <br />Pamuk şehridir Iğdır. <br /><br />Yarin gözü kömürdür <br />Bakışı bin ömürdür <br />Balıyla ünlü şehir <br />Tunceli Pülümürdür. <br /><br />Erzincan kaplıcası <br />Meşhur bakır eşyası <br />Yardan ayrı yiğidin <br />Dinmez yürek acısı. <br /><br />Siirt&#8217;in Zivzik Narı <br />Bir de Perde Pilavı <br />Gidince de yersiniz <br />Halis Büryan Kebabı. <br /><br />Kırıkkale&#8217;nin bağı <br />Nam salmıştır silahı <br />Uygarlıkta barışta <br />Tutarız hep ön safı. <br /><br />Tunceli&#8217;nin Munzur&#8217;u <br />Orda gönlün huzuru <br />Oğlu şehit ananın <br />Söner gözünün nuru. <br /><br />Kapıl bahar yeline <br />Var git Kırklareli&#8217;ne <br />Ömür boyu sahip çık <br />El dil ile beline. <br /><br />Bursa&#8217;da hiç yedin mi <br />Yoğurtlu iskenderi <br />Hele köfte kokusu <br />Yoldan çevirtir geri <br /><br />Bursa&#8217;nın kestanesi <br />Nam salmış şeftalisi <br />Güler yüzle karşılar <br />İnegöl köftecisi. <br /><br />Durursunuz ne diye <br />Gidin Osmaniye'ye <br />Şifalı turpu için <br />Uğrayın Kadirli'ye <br /><br />Tam seksen bir iliyle <br />İlçesi köyleriyle <br />Durmaz büyür Türkiyem <br />Çağdaşlık kültürüyle.<!--colorc--></span><!--/colorc--> <img src="http://www.tabut.net/style_emoticons/default/17.png" style="vertical-align:middle" emoid=":seytan:" border="0" alt="17.png" /> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2009 21:47:31 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86251-yllere-maniler6/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Benim Köylüm</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86248-benim-koeylum/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Sudan ucuz satar sütü <br />Ancak bayram görür eti <br />Gidişatı dünden kötü <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Arısı sönmüş petekte <br />Traktörü ipotekte <br />Hasta çaresiz yatakta <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Emeğini aracı yer <br />Üretene yok ki değer <br />İcracıya başın eğer <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Dayanamaz isyan eder <br />Ankara'dan gelen haber <br />'Ananı da al da git' der <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Doğruluk var her sözünde <br />Hiç kurumaz ter yüzünde <br />Atatürk'ümüz izinde <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Yurdumun her ovasında <br />Bereketin duasında <br />İnsanlığın davasında <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Başağında,ak ununda <br />Fırındaki pak somunda <br />Uğraşları hak yolunda <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Sürüsüyle dağlar gezer <br />Yaylalarda yağlar ezer <br />Meclisteki beyler üzer <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Üretimin iliminde <br />Ekmeğimin diliminde <br />Anadolu kiliminde <br />Benim köylüm benim köylüm. <br /><br />Umut eker, boş kesesi <br />Emek kokar,hoş nefesi <br />Bu milletin efendisi <br />Benim köylüm benim köylüm.<!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2009 20:45:14 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86248-benim-koeylum/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kızın Adı(4)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86138-kyzyn-ady4/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Gider isen yaylaya <br />Selâm söyle Ayla'ya <br />Mahallede bayılır <br />Dedikodu yaymaya <br /><br />Alırsanız Ayça'yı <br />Demletir size çayı <br />Yemek vakti gelince <br />Sallatır hep kalçayı <br /><br />Unutmadım Emel'i <br />O'dur gönlün temeli <br />Sevgi bilmez kalpsize <br />Bilmem ki ne demeli. <br /><br />Oy Alkız'ım Alkız'ım <br />Gönül kapım çalkızım <br />Yüreğim derya deniz <br />Hiç bekleme dalkızım. <br /><br />Kızın adı Makbule <br />Kendi benzer ak güle <br />Bir kötüye düşerse <br />Çeker daha çok çile. <br /><br />Oy Haskız'ım Haskız'ım <br />Dedi(ği) m yere bas kızım <br />Anan bizi görmesin <br />Şu lâmbayı kıs kızım. <br /><br />Bakın bir de Havva'ya <br />Girivermiş havaya <br />Çok peşinde koşarsan <br />Emek gider havaya. <br /><br />Kızın adı İlâyda <br />Yok ondan bize fayda <br />Hep günleri geçiyor <br />Discotek cafe barda. <br /><br />Alırsanız Pelin'i <br />Olur evin gelini <br />Yalnız bir kusuru var <br />Tutamıyor dilini. <br /><br />Kızın adı Olgun'dur <br />Eti budu dolgundur <br />Peşinde koşanların <br />Neden benzi solgundur. <br /><br />Haber saldım Kiraz'a <br />Gelecekmiş bu yaza <br />Bu yazda gelmez ise <br />İşim kaldı niyaza. <br /><br />Alırsanız dört avrat <br />Hepsinden ayrı surat <br />Omuza binen yükten <br />Geçilir mi şu sırat. <br /><br />Sarışınlar koşturur <br />Esmerlerse coşturur <br />Çok bilmiş güzellerde <br />İş yapmadan boş durur.<!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 20:47:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86138-kyzyn-ady4/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kızın Adı(3)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/86014-kyzyn-ady3/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Bırak surat asmayı <br />Sen görüver Esma'yı <br />Yanağımdaki buse <br />O haspadan sus payı. <br /><br />Bayılırım Nurten'e <br />Her gün işler tentene <br />Kız bu gece gelicem <br />Mis kokular sür tene. <br /><br />Kızın adı Rengin'dir <br />O tam senin dengindir <br />Para pulla değil de <br />Kişi dostla zengindir. <br /><br />Sosyete kızı Kevser<br />Başında yeller eser<br />Tanrım onu yaratmış<br />Tablo gibi şahaser.<br /><br />Güvenirsen kesene <br />Takılıver Esen'e <br />Yüce Mevlâm hoş bakmaz <br />Dostlukları kesene. <br /><br />Alıversen Işın'ı <br />Bahar eder kışını <br />Hayırsıza düşersen <br />Zehir eder aşını. <br /><br />Balık etinde Suzan <br />Gidip yanına uzan <br />Boyası süsü için <br />Daha çok para kazan. <br /><br />Görüversen Kader'i <br />Unutursun kederi <br />Sabır şükür çalışmak <br />Bunlar yaşam ederi. <br /><br />Alırsan Mükerrem'i <br />Sollarsın sen Kerem'i <br />Atatürk'ün izinde <br />Cennet et her yöreni. <br /><br />Kızın adı Gülsaba <br />Aklı ermez hesaba <br />Boğazına düşkündür <br />Her gün uğrar kasaba.<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 19:39:04 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/86014-kyzyn-ady3/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İllere Maniler(5)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/85954-yllere-maniler5/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Emsali az doğada <br />Edirne düz ovada <br />Mimar Sinan eseri <br />Selimiye duada. <br /><br />Çanakkale anıtı <br />O destanın kanıtı <br />Yurda giren düşmana <br />Ordum verir yanıtı. <br /><br />Manisa&#8217;nın ovası <br />Bereketin yuvası <br />Güzellerin elinde <br />Üzüm dolu kovası. <br /><br />Şırnak&#8217;ta Beytüşebap <br />Orda da var dost ahbap <br />Yari bugün görmedim <br />Yanan yüreğim kebap. <br /><br />Çankırı'nın İlgaz'ı <br />Yaylada serin yazı <br />Bu ilin meşhurları <br />Tozu tuzu ve kızı. <br /><br />Trabzon&#8217;da kemençe <br />Güç verir yaşlı gence <br />Konukları görünce <br />Karşılarlar elpençe. <br /><br />Rize&#8217;den de geçelim <br />Demli çaylar içelim <br />Oynanan horonlarla <br />Kendimizden geçelim. <br /><br />Malatya&#8217;da Darende <br />Orda dost var yarende <br />Tabip bana neylesin <br />Gönül yaram derinde. <br /><br />Erzurum&#8217;un dadaşı <br />Onlar gönül yoldaşı <br />Şimdiki güzellerin <br />Boyalı gözü kaşı. <br /><br />Irak&#8217;a çok yakınca <br />Hakkari&#8217;de Çukurca <br />El ayağım dolaşır <br />O yar bana bakınca. <br /><br />Gelin görün Uşağı <br />Halkı hak&#8217;kın aşığı <br />Yudumun her yöresi <br />Medeniyet beşiği. <br /><br />Olursan can yoldaşı <br />Gezeriz Van Gevaş&#8217;ı <br />Hakça düzen içinde <br />Veririz biz savaşı. <br /><br />Güzellerin yöresi <br />Kastamonu Küre&#8217;si <br />Gönül yaram kanıyor <br />Yok mu bunun çaresi.<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 21:06:05 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/85954-yllere-maniler5/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Hayat Limanından Demiraldı Ömür-Şiir</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/85375-hayat-limanyndan-demiraldy-oemur-thiir/</link>
		<description><![CDATA[<!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#000080--><span style="color:#000080"><!--/coloro-->Hayat Limanından Demiraldı Ömür<br /><br /><br /> Ne zaman adın düşse dilime, ayaklanır içimde mavi.<br /> Salarım yüreğimi başıboş zamanlara, <br /> Yosun kokulu sahillere tutsak arzular,<br />               Sürgündür hasret döktüğüm denizlere,<br /> Ki, çaresizce sürüklenir, sularında sana yorgun bedenim, <br /> Boğulurum, özlemlerin derinliğinde / hasret denizinde.<br /><br /> Anılarımla yüzleştiririm / gecenin çığlığına sararken yalnızlığımı<br /> Ki kışkırtır içimde özlemleri martı çığlıkları,<br /> Yüreğimin kıyısına çarpan dalgalar / alır getirir bana kokunu <br /> Fırtınalı denizlerde / varır umudu kumsala demirlerim.<br /><br /> Dört mevsim nehirler geçiyor düşlerimin deltasından<br /> Yüreğime vuruyor yüzümdeki yağmur bulutları,<br /> Hesapsız sularda gezinir serseri ayaklarım,<br />                                       Ki takılır avare martılara.<br /> Her gün, bir başka kıyıya atar beni, yoksulluğum..<br /><br /> Ne zaman deniz düşse aklıma / sürükler beni duygular,<br /> Derinlerimden esen rüzgârdan anlarım-<br />                                __ yunusların benim için ağladıklarını.<br /> Sonra vururum kendimi sokaklara,<br /> Kül rengi akşamlar da çiseleyen yağmura inat<br /> Aydınlanır ümitlerim, usumda boğulur iken aykırılık..<br /><br /> Ey mavi deryasına sevdalandığım hayat,<br />               kaç kaçamak öpüş düşledim sularında bir bilsen..<br /> Bütün sevgilerin harareti sensin / ellerinin sıcaklığı üşür yüreğimde <br /> Gümüşe çalan kıyılarında / meneviş rengi duygular ıslanır gözlerimde_<br /> Dilimde henüz kavuşulamamış bir özlem türküsüdür, şiir.<br /><br /> Şimdi genzi yakan nem kokusunda,<br />                  Karnını yarıp yüreğini çekmek vardı<br />                                                     Bir kuşluk vakti ağlara&#8230;.<br /><br /> Uçurumlarına ağıtlar yazdığım / denizler çarpıyor yüreğime,<br /> Anılardan süzülüp gelen güvercin güzelliğinde,<br /> Vurur göğsüme dalgalar da / dağılır içime sızın.<br /> Ardından ılık bir yel eser inceden, <br /> Yosun kokar esinti martı kanadından süzülürken..<br /><br /> Denizin kızıllığından bilirim iş dönüşü akşamları<br /> Serin sularında maviye kulaç atmanın düşleri,<br /> Nasılda sevdanın sancısına düşürür yüreğimi bir bilsen.. <br /> Gayrı hayat limanından, demir aldı ömür / ki nereye varır bilinmez<br /> Şimdi bir el sallamak kaldı bana / bizden uzaklaşan teknelere&#8230;<br /><br /> Hayat her zaman herkesi limanında uzun süre barındırmıyor, Gayrı geri dönüşü olmayan bir yola yelken açtım, içimdeki ateş, ne zaman bedenim yakılıp küllerim karadenize atılırsa ozaman sönecek, bu benim hayattan geriye kalan tek beklentim...<br /><br /> Abdullah Oral<!--colorc--></span><!--/colorc--><!--sizec--></span><!--/sizec-->]]></description>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 08:29:45 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/85375-hayat-limanyndan-demiraldy-oemur-thiir/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İllere Maniler (4)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/85349-yllere-maniler-4/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Bilecik Marmara&#8217;da <br />Söğüt&#8217;te var burada <br />Türk ordusu nam saldı <br />Deniz hava karada. <br /><br />Antalya&#8217;nın Beleği <br />Yardır gönlün meleği <br />Huzur sağlık mutluluk <br />İnsanlığın dileği. <br /><br />Konya&#8217;da ney havamız <br />Yücedir Mevlânamız <br />Barışı büyütürsek <br />Cennet olur dünyamız. <br /><br />Gidiversem Yozgat&#8217;a <br />Eriversem murada <br />Şimdi kriz yüzünden <br />Bakılmaz dört avrata. <br /><br />Dağ bayır aşa aşa <br />Ulaşırız biz Muş&#8217;a <br />Sevgisiz yüreklerin <br />Çarpışları hep boşa. <br /><br />Tekirdağ Malkara&#8217;sı <br />Gidiver yaz sırası <br />Denizi şarabıyla <br />Cennet mekân orası. <br /><br />Sınırda Kırklareli <br />Bağları cennet gülü <br />Deli gönül tutulmaz <br />Eserken sevda yeli. <br /><br />Yalova&#8217;nın vapuru <br />Denizi var dupduru <br />Yoksulların değil de <br />Zenginin tuzu kuru. <br /><br />Yollarda dura dura <br />Gidiversek Burdur&#8217;a <br />Gönlümdeki yangını <br />Nazlı yarim durdura. <br /><br />Akdeniz şehri Mersin <br />Orda huzra erersin <br />Vefasız dost bulana <br />Mevlâm sabırlar versin. <br /><br />Meşhur Aydın efesi <br />İncir yüklü küfesi <br />Yari güzel olanın <br />Gül kokarmış nefesi. <br /><br />Yeşildir Gümüşhane <br />Güzelleri şahane <br />Sineme konan sevda <br />Yardan bana nişane.<!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 19:48:51 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/85349-yllere-maniler-4/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Yokluğun</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/85348-yokludhun/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Bakışların anafor <br />Çekti beni içine <br />Yokluğunu bana sor <br />Küstün hiç mi hiçine&#8230; <br /><br />Ben sevdim eller aldı <br />O gidiyor gücüme <br />Hüzünler bana kaldı <br />Benim bunda suçum ne&#8230; <br /><br />Sana olan özlemim <br />Gün geçtikçe büyüyor <br />Ufka dalan gözlerim <br />Mehtabı sen görüyor&#8230; <br /><br />Çekip gittin ansızın <br />Şimdi artık yarsızım <br />Sensiz inan geçmiyor <br />Canevimde yar sızım&#8230; <br /><br />Kırıldı sustu sazım <br />Sensizlikle yalnızım <br />Sebepsiz ayrılıkla <br />Mecnundan ben farksızım&#8230; <br /><br />Bu âlem senle başka <br />Yazık oldu bu aşka <br />Şimdi kaldım bak artık <br />Hayalinle baş başa&#8230; <br /><br />Bırakıp gittin ele <br />Gözyaşım döndü sele <br />Biçare garip gönlüm <br />Yenik düştü ecele&#8230;.<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 19:30:44 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/85348-yokludhun/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İllere Maniler (3)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/85253-yllere-maniler-3/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abant&#8217;la meşhur Bolu <br />Bir de Ayvaz Köroğlu <br />İşlerin hep rast gider <br />Kalbin olursa doğru. <br /><br />Bolu dağın inince <br />Görülür yeşil Düzce <br />Bu yazdığım dörtlükler <br />Yeterli midir sizce. <br /><br />Dağda kurdun ini var <br />Kütahya&#8217;da çini var <br />Yarim bize geliyor <br />Elinde de sini var. <br /><br />Bağlıdırlar İzmir&#8217;e <br />Ödemiş Foça Tire <br />Dört hatun bulamadım <br />Razıyım artık bire. <br /><br />Deriversem ben gülü <br />Görüversem Bingöl&#8217;ü <br />Terör töre yüzünden <br />Ortalıklar kan gölü. <br /><br />Gelirsin sen kendine <br />Gidiversen Mardin&#8217;e <br />Haset kibirle dolup <br />Zarar verme bendine. <br /><br />Basarsan sen parayı <br />Bulursun Aksaray&#8217;ı <br />Sarışınlar dururken <br />Ne yapayım karayı. <br /><br />Cevap verin soruma <br />Gittiniz mi Çorum&#8217;a <br />Ben sevdim yaban aldı <br />O gidiyor zoruma. <br /><br />Hava böyle yaparsa <br />Gidemeyiz biz Kars&#8217;a <br />Bu gençlik bu güzellik <br />Yaşam boyu da sürse. <br /><br />Mesajını at bana <br />Biz gidelim Batman&#8217;a <br />Anandan izin çıktı <br />Benle senin yatmana. <br /><br />Kolayı sokma zora <br />Niğde&#8217;den sen geç Bor&#8217;a <br />Yari bugün görmedim <br />Yine yüreğim çıra. <br /><br />Amasya&#8217;nın elması <br />Bir de yaprak dolması <br />Ahu gözlü dilberin <br />Mest ediyor gülmesi. <br /><br />Elâzığ&#8217;da Gakkoşlar <br />Gelin görün ne hoşlar <br />O ellerin güzeli <br />Yüreğimi ataşlar.<!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 19:13:24 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/85253-yllere-maniler-3/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İllere Maniler (2)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/85099-yllere-maniler-2/</link>
		<description><![CDATA[Eskişehir lülesi<br /><br />Dosttur gönlün kalesi<br /><br />Yalancı şu dünyanın <br /><br />Çekilmiyor çilesi.<br /><br /> <br /><br />Ordu&#8217;nun fındiği çok<br /><br />Zenginin sandığı tok<br /><br />Yare canım verirken<br /><br />O bendiği andığı yok.<br /><br /> <br /><br />Dondurma yazın aşı<br /><br />Unutmadım Maraşı<br /><br />Bir güzelin uğruna <br /><br />Harcadım hep maaşı.<br /><br /> <br /><br />Diyarbakır karpuzu<br /><br />Yaşım geçti otuzu<br /><br />Yar bize gelir diye<br /><br />Beklerim kuzu kuzu.<br /><br /> <br /><br />Temel Fadime Dursun<br /><br />Yeşil dağlı Giresun<br /><br />Herkes alsın yarini<br /><br />Sevenler mutlu olsn.<br /><br /> <br /><br />Türkçe zengin dilimiz<br /><br />Bartın yeni ilimiz<br /><br />Atatürk olmasaydı<br /><br />Ne olurdu halimiz.<br /><br /> <br /><br />Dayan dizlerim dayan<br /><br />Bak göründü Ardahan<br /><br />Öyle eser bırak ki<br /><br />Ansın seni tüm cihan..<br /><br /> <br /><br />Cevap verip çağrıya<br /><br />Gidelim biz Ağrı&#8217;ya<br /><br />Gönlünüzü hoş tutun<br /><br />Zarar gelmez doğruya.<br /><br /> <br /><br />Isparta gül diyarım<br /><br />O yar benim ayarım<br /><br />Yağla balla değil de<br /><br />Yar sesiyle doyarım.<br /><br /> <br /><br />Denizli&#8217;nin kızları<br /><br />Top top dokur bezleri<br /><br />Davul zurna halayla<br /><br />Karşılarlar bizleri.<br /><br /> <br /><br />İzmit&#8217;te pişmaniye<br /><br />Eşe dosta hediye<br /><br />Dostça yaşamak varken<br /><br />Dargınlıklar ne diye.<br /><br /> <br /><br />Düşünme eni konu<br /><br />Gel gör bir de Afyon&#8217;u<br /><br />Gününüzü gün edin<br /><br />Ölümdür yolun sonu.<br /><br /> <br /><br />Nevşehir&#8217;de Göreme<br /><br />Merhem olur yarama<br /><br />Gönül ilacın bende<br /><br />Başkasında arama.<br /><br /> <br /><br />O Bandırma vapuru<br /><br />Rota aldı Samsun&#8217;u<br /><br />Atatürk ulu lider<br /><br />Ben bilmem onu bunu.]]></description>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 19:33:33 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/85099-yllere-maniler-2/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İllerle Maniler (1)</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/84786-yllerle-maniler-1/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Pamuk şehri Adana <br />Şiir yazsam adına <br />Şalgam suyun meşhurmuş <br />Bakabilsem tadına. <br /><br />Dört mevsimde her zaman <br />Güzeldir Adıyaman <br />Yarsız yenen lokmanın <br />İnanın tadı saman. <br /><br />Başkentimiz Ankara <br />Giderim ara sıra <br />Ondan ayrı olanlar <br />Düşünür kara kara. <br /><br />Artvin'in Atabarı <br />Dağıtıyor efkârı <br />Gönüllerde han kurmak <br />Yaşamın asıl kârı. <br /><br />Sakarya'nın Geyve'si <br />Tatlı olur meyvesi <br />Öm'rüme ömür katar <br />Yarin bana deymesi. <br /><br />Zonguldağın kömürü <br />Yar uzatır ömürü <br />Kırma dostun gönlünü <br />Gerçekten zor tamiri. <br /><br />İstanbul'a söz yetmez <br />Sevda kalpten tez gitmez <br />Ben yarime ne dedim <br />Artık bana göz etmez. <br /><br />Odamın sıvası var <br />Yurdumun Sivas'ı var <br />Bugün yarimi gördüm <br />Bozuk bir havası var. <br /><br />Ev yapalım tuğladan <br />Kız kapalım Muğla'dan <br />İşveli bakışındır <br />Seni bana bağlatan. <br /><br />Balıkesir Bandırma <br />Kız sen beni kandırma <br />El oğluna varıp da <br />Yüreciğim yandırma. <br /><br />Para olunca cepte <br />Dolaşırız Antep'te <br />Sinemdeki şu yaram <br />Geçiversin sen öpte. <br /><br />Türkiyem'in Urfa'sı <br />Bereketli sofrası <br />Çirkin olan kızların <br />Çekilmiyor tafrası. <br /><br />Kırşehir Hacı Bektaş <br />Gönülde yakar ataş <br />Şimdi artık modadır <br />Pırlanta yüzük tektaş. <br /><br />Büyülüyor herkesi <br />Bitlis'in minaresi <br />Yarimden haber geldi <br />Gelecek pazartesi.<!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 21:33:32 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/84786-yllerle-maniler-1/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Maniler (119) ' Bu Gönül Yine Mahsun...']]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/84736-maniler-119-bu-goenul-yine-mahsun/</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Çayır başı madımak <br />Ne hoş olur tadı bak <br />Seveni sevdiğinden <br />Caiz değil ayırmak... <br /><br />Gönül sevgiyle çağlar <br />Yar yoksa gönül ağlar <br />Saçının bir teline <br />Şu gönül ömür bağlar... <br /><br />Gönlüme yağan karlar <br />Yar olmazsa dinmiyor <br />İçimde yanan korlar <br />Yar gelmezse sönmüyor... <br /><br />Yar halimi bilmezse <br />Yağmur olur gözyaşım <br />Gönül yari bulmazsa <br />Hüzünlerdir yoldaşım... <br /><br />Gözyaşım nehir olur <br />Yarimin bin ahında <br />Az aşım zehir olur <br />Bu aşkın günahında... <br /><br />Kah ağladım kah güldüm <br />Şu kısacık ömrümde <br />Kah yaşadım kah öldüm <br />Bir zalimin gönlünde... <br /><br />Yar açınca peçeyi <br />Gündüz eder geceyi <br />O yar benden gidince <br />Yürek tadar acıyı... <br /><br />Yine bu gönül mahsun <br />Hicran sardı her yanı <br />Sevdiğim neden yoksun <br />Neylerim sensiz canı...<!--colorc--></span><!--/colorc--> <b><div align='left'><!--coloro:#800000--><span style="color:#800000"><!--/coloro-->Abdullah Atay<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></div>]]></description>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 18:00:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/84736-maniler-119-bu-goenul-yine-mahsun/</guid>
	</item>
</channel>
</rss>
