<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>Günlük</title>
	<description>İçimize attıklarımızın içerde ne yaptıkları, atılanlar bir gün gelip de hesap sorana kadar bizi ilgilendirmez.</description>
	<link>http://forum.tabut.net</link>
	<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 22:28:52 +0000</pubDate>
	<ttl>30</ttl>
	<item>
		<title>Kurabiye</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/98274-kurabiye/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>A&#350;K G&#304;B&#304; OLMALI</strong><br />
 <br />
A&#351;k klavyede yaz&#305;lan bir duygu olmu&#351; fark&#305;nda m&#305;s&#305;n&#305;z?<br />
 <br />
A&#351;k bu de&#287;ildi<strong class='bbc'>, b</strong>&#246;yle ya&#351;anmamal&#305;yd&#305; hi&#231;bir zaman<strong class='bbc'>, p</strong>armaklar&#305;n h&#305;z&#305;na bakmamal&#305;yd&#305; ama oldu! Sosyal 'a&#287;'&#305;n i&#231;ine d&#252;&#351;en herkes kurtulamaz oldu<strong class='bbc'>, g</strong>&#246;n&#252;l sayfalar&#305; bir 't&#305;k' ile kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;lmaya ba&#351;land&#305;<strong class='bbc'>... S</strong>evgilinin kokusunu i&#231;ine &#231;ekmektense doya doya<strong class='bbc'>, b</strong>ir 'cam'a bakar oldu insan ya da yaz&#305;lan amat&#246;r ruhlu k&#305;sa &#351;iirlerle mest ederken a&#351;k&#305;<strong class='bbc'>, '</strong>ctrl+c,ctrl+v' kadar kolay oldu yaz&#305;lan m&#305;sralar<strong class='bbc'>. A</strong>&#351;k sayfalardaki 'ili&#351;ki durumu'na bakmaktansa g&#246;zg&#246;ze olmal&#305;yd&#305;<strong class='bbc'>, s</strong>evdi&#287;ini iliklerine kadar hissetmeli ve herkese hissettirmeliydi<strong class='bbc'>... K</strong>alp g&#246;zlerinin i&#231;inden akmal&#305; sevdi&#287;ine sonra birle&#351;meli s&#305;k&#305;ca<strong class='bbc'>, b</strong>eraber atmal&#305; her ad&#305;mda<strong class='bbc'>, k</strong>alp 'k&#252;&#231;&#252;kt&#252;r &#252;&#231;' de&#287;il sevgiliye verdi&#287;in en muhte&#351;em hediye olmal&#305;<strong class='bbc'>... '</strong>Seni seviyorum'u hissetmeli insan her bak&#305;&#351;ta, 'duvar'larda aramamal&#305; sahipsiz kalan bu s&#246;z&#252;, bug&#252;n, yar&#305;n k&#305;sacas&#305; hi&#231;bir zaman...<br />
 <br />
A&#351;k hep; muhallebicide ya&#351;amal&#305;, k&#305;rlarda ko&#351;mal&#305;, a&#287;a&#231;lar&#305;n arkas&#305;na saklanmal&#305;, kalem ka&#287;&#305;t &#252;st&#252;ne m&#305;sralar akmal&#305;, g&#246;zg&#246;ze gelince utanmal&#305;, elini tutmaya &#231;ekinmeli,annem ve babam -onlar her ne kadar fark&#305;nda olmasalar da- gibi olmal&#305;...<br />
 <br />
Bu d&#252;nyada de&#287;i&#351;meyen tek &#351;ey A&#351;k olmal&#305;....<br />
 <br />
<strong class='bbc'>Onur&#246;ra&#287;</strong><br />
Bart&#305;n2012<br />
"Bug&#252;n &#231;ok ba&#351;ka bir 'G&#252;nayd&#305;n'"]]></description>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 22:28:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/98274-kurabiye/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kırıntı</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/98182-kyrynty/</link>
		<description><![CDATA[G&#252;nl&#252;k, g&#252;nl&#252;k,g&#252;nl&#252;k...<br />
Hadi ama asma artık suratını. Eteklerinden &#231;eke &#231;eke getirdim seni buraya, doğrudur.<br />
Belki g&#252;zel bir yerdir.Bak d&#252;nden beri neler okudun.<br />
Senin de kemiklerine &#231;izik atan c&#252;mleler kurulmuş. Şakaklarında kalem izi var herkesin.<br />
Bana g&#252;ven, seveceksin burayı.<br />
Belki nefes bile alabilirsin derin derin&#8230;<br />
Olmadı eve gidince sorarsın bunun hesabını bana. Şimdi l&#252;tfen kaş g&#246;z etmeyi bırak da etrafına bak.<br />
Kavga var burada, aşk, şarap, deli&#8230;<br />
Şiir var şiir!<br />
Bak!]]></description>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2011 09:41:14 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/98182-kyrynty/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Eşek Arısı ve İz</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/97020-ethek-arysy-ve-yz/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>Eşek Arısı ve İz</strong><br />
 <br />
 <br />
 <br />
eşek arısına şaşırdım. pencere ve perdenin arasından odama girdi kitapların &#252;zerine kondu sonra kalkar kalkmaz aynı ufak aralıktan dışarı &#231;ıktı. tek &#231;ıkış yolu bu olduğu i&#231;in mi bu kadar &#231;abuk? bazen bu da olmaz. girdiğiniz yoldan geri d&#246;nemezsiniz. o yolun tek &#231;ıkışı da kapanmışsa...<br />
<br />
pazarda bir &#231;ocuk kaybolurdu ve ağlamaya başlardı. sonra belediyeden anons edilirdi, bilmem ka&#231; yaşlarında ş&#246;yle bi &#231;ocuk kayboldu diye. b&#252;t&#252;n g&#252;n o &#231;ocuğu d&#252;ş&#252;n&#252;rd&#252;m. nasıl korktuğunu, ağladığını.. belki annesi ona kızmıştı, onu bir daha pazara g&#246;t&#252;rmeyecekti, belki &#231;ok b&#252;y&#252;se bile kalabalık pazarlarda kaybolmuş &#231;ocuklar arayacaktı.<br />
<br />
bir izi kaybetmek de b&#246;yle bir şey. sapsarı bir sa&#231; teli. bir koku. bir şarkı... hayatından bi şey &#231;aldırırsın. bi daha asla geri gelmeyecek bi şey... insan takip ettiği izleri kaybetmemeli. yağmur yağınca ortaya &#231;ıkan solucanlar gibidir izler. &#231;ocukken evimizin &#246;n&#252;nde b&#252;y&#252;k bi kavak ağacı vardı. onun dibini kazıp i&#231;ine şiirler saklardım. belki derdim bin yıl sonra... bug&#252;n g&#252;l&#252;yorum. ama iz b&#246;yle bir şey. anladın mı?!<br />
<br />
odaya eşek arısı girmeden pencereyi kapatmalıyım. i&#231;eri girdiğinde tek &#231;ıkış yolu da kapalı olmasın diye.<br />
 <br />
 <br />
<em class='bbc'>Kıyıdaki Adam</em>]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 21:41:55 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/97020-ethek-arysy-ve-yz/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Galatasaray ve Annem</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/97019-galatasaray-ve-annem/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>	Galatasaray ve Annem</strong><br />
<br />
 <br />
Annem &#246;leli 20 g&#252;n olmu&#351;. 15 mart 1989'da Monaco'yla 1-1 berabere kalan Galatasaray Avrupa &#350;ampiyon kul&#252;pler kupas&#305;nda yar&#305; finale &#231;&#305;k&#305;yor. Prekazi'nin 30 k&#252;s&#252;r metreden att&#305;&#287;&#305; o muhte&#351;em gol. Teyzemlerde kal&#305;yorum o s&#305;ra. Evde buruk bir sevin&#231;. 20 g&#252;nd&#252;r kimseyle konu&#351;muyorum. Babamla bile...<br />
 <br />
Eskiden ma&#231; spikerlerinin sesi telefondan gelir gibiydi &#246;yle bir ba&#287;&#305;r&#305;&#351;, sonra sokaklarda y&#252;zlerce araba, Galatasaray bayraklar&#305;. Re re re ra ra ra gassarayy gassarayyy cimbombommmm. &#304;&#231;imde tarif edilmeyecek bi ac&#305;. Sabahlar&#305; pencerelerden bak&#305;yorum. Bir &#246;n taraf balkonunday&#305;m, bir yan taraf cam&#305;nda. Belki gelirdi. Belki &#246;lmemi&#351;tir. Daha k&#252;&#231;&#252;&#287;&#252;m (anl&#305;yor musun?!) Galatasaray tarih yaz&#305;yor. Evdekiler sevinmek i&#231;in benden izin ister gibi surat&#305;ma bak&#305;yor. Di&#287;er odaya ko&#351;uyorum. A&#287;l&#305;yorum.<br />
 <br />
Beni yaln&#305;z b&#305;rak&#305;yorlar bir s&#252;re. Camdan bak&#305;yorum. Elinde galatasaray bayraklar&#305;yla bir s&#252;r&#252; insan caddede. Sonra bi &#231;ocuk dikkatimi &#231;ekiyor. Bir sene &#246;nce annesi &#246;len yan binadaki &#231;ocuk - Hasan-. &#220;z&#252;lmemem i&#231;in bana onu anlatm&#305;&#351;lard&#305;. bi teselli i&#351;te...<br />
 <br />
Hasan elinde Galatasaray bayra&#287;&#305;yla ko&#351;uyor. Ba&#287;&#305;r&#305;yor. Nas&#305;l mutlu. Cam&#305; a&#231;&#305;yorum. Cimbombommmm diye ba&#287;&#305;r&#305;yorum. En b&#252;y&#252;k cimbommbommm. Evdekiler a&#287;l&#305;yor.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<em class='bbc'>K&#305;y&#305;daki Adam</em>]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 21:38:00 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/97019-galatasaray-ve-annem/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Beyaz Elma</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96504-beyaz-elma/</link>
		<description><![CDATA[Hi&#231; ka&#231;mak istediniz mi? Nefesiniz bo&#287;az&#305;n&#305;za dolup ci&#287;erleriniz i&#351;levine ayak uyduramayacak s&#305;n&#305;ra gelesiye kadar ko&#351;mak&#8230; Bulundu&#287;unuz an&#305;, kendinizi, ge&#231;mi&#351;inizi ve gelece&#287;inizi terk etmek. Asl&#305;nda ko&#351;ma eylemine giri&#351;ti&#287;iniz an, ka&#231;t&#305;&#287;&#305;n&#305;z an ba&#351;ka bir gelece&#287;e y&#246;nelmi&#351; olursunuz; ama bir &#351;ans&#305;n&#305;z olsayd&#305; ka&#231;mak ister miydiniz?<br />
<br />
Zaman&#305; t&#252;ketmek i&#231;in ne de &#231;ok &#351;ey &#252;retmi&#351;iz, biz. Ne &#231;ok dert, ne &#231;ok g&#246;rev, ne &#231;ok ko&#351;turmaca. Sanki &#231;ocukluk bize sadece <em class='bbc'>b&#252;y&#252;yelim</em> diye verilmi&#351;, gen&#231;lik <em class='bbc'>iyi bir kariyer ve evlilik</em> i&#231;in, ya&#351;l&#305;l&#305;ksa <em class='bbc'>emeklilik</em> ve <em class='bbc'>T&#252;rkiye &#351;artlar&#305;nda daha &#231;ok s&#305;k&#305;nt&#305;</em> i&#231;in. Durup nefes almak, literat&#252;rdeki anlam&#305;na d&#246;n&#252;&#351;m&#252;&#351; ve sadece ya&#351;am i&#231;in &#351;art olan eylem haline gelmi&#351;. <br />
<br />
&#199;ok yorgunum. G&#252;nlerdir uykusuz. Finallerin g&#246;lgesinde elimden kay&#305;p giden bu bir haftada sadece ders &#231;al&#305;&#351;mak i&#231;in okudum, yazd&#305;m, anlatt&#305;m. Bu sadece fiziksel yorgunluk ve tatl&#305; da geliyor &#231;o&#287;u zaman. Elde edilen sonu&#231; tatmin ediciyse yorulmaya de&#287;iyor. Fakat g&#246;nl&#252;m de yorgun benim. Ruhum, t&#305;pk&#305; filmlerdeki gibi bedenimle ayn&#305; &#351;ekildeymi&#351; gibi geliyor. Benim flu kopyam olarak canlan&#305;yor g&#246;zlerimde ve g&#246;zlerinin alt&#305; morarm&#305;&#351;, nereden baksan&#305;z y&#252;z y&#305;l kocam&#305;&#351;. Bunun sebebi de bu bir haftal&#305;k ko&#351;turmaca de&#287;il, t&#252;m zaman&#305;n hareket etme zorunlulu&#287;u. <br />
<br />
Ka&#231;mak istiyorum. Bir &#351;eylerden ka&#231;mak istedi&#287;imde bo&#287;ulurmu&#351; gibi hissetmiyorum. Bo&#287;ulmak can yak&#305;c&#305; bir son olurdu. Etraf&#305;mda d&#246;n&#252;p duran, yanan s&#246;nen g&#246;k kubbenin darald&#305;&#287;&#305;n&#305;, ya&#351;am alan&#305;m&#305;n k&#252;&#231;&#252;ld&#252;&#287;&#252;n&#252;, i&#231;inde bulundu&#287;um odan&#305;n bir kibrit kutusu b&#252;y&#252;kl&#252;&#287;&#252;ne indi&#287;ini hissediyorum. S&#305;k&#305;&#351;t&#305;r&#305;l&#305;yorum. Kendi i&#231;ime s&#305;k&#305;&#351;&#305;yorum. Bu anlar&#305; bir yandan da seviyorum asl&#305;nda. &#199;&#252;nk&#252; bu alan daralmas&#305;n&#305;n i&#231;inde dibe vurma o kadar &#351;iddetli ger&#231;ekle&#351;iyor ki, yukar&#305; &#231;&#305;k&#305;&#351; ve kibrit kutusunu deli&#351; o kadar kesin ve &#231;abuk oluyor.<br />
<br />
Hi&#231; ka&#231;mak istediniz mi? Ben her g&#252;n ka&#231;mak istiyorum. Ko&#351;mak. Nefesimi s&#246;zl&#252;k anlam&#305;na g&#246;re de&#287;il diledi&#287;im gibi tan&#305;mlamak. Varl&#305;&#287;&#305;m&#305; toplumca yararl&#305; olarak kabul edilmi&#351; i&#351;lerde de&#287;il, kendi istedi&#287;im y&#246;nde kullanmak. Benli&#287;im sand&#305;&#287;&#305;m i&#231;ine k&#252;fl&#252; &#351;artlanmalar doldurulmu&#351; yalandan olabildi&#287;ince uzakla&#351;mak. Sanki t&#252;m bedenim bir k&#305;yafet. Hani &#231;izgi filmlerde olur ya, Coyote k&#305;l&#305;k de&#287;i&#351;tirir mesela, onu bir &#246;rdek gibi falan g&#246;r&#252;r&#252;z, sonra bo&#287;az&#305;n&#305;n alt&#305;nda g&#246;remedi&#287;imiz bir fermuar peyda olur ve &#231;&#305;kar&#305;r kost&#252;m&#252;n&#252;. Bana dair d&#305;&#351;tan g&#246;r&#252;nen ne varsa &#246;yleymi&#351; gibi geliyor.<br />
<br />
Bir kul&#252;p olsa mesela; <em class='bbc'>Ka&#231;mak &#304;steyenler Kul&#252;b&#252;.</em> O &#351;artlarda da o kul&#252;pteki insanlar birbirinden ka&#231;acakt&#305;r. Ka&#231;mak bir rit&#252;el. Bir kez tatt&#305; m&#305; vazge&#231;emiyor insan. Yaln&#305;z kalmaktan korkmad&#305;&#287;&#305;m&#305;z nadir anlar o kadar geni&#351; bir zaman&#305;n alg&#305;s&#305;n&#305; ta&#351;&#305;yor ki asl&#305;nda, birkez yaln&#305;zl&#305;&#287;a ko&#351;tu mu geri d&#246;n&#252;&#351; olmayacak gibi geliyor.<br />
<br />
&#304;nsanlara &#8220;sosyal varl&#305;klar&#8221; olduklar&#305; yalan&#305;n&#305; kim uydursuysa Libyal&#305;lar&#305;n mezarda &#231;ektikleri s&#305;k&#305;nt&#305;lar&#305;n ayn&#305;n&#305; &#231;ekiyor olmal&#305;lar. &#304;nsan&#305;n sosyalli&#287;ini daraltan ve kendiyle ba&#351; ba&#351;a kalman&#305;n sosyal yan&#305;n&#305; g&#246;rmemize engel olan d&#252;zenin mimarlar&#305;n&#305;nsa g&#246;zlerinden &#246;p&#252;yorum.<br />
<br />
Ger&#231;ekten tek bir b&#252;t&#252;n oldu&#287;una m&#305; inan&#305;yorsun insano&#287;lu? Sen bir&#231;oksun. Bu y&#252;zdendir ba&#351;ka insanlarla bir araya gelip kendi i&#231;indeki binlerce senin farkl&#305; bir mizac&#305;n&#305; ortaya &#231;&#305;karma ihtiyac&#305;.<br />
<br />
Vazge&#231;tim. Ka&#231;mak &#304;steyenler Kul&#252;b&#252; olmas&#305;n. &#304;nsan da sosyal de&#287;il, ka&#231;an bir varl&#305;k olsun. Atalar&#305;m&#305;zdan geliyor, i&#231; g&#252;d&#252; bu, yabana atmamak laz&#305;m. &#304;nsan do&#287;as&#305; hakk&#305;nda s&#246;yledikleri dolay&#305;s&#305;yla da Hobbes&#8217;a kat&#305;l&#305;yorum. Onu o kadar ilgilendirmese de.]]></description>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2011 22:30:39 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96504-beyaz-elma/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Bugün günlerden sıkıntı</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/96154-bugun-gunlerden-sykynty/</link>
		<description><![CDATA[Bugün günlerden sıkıntı<br />
saat tam da bunaltıcı bir havanın kesiştiği o ince akrebin zehri<br />
zehirlenmemeliyim <br />
uzak dur benden zehir<br />
dedimse de zehir ne yapıp edip yine geldi<br />
şakaklarımın içine sızmayı başardı<br />
günlerden ne zaman sıkıntı olsa hep aynı şey olur <br />
aynı şakağın aynı gözeneğinden sızar içeri<br />
şimdi tüm evreni dolaşmam gerekli panzehir için yine<br />
her sene dünya turuna çıkarım bu yüzden<br />
panzehiri bulamassam eğer, bu günce devam eder durur<br />
değişmeyen şey sadece sıkıntı olur.<br />
<br />
Şimdi müsadenizle ben bir turlayıp geleyim<br />
belki fark ettirmeden bir söğüdün gölgesine gizlenmiştir panzehiri taşıyan karınca<br />
nerden başlamalı bilmem ki...]]></description>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2011 17:20:12 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/96154-bugun-gunlerden-sykynty/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gece*</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95873-gece/</link>
		<description><![CDATA[Merhaba Çocuk!<br />
<br />
<br />
Seninle yeniden tanışıyor ve buna alışmaya çalışıyorum. Bu yabancı his, bu kimliksizlik bundan sanırım. Beni mazur gör, yeniden tanı ve aldatma.<br />
<br />
Biz tanışalı çok oldu aslında. Evet sen  bazen beni tanımıyor olabilirsin, ama tanışmak eylemi benim için her zaman karşılıklı yapılan bir eylem değil. Gitmek eylemi gibi. İlk gidişinden beri bu böyle. En azından bunu biliyorum. <br />
Neyse.<br />
İnsanlar çok güzel oynuyorlar. Çok güzel ağlıyor, çok güzel seviyor ve çok güzel nefret ediyorlar. Birbirlerinden bir şeyler öğrenerek, bir şeyler çalarak -veya artık ne diyorlarsa buna- yeni hayatlar kazanıyorlar kendilerince. Böyle olduğun için, onlardan olduğun için, sana kızamıyorum. <br />
<br />
Çünkü senin de bana öğrettiklerin var.<br />
Çünkü biz birbirimizden bu kadar nefret etmeyi ve yine aynı şiddetle birbirimize sarılmayı, birbirimizden öğreniyoruz.<br />
<br />
<br />
<br />
Not:<br />
Sonra tanışırız, olur mu?<br />
<br />
Efsane.]]></description>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2011 19:24:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95873-gece/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Tek nefeslik Hikaye</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95484-tek-nefeslik-hikaye/</link>
		<description><![CDATA[<em class='bbc'>   Tek nefeslik bir hikaye yazmıştım senin için.<br />
Sonu belliydi aslında, ta ki bugun son anda yeniden seni görene kadar.Anlamsızca kalbim sıkıştı,atmadığı kadar hızlı çarptı.<br />
Hayatıma yorumsuz kaldık ben ve ben.İçinde hiç bir zaman olmayan sen ile beraber.Anlaşılmayan cümleler kurmuştuk hep birbirimize,<br />
ama yine de anlardık düğümlenmiş kelimelerin bir ucundan tutup.<br />
<br />
Vericektim aslında,son olmaya yakışan en güzel nefesimi.Çemberinden döndüm işte yapamadım.<br />
<br />
Başka bir güne,başka bir hikayeye kaldı şimdi..<br />
Ama hep sensiz,hep seninle..<br />
<br />
Şimdi son'a hazır ol sen!<br />
<br />
CgL'<br />
</em>]]></description>
		<pubDate>Thu, 10 Feb 2011 17:49:08 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95484-tek-nefeslik-hikaye/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Günlükler</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95483-gunlukler/</link>
		<description><![CDATA[2 Mart /<br />
Renkli bir Eskişehir yolculuğu&#8230;<br />
Günün sonunda büyük bir karanlık çöreklendi üzerime.<br />
<br />
5 Mart /<br />
S.&#8217;nin okumam için verdiği Elif Şafak&#8217;ın &#8220;Siyah Süt&#8221; isimli kitabını bitirdim. <br />
Niçin okudum bu kitabı diye kendi kendime soruyorum. Bana ne kattı bu kitap? <br />
Tek ilgimi çeken S.&#8217;nin kitabın ilk sayfasına yazdığı şu cümleydi: &#8220;saniyeler gözümde bir can ve her saniye bir can kaybediyorum&#8221; <br />
Sadece bu cümle nedeniyle kitabı, bitirene kadar, elimden bırakamadım.<br />
<br />
8 Mart /<br />
Dünya Emekçi Kadınlar Günü&#8230;<br />
G. ve arkadaşlarının Kadınlar Günü için yazıp oynadıkları &#8220;El ele&#8221; isimli oyunu seyrettim. <br />
Uzun zaman olmuş tiyatroya gitmeyeli. Amatör bir oyun da olsa çok keyif aldım.<br />
<br />
&#8220;Olasılıksızlık&#8221; başlıklı bir şiirsel karalamam vardı. İlk yazdığım şekliyle bir köşede duruyor olmalı. Ne diyordu; aşk bir olasılıksızlık hesabıymış, çok geç fark ettim. <br />
Sanırım artık tamamlayabilirim bu şiiri.<br />
<br />
9 Mart /<br />
Bütün gün Attilâ İlhan şiirleri okudum durdum. Özellikle &#8220;Üçüncü Şahsın Şiiri&#8221; ve bu şiirin yarattığı karşılıksız aşk düşüncesi beni rahat bırakmadı. <br />
Bir ara &#8220;Karşılıksız Aşk Üzerine Çeşitlemeler&#8221; başlıklı bir deneme yazmıştım. Ona son halini verip yayınlama vakti gelmiş olmalı. <br />
R.&#8217;nin bir sözü de aklımdan çıkmadı hiç: &#8220;Acaba Attila İlhan&#8217;a bu şiirleri yazdıran kişiler, bu şiirlerin yazılmış olmasından ve bu kadar kişiyi böyle derinden etkilemiş olmasından memnun muydular?&#8221;<br />
acaba??<br />
<br />
12 Mart /<br />
Bir çikolatanın nelere sebep olabileceğini çok iyi biliyorum. Bir çikolata tanesinin üzerinden bir melek hayatıma girerken, onun farkına varmadan yıllar geçirebileceğimi ve çok sonra hiç ummadığım bir zamanda o meleğin hayatıma kattığı güzellikleri görünce neler kaçırmış olduğumun pişmanlığını yaşayacağımı asla tahmin etmezdim. Ama oluyormuş, hiçbir zaman ummadığımız güzellikler de başımıza geliyormuş. Ne mutlu ki bana böylesi bir mutluluğu yaşadım.<br />
<br />
14 Mart /<br />
Tıp Bayramı&#8230;<br />
AKÜ Tıp Fakültesi I. Öğrenci sempozyumu sonucunda bizim hazırladığımız postere Başhekimlik Özel Ödülünü verdiler. Ödülümüz de biri dolma, biri de tükenmez olmak üzere iki kalem oldu. Diğerlerini bilmem de bana verilecek en güzel hediyelerden biri bu olsa gerek?<br />
Ne zaman birilerine kalem hediye etme fikri gözümde canlansa, aklıma hemen &#8220;Akıl Oyunları&#8221; filmi gelir. Yıllar sonra eğitim verdiği fakülteye şizofren olduğunu kabul ederek gelen John Nash&#8217;in oturduğu masaya tüm öğretim üyelerinin kalem bırakması&#8230; <br />
<br />
kalem saygıyı,<br />
kalem karşındaki kişinin başarısını kabul etmeyi de temsil ediyor.<br />
<br />
<br />
15 Mart /<br />
Sigarasız 21. gün&#8230;<br />
Bir alışkanlıktan vazgeçmek ya da bir alışkanlık edinmek için en az 21 gün gerekir derler. Acaba artık sigarayı bıraktığımı söyleyebilir miyim?<br />
<br />
Güven Turan&#8217;ın aforizma kitabı &#8220;Bakır Çalığı&#8221;nı sonunda okuyabildim. Ne diyor Güven Turan: &#8220;Acı çekmekten mutlu olmalıyız. Bu, yaşıyoruz anlamına gelir çünkü.&#8221;<br />
<br />
19 Mart /<br />
Kum dergisinden Suna Dündar mail gönderdi. &#8220;Öleyazılan Aşk&#8221; başlıklı şiirimi yayınlayacaklarmış. Daha önce de bir yazımı yayınlamışlardı. <br />
Evrensel Kültür yazdığım şiirleri beğenmemiş ve benden toplumcu şiirler yazmamı istemişti. Yoğun olarak Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Şükran Kurdakul, Enver Gökçe, Ataol Behramoğlu, Sennur Sezer, Gülsüm Cengiz, Şükrü Erbaş okuması sonrasında yazdığım &#8220;Çaresiz Şiir&#8221;i Evrensel Kültür&#8217;e gönderdim. <br />
<br />
24 Mart /<br />
Bir daha hiç kimseye &#8220;Canım benim!&#8221; demeyeceğim.<br />
<br />
25 Mart /<br />
Enis Batur&#8217;un &#8220;Gönderen: Enis Batur&#8221; isimli kitabını bitirdim.<br />
Niyeyse birilerine mektup yazmak geldi içimden. Ya da kartpostal atmak. Maillere cevap vermek heyecanlandırmıyor beni. Keşke evime mektuplar gelse ve ben de büyük bir heyecanla cevaplasam.<br />
<br />
Geçen sene &#8220;İlter Su&#8217;ya Mektuplar&#8221; diye bir projem vardı. Acaba o projeyi tekrar gündeme mi alsam?<br />
<br />
26 Mart /<br />
Yıllar önceki bir otobüs yolculuğu&#8230;<br />
Özel tarihleri bir türlü unutamıyorum. Bir ara hayatıma giren ve bana güzel anlar yaşatan bir kişinin hayatımdan çıkmasından sonra, onunla ilgili olan her şeyi unuttuğumu düşünmüştüm ve şöyle bir not yazmıştım: Bana en unutulmaz mutlulukları yaşatan kişileri unutmanın verdiği mutluluğu yaşıyorum.<br />
Ama ne yazık ki kısa bir süre sonra benim için bir zamanlar özel olan günleri de unutmamış olduğumu gördüm. Şu günlerde başka bir kişinin anlam kattığı tarihleri yaşarken, hâlâ yıllar önceki bir otobüs yolculuğunu hatırlamış olmak ilginç.<br />
<br />
28 Mart /<br />
Renkli bir İzmir yolculuğu&#8230;<br />
<br />
Hayat Notları -X- tamamlandı. Daha önce Hayat Notları -VIII- ve -IX-&#8216;u yayınlayan Taflan dergisine bunu da göndermeliyim.<br />
<br />
30 Mart /<br />
&#8220;Birazcık bilseydin ne kadar çok sevdiğimi dostumu, asla bırakmazdın dostunu!&#8221;<br />
Bu sözü bana söyleyen kişi, şimdi beni bırakıp gidiyor...<br />
<br />
Tuna BAŞAR<br />
<br />
/martikibinsekiz <br />
afyonkarahisar-izmir-eskişehir/<br />
<br />
<br />
Ayın Kitapları<br />
<br />
- Enis Batur &#8220;Gönderen: Enis Batur&#8221; Deneme Remzi Kitabevi Ekim 1991 240 syf<br />
- Güven Turan &#8220;Bakır Çalığı&#8221; Deneme YKY Ağustos 2006 96 syf<br />
- Attilâ İlhan &#8220;Yağmur Kaçağı&#8221; Şiir İş Bankası Kültür Yay. Ekim 2005 92 syf<br />
- Oğuz Atay &#8220;Korkuyu Beklerken&#8221; Öykü İletişim Mart 2004 202 syf<br />
- Franz Kafka &#8220;Aforizmalar&#8221; Deneme Bordo Siyah Yay. 2005 100 syf<br />
- Ferit Edgü &#8220;Tüm Ders Notları&#8221; Deneme YKY 2003 217 syf<br />
- küçük İskender &#8220;Bir Daha Bana Benzeme Angel&#8221; Şiir Varlık Yay. 2004 72 syf<br />
- Betül Yazıcı &#8220;İçimde Kirli Kuşlar&#8221; Şiir Etki/Dize Yay. Ocak 2008 72 syf<br />
- Sevim Burak &#8220;Mach 1&#8217;dan Mektuplar&#8221; Anı/Mektup Om Yay. 2004 280 syf<br />
- Ece Ayhan &#8220;Aynalı Denemeler&#8221; Deneme YKY Nisan 2001 100 syf<br />
- Elif Şafak &#8220;Siyah Süt&#8221; Otobiyografik Roman Doğan Kitap Kasım 2007 308 syf]]></description>
		<pubDate>Thu, 10 Feb 2011 14:44:23 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95483-gunlukler/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kurtuluş</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/95044-kurtuluth/</link>
		<description>Belkide aşk mazoşist olmaktır;acılarla nasırlaşır yüreğin ve bir gün kozasından kurtulmuş bir kelebek konar yüreğine,ölene denk kalbini ısıtır kanat çarpışlarıyla.....</description>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2010 20:02:19 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/95044-kurtuluth/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Nesnelin Öznel Güncesi</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/93958-nesnelin-oeznel-guncesi/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-size: 18px;'><strong class='bbc'>MASA</strong></span><br />
<br />
<span style='font-size: 18px;'><strong class='bbc'><br />
</strong></span><br />
<br />
 18.30 civarıydı geldiğimde.<br />
<br />
  Ilıktı hava. <br />
<br />
  Avlunun arka bahçeye kıvrılan taş duvarının kıyısındaki masaya doğru yürüyüp üzerinde çiçekli minderlerin olduğu sedire önce elimdeki çantayı, sonra kendimi  bırakarak bir an, avuçlarımı masaya koydum ve yaslandım sırtımın duvarına.<br />
<br />
  Üzümler başımın tepesinde, kendi haline olgunlaşan taneleri ile henüz sarıya dönüşmekte olan  yaprakarının yeşilinde gündüzün sıcağından az biraz da kavruklaşmış  tozuyla, ama hafiften salınarak gölgelerinden gün ışığının eğilen huzmelerini düşürdü, ılık sarı sıcak.<br />
<br />
  Bakındım bir an.<br />
<br />
  -Kalk Zeynep, şu bahçeyi , taşlığı önce bir yıka, sonra da şu masayı hazırla!<br />
<br />
  Düşüncenin insanın kimi zaman içine bir keyif olarak nüfuz ettiği anlar vardır, kimi zamansa  düşünce katlandıkça büyüyen bir zarfa dönüşür, katlandıkça büyüyüp içini daraltan. Açmak gerektir o anlarda zarfı ki, düşünce özgür kılınsın içte. Gündelik hayatın rutini içinde yapılması gerekenler listesi arttıkça düşündürmeyen bir çember çekmekte iken yakasını insanın boynundan, yakasına yapışmalı bazen &#8211;--  <br />
<br />
  -hey dur bakalım! Burada inecek var! <br />
<br />
  Evet burada inecek var sanırım. Gülümsüyorum bunları geçirmekteyken içimden.<br />
<br />
  Çantadan ve şu bileklerimi boğan ayakkabılardan kurtulmalı önce.<br />
<br />
  19.04.<br />
<br />
  Avlunun ıslak taşları üzerinde sık adımlarla gidip geldiğim dikdörtgen masaya, beyaz bir masa örtüsü serdim. Masanın dikdörgen oluşundan o denli hoşnudum ki, oldum olası sevmedim dairesel olanları. Biçimde ki asimetri devingen bir açı sağlıyor sanki ya da bana öyle geliyor. Bir masanın ne önemi var ki  denilebilir haliyle. Bu masayı hangi açıdan değerlendirdiğinize bağlı tabi. Her insan  kendince yükünü kor masasına, kendince bakar durduğu noktadan.  Kendine kılacağın bir vakti ağırlıyorsa zaman masanda, örtünün beyaz olması elzem.  Zira en acı olan şey masanın sohbeti  ertesinde hiçbir lekesi, tozu, artığı olmayan bir örtünün  katlanıp yerine kaldırılması olsa gerek. Masayı sofra kılan, üzerine koyduğun şeyin bıraktığı izlerle anlamlı, kah su lekesi, kah savrulan tuz zerrecikleri, kah böldüğün ekmeğin kırıntıları, kah sigarandan düşen külün açtığı yanık.  İzleriyle anlamlı.<br />
<br />
  Sedirin kıyısında terliklerimi çıkarıp yaslanıyorum mindere, dikdörgenin uzun kenarı  duvara paralelken avlu içini izlemek dingin. Çoktan gölgeler renklerini saklamaya meğil vermiş.<br />
<br />
  Kapının hemen üzerindeki lambanın kısık ışığı az sonra büyütür gölgelerini gecenin.  <br />
<br />
  Cam Sürahinin  içerisindeki buz parçaları ışığı kırıp örtüyü nereden geldiği belirsiz kıpırtılı renklere bürüyor.<br />
<br />
  Elimdeki rokaları kemiriyorum, özündeki  bahar burnumu  yaktıkça, yaksın. Olsun. Buruk soğukluğu biranın siliyor tadını bahar acısının. Ekmeğimi bölüyorum. <br />
<br />
  Tütün vaktine bir şarkı yetişmeli.<br />
<br />
  İçim bir şarkıya çekiyor dumanını, nefes alıyorum; sanki ilk kez bu avluyu görüyormuşum gibi oluyor, saksıdaki çiçeklerimden tanıdığım. <br />
<br />
  21.15<br />
<br />
  Başımın yaklaşık yirmi dakikadır belki aynı hizada olduğunu duyumsadım bir an. İnsan yirmi dakikada kaç ömür doğar, ölür&#8230;<br />
<br />
   22.05<br />
<br />
  Masaya ölümü koyuyorum, Ağustos can çekişiyor Eylüle.<br />
<br />
  23.30<br />
<br />
  Avlu kapısının hızla birkaç kez vurulduğunu duyduğumda içimden hayırdır inşallah diye geçirdim. Gecenin bu vaktinde kim gelir ki?<br />
<br />
  Ben kapıya ulaşana kadar birkaç kez daha vurulduğunda iyice endişelenmekdeydim ki, kilidi açarken dışarıdan birbiri ile konuşmakta olan seslerini duydum.  Ah bu sesler, bildiğim.<br />
<br />
   12.00<br />
<br />
  Kısa kenarına oturdu masanın  Hayat Hanım ve az ötesine ilişti Hüzün. <br />
<br />
  Hüzün gölgelenmiş bir gülümseyiş çıkardı cebinden, masaya bıraktı. <br />
<br />
  -Son görüştüğümüzden bu yana hep aklımızdaydı ,bizde kalmıştı hani, senindi bu, dedi. Uzattı cam sürahinin köşesinden. Işık cam  içinden yansıyıp ellerindeki  gölgeli gülümseyişi bir anlığına sanki ebruli boyadı. Tam bana doğru uzanınca yeniden, o gölgeli gülümseyişti. Gülümsedim.<br />
<br />
  İzledi Hayat Hanım iskemlesine yaslanıp olanca güzelliği ile, baktım gözlerine,  sevincim oldu.<br />
<br />
  -Sağolasınız, dedim.  <br />
<br />
  O an hemen başladı konuşmaya Hayat Hanım. Hızlı hızlı bir sürü hikaye içinden.  Dinlemek bazen söylemek kadar elzem, bazen değil konuşan Hayat&#8217;ken dinlemek susmak da değil.  <br />
<br />
  Masada dolandı durdu bardaklar, çatallar, tuzu tadın. Neşeye dair anılar, planlar, yapılanlar, bozulanlar. Kıpırtısına böceklerimin Ağustosunu katarak gecenin Hüzne dolanan cümlelerinde kimi zaman suskuyu paylaşırken,o her  öykünün kendince dehşeti içinde çürümeyi barındıran bir doğum neşesiydi , oysa anlık çınlayan kahkahalarında Hayat Hanımın bir çığlığa dönüşecek olma ihtimali sesinin, o kadar da müphem. Parıldayan göz bebeklerini gördüm.  Yetti. Yeni doğanın kanı ile de yüzünü açan sabahlardan bahsettiğinde masanın açılarından her bir köşesine uzanan uzamda çivilerini zorladı bina olmak. Yapıyı inkar ile yıkım dolu tozdu dökülen, masa tarımar. <br />
<br />
  Cebinden umudu koydu masaya. <br />
<br />
  -sende kalsın bu, benimdi, dedi.<br />
<br />
  Derin bir sessizlik oldu bir an kadar kısa kadar bir ömür.<br />
<br />
  Sarıldı sonra Hüznüne Hayat Hanım, ve çıkıp gittiler avludan.<br />
<br />
  02. 45.<br />
<br />
  Yalnız şiir vardı masada.<br />
<br />
   <br />
<br />
28ağustos2010/istanbul]]></description>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 23:54:50 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/93958-nesnelin-oeznel-guncesi/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Frans'ın Petite'i]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/93683-fransyn-petitei/</link>
		<description><![CDATA[<em class='bbc'>Nerden ba&#351;lasam, nas&#305;l anlatsam ....<br />
</em><br />
&#199;ok ara verdim ve g&#252;nl&#252;k tutmay&#305; &#231;ok &#246;zledim. Yeniden ba&#351;lamak i&#231;in sayfay&#305; &#231;ok a&#231;t&#305;m, bi&#351;eyler yaz(a)madan &#231;ok kapatt&#305;m. Hat&#305;rlayan &#231;&#305;kar belki ya da kimsecikler okumaz bu defa beni. Hani ilk yaz&#305; diye bir girizgah yapmal&#305;yd&#305;m belki ama &#246;yle &#246;zel bi&#351;ey olmayacak ilk ba&#351;l&#305;k.<br />
&#214;nemli bir&#351;ey  bir &#351;ey yazay&#305;m diye strese girdim niyeyse, ondan yazamad&#305;m uzun s&#252;re belki de:))<br />
<br />
Neyse ben Petite, nam&#305; di&#287;er Lui, iki y&#305;ldan fazla s&#252;redir &#252;lke s&#305;n&#305;rlar&#305; d&#305;&#351;&#305;nday&#305;m. Bu s&#252;rede ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m &#252;lkeye al&#305;&#351;t&#305;m, o kadar &#231;ok &#351;ey oldu bitti ki, k&#305;saca &#246;zetlemek imkans&#305;z, sadece buraya al&#305;&#351;t&#305;m ve &#231;ok seviyorum diyebilirim, evim bark&#305;m oturdu,  &#231;evrem geli&#351;ti , ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m yerin dilini &#246;&#287;renme &#231;abalar&#305;m ise a&#287;&#305;r aksak devam etmekte. <br />
<br />
Bu ay  yar&#305;m g&#252;n &#231;al&#305;&#351;&#305;yorum, o nedenle yazmaya, elimi tekrar al&#305;&#351;t&#305;rmaya vaktim bol olacak gibi, &#351;u an cidden zorlan&#305;yorum. Mesela ne anlatsam diye d&#252;&#351;&#252;nmeden ba&#351;lad&#305;m yazmaya, b&#246;yle tutuk tutuk kelimeleri zor yerle&#351;tiriyorum, evet zaman laz&#305;m bana.<br />
<br />
Madem g&#252;nl&#252;k diye ba&#351;lad&#305;m, bug&#252;nden bahsedeyim diyorum ama &#246;&#287;leden sonra, s&#305;rf banyomun dekoruna uydu&#287;u i&#231;in sadece orada bulabildi&#287;im renk tuvalet ka&#287;&#305;tlar&#305;n&#305; almak u&#287;runa Almanya'ya (Fransa Almanya s&#305;n&#305;r&#305;nda ya&#351;&#305;yorum da)  gitti&#287;imi yazmak sa&#231;ma olacak san&#305;r&#305;m. Uzun s&#252;redir ge&#231;irdi&#287;im en avare g&#252;nler belki de,  ben hi&#231; bitmesin istiyorum, seneye i&#351;siz olabilirim, kariyerimi b&#305;rakm&#305;yorum ama o beni b&#305;rakabilir aram&#305;zdaki ili&#351;ki epey kar&#305;&#351;&#305;&#351;k &#351;u s&#305;ra, neyse e&#287;er kariyerim beni b&#305;rak&#305;rsa hayat&#305;mda bir parantez a&#231;maya karar verdim,  i&#351;siz olursam ne yapaca&#287;&#305;m&#305; denemek i&#231;in bu d&#246;nem iyi olabilir ama g&#246;r&#252;nen o ki,  sonu fena , &#231;&#252;nk&#252; &#351;u uygun renkli ka&#287;&#305;tlardan ba&#351;ka hayat&#305;mda hi&#231; s&#252;rmeyece&#287;im rengarenk ojeler al&#305;p, b&#252;t&#252;n &#246;&#287;leden sonra &#252;&#351;enmeden hepsini denedim, bunlarla soka&#287;a &#231;&#305;kar m&#305;y&#305;m bilmiyorum, sonuncusu  b&#246;yle yavru a&#287;z&#305;n&#305;n turuncuya bakan tonu, s&#252;rd&#252;m elime ve aya&#287;&#305;ma oturuyorum:))) Bir de Banu Alkan ve Kadir &#304;nan&#305;r'&#305;n oynad&#305;&#287;&#305; bir T&#252;rk filmi izledim, malum burada bulabildi&#287;im T&#252;rk kanallar&#305; s&#305;n&#305;rl&#305;, art&#305;k ne &#231;&#305;karsa baht&#305;ma diyip izliyorum.<br />
<br />
Sabah dokuz ak&#351;am ucu a&#231;&#305;k mesai ile &#231;al&#305;&#351;an insanlar&#305; biraz bo&#351; b&#305;rakt&#305;nm&#305; eksende hafif kaymalar a sebep oluyormu&#351;, tecr&#252;be ettim, demedi demeyin. <br />
Belki seneye i&#351;siz olurum dedim ya sonra uzun uzun anlat&#305;r&#305;m ama hayat&#305;m&#305; ba&#351;tan sona de&#287;i&#351;tirecek bir karar verdim gerisi Allah kerim...<br />
<br />
Frans'&#305;n Petite'i,  laf&#305;m sana; ilk yaz&#305;n sa&#231;ma, k&#305;sa ve anlams&#305;z  oldu ama sonra &#231;ok e&#287;leneceksin benimle burda:)<br />
<br />
A bien tot]]></description>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 17:49:16 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/93683-fransyn-petitei/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Tarihi Aydınlatan 100 Adım</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/93386-tarihi-aydynlatan-100-adym/</link>
		<description><![CDATA[<span rel='lightbox'><img src='http://i27.tinypic.com/mv6qrt.jpg' alt='Yayınlanmış resim' class='bbc_img' /></span><br />
 <br />
<span style='font-family: Arial Black'>Prometheus:</span><br />
 <br />
<span style='font-size: 14px;'>*&#8220;&#304;leri g&#246;r&#252;&#351;l&#252;&#8221; anlam&#305;na gelir Prometheus. Helen mitolojisinin Titan adl&#305; soyundan gelen  &#304;apethos&#8217;un o&#287;ludur. Prometheus t&#252;m titanlar&#305;n aksine &#231;ok ak&#305;ll&#305;, duygulu ve &#246;zverili bir Helen mitolojisi tanr&#305;s&#305;d&#305;r. Fakat eline y&#305;ld&#305;r&#305;m ve &#351;im&#351;e&#287;in g&#252;c&#252;n&#252; ge&#231;iren Zeus, evrenin ba&#351;&#305;na tam bir despot kesilmi&#351;tir. Olimpos&#8217;ta bulunan tanr&#305;lar &#231;&#305;karlar&#305; i&#231;in Zeus&#8217;un t&#252;m despotluklar&#305;na, bencilliklerine ses &#231;&#305;karmay&#305;p ona g&#246;z yummaktad&#305;rlar. Prometheus t&#252;m bu olanlara kar&#351;&#305; sinirlenir ve Zeus&#8217; un bu yapt&#305;klar&#305;na kar&#351;&#305; ona g&#246;z yuman Olimpos&#8217;taki t&#252;m tanr&#305;lara k&#305;zg&#305;nl&#305;k duyar. Ona g&#246;re bir g&#252;n Olimpos&#8217;taki tanr&#305;lar&#305;n egemenli&#287;i sona erecek ve yerine insano&#287;lunun egemenli&#287;i gelecektir</span><br />
 <br />
<span style='font-size: 14px;'><em class='bbc'>&#304;nsanlar</em> i&#231;in bunlar&#305; d&#252;&#351;&#252;nen ve onlar i&#231;in yeni bir d&#252;zenin haz&#305;rlay&#305;c&#305;s&#305; olan Prometheus, Olimpos tanr&#305;lar&#305;na kar&#351;&#305; direni&#351; ba&#351;lat&#305;r ve Zeus&#8217;u insanlar &#246;n&#252;nde mahkum eder. D&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252; d&#252;zen tanr&#305;lar&#305; k&#252;&#231;&#252;k d&#252;&#351;&#252;r&#252;c&#252;d&#252;r. Prometheus&#8217;a k&#305;zan Zeus, insanlar&#305; cezaland&#305;rmak i&#231;in onlar&#305;n en &#246;nemli gereksinimleri olan ate&#351;i vermemektedir.</span><br />
 <br />
<span style='font-size: 14px;'>Promheteus  bir f&#305;rsat&#305;n&#305; bulur ve tanr&#305;lar&#305;n evi Olimpos&#8217;tan ate&#351;i al&#305;p yery&#252;z&#252;ne indirir. Ate&#351; ile birlikte insanlara akl&#305; ve bilimle birlikte yarat&#305;c&#305;l&#305;&#287;&#305;da verir. Ak&#305;l verdi&#287;i insano&#287;lu, art&#305;k ger&#231;e&#287;i sorgulamaya ba&#351;layacak ve ger&#231;ek yarat&#305;c&#305;n&#305;n kendisi oldu&#287;unu g&#246;rerek d&#252;zeni de&#287;i&#351;tirmeye &#231;al&#305;&#351;acakt&#305;r. Fakat buna k&#305;zan despot Zeus &#231;ok sinirlenerek Prometheus&#8217;u Kafkas Da&#287;lar&#305;nda bir kayaya zincirler ve bununla da yetinmeyerek  g&#246;revlendirdi&#287;i bir kartal ile, herg&#252;n Prometheus&#8217;un ci&#287;erlerini yemesini sa&#287;lar. Zeus geceleri ci&#287;erlerin yerine yenilerini koyarak bu i&#351;kencenin s&#252;rmesini y&#305;llarca sa&#287;lar. Ak&#305;ldan yana &#252;st&#252;n olan Prometheus&#8217;un &#231;ekti&#287;i i&#351;kencenin sonu birg&#252;n biter ve en zor ko&#351;ullarda bile despot tanr&#305;lara kar&#351;&#305; &#231;&#305;kan Prometheus kurtulur&#8230;</span><br />
 <br />
 <br />
<span style='font-size: 14px;'>''&#304;ki &#351;eye hakk&#305;m oldu&#287;una karar verdim;  &#214;zg&#252;rl&#252;k ve &#246;l&#252;m. Birine sahip olamazsam &#246;tekini isterim, &#231;&#252;nk&#252; hi&#231; kimse beni canl&#305; tutsak edemez...'' demi&#351;ti insanlar&#305;n &#246;zg&#252;rle&#351;mesine adanm&#305;&#351; bir hayat&#305;n sahibi Harriet Tubman. Yerk&#252;re &#252;zerinde  her zaman &#246;zg&#252;rl&#252;k u&#287;runa sava&#351;an insanlar oldu. K&#246;le do&#287;up  &#246;zg&#252;r &#246;lmek kimi zaman huzur i&#231;inde yatabilmenin tek yoluydu. Co&#287;rafyalar her daim k&#246;lelere ve onlar&#305;n efendilerine &#351;ahitlik etti.  &#304;nsanlar &#246;zg&#252;r olabilmenin yollar&#305;n&#305; ararken baz&#305;lar&#305; pes etti. Kimileri de &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252; ba&#351;ka yerlerde arad&#305;, umudun t&#252;kendi&#287;i yerde. Umutlar&#305;n t&#252;kendi&#287;i her an yeni kahramanlar tarihin ak&#305;&#351;&#305;n&#305; bir ba&#351;ka &#351;ekilde de&#287;i&#351;tirerek yerk&#252;re &#252;zerinde ya&#351;ayan di&#287;er uygarl&#305;klar i&#231;in  isimleriyle bellleklerimizde yer ettiler. </span><br />
 <br />
<span style='font-size: 14px;'>&#304;&#351;te Prometheus, insano&#287;luna akl&#305;n g&#252;c&#252;n&#252;n her zaman kaba g&#252;c&#252; yenece&#287;ini g&#246;steren mitolojik bir simge olsa da bu olay bize yery&#252;z&#252; tanr&#305;lar&#305;na kar&#351;&#305; &#231;&#305;kabilece&#287;imizi ve onlara boyun e&#287;mememiz gerekti&#287;ini g&#246;stermektedir. Onun hikayesi mitolojik bir &#246;yk&#252;den daha &#231;ok insano&#287;lunun var oldu&#287;u, egemenliklerin kuruldu&#287;u,  sava&#351;lar&#305;n yok etti&#287;i d&#252;nya &#252;zerindeki b&#252;t&#252;n uygarl&#305;klar&#305;n dilinde &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252;n ve devrimin bir sembol&#252; olarak durmaktad&#305;r.  Kendi korkular&#305; &#252;zerine tanr&#305;lar yaratan insano&#287;lunun korkular&#305;n&#305; yenmesini sa&#287;layan, ate&#351;in g&#252;c&#252;n&#252; insano&#287;lunun eline veren bir sembol olarak g&#246;r&#252;lmektedir. Hikaye onunla ba&#351;lad&#305;, mitolojik bir &#246;yk&#252;den  yola &#231;&#305;karak, D&#252;nya &#252;zerinde ya&#351;ayan t&#252;m uluslar&#305;n kendi tarihlerinde yeni kahramanlar yaratmas&#305;ndaki g&#252;c&#252;  insano&#287;lunun eline ula&#351;t&#305;rd&#305;. Ve insano&#287;lu y&#252;zy&#305;llard&#305;r, ate&#351;i kendilerine getiren bu titan&#305; &#351;u s&#246;zlerle an&#305;ms&#305;yor. Zincirlerinden kurtulan Prometheus&#8217;un ad&#305;yla&#8230;</span><br />
 <br />
<span style='font-size: 14px;'>Bir g&#252;n gelecek, bir g&#252;n gelecek hepimiz birer Prometheus gibi ba&#351;kald&#305;rabilece&#287;iz, o ayk&#305;r&#305; ve sorgulay&#305;c&#305; yan&#305; b&#252;t&#252;n insanl&#305;k i&#231;in ge&#231;erli olacak ve hala umudun var oldu&#287;unu ortaya koyaca&#287;&#305;z&#8230;</span><br />
 <br />
<span style='font-size: 14px;'>*- Tarih G&#252;nl&#252;&#287;&#252;: </span>]]></description>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 11:12:05 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/93386-tarihi-aydynlatan-100-adym/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gece Notları</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/93111-gece-notlary/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Arial'><em class='bbc'>Dışarıda yağmur yağıyor; her bir damla hatalarını yüzlerine vuruyor insanların. Kimisinin de benim ki gibi kahvesinin dumanına eşlik ediyor sesiyle ve hatırlatıyor anılarını. </em><br />
<br />
  <em class='bbc'>Bir an geliyor bütün sesleri unutup sadece damlaların sesini duyuyorum. Sanki birer birer kalbime düşüyorlar. Rüzgârın sesini anlıyorum sanki. Kalk gidelim her şey güzel olacak diyor. Bazen ona inanacak gibi oluyorum. </em><br />
<br />
  <em class='bbc'>Kalkıp hesabı ödüyorum. Acelem varmış gibi hızlı hızlı yürüyorum. Islandığımdan ve şemsiyemi masada unuttuğumdan değil benim acelem. Bilet almaya gidiyorum. Aldığım bilet elimde öylece durakta bekliyorum ve geri dönüp iptal ettiriyorum. Sonra bir daha&#8230; o biletçi kız neden bu kadar kararsızsın der gibi bakıyor gözlerime. Hiç bir söylemeyişinden beni anlıyor biliyorum. </em><br />
<br />
  <em class='bbc'>Bir bakıyorum yola çıkmışım. Elimde bir dergi ve bir kitap. Hiç şiir kitabı okumasam da bir şiir kitabı. Alıyorum elime ama okumadan tekrar dergime dönüyorum hep. Yol ve yolculuk devam ediyor. Ancak ulaşabildiğimde ona anlayabileceğim; oraya gittim mi? gitmeyi hayal mi ediyorum?</em><br />
<br />
  <em class='bbc'>Elimde iki bilet var sadece farklı tarihlere yazılmış&#8230;</em><br />
</span>]]></description>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 10:31:19 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/93111-gece-notlary/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sükun/et</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92989-sukunet/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'><span style='font-family: Century Gothic'>* <em class='bbc'>Kalbe ayrılan kısım:</em><br />
</span></strong><span style='font-family: Century Gothic'><br />
   Günaydın.<br />
   Günün aydın olsun sevgili.<br />
   Tan yeri manzarasına karşı, günümüz aydın olsun.<br />
<br />
 	Yine macera gibi bir güne seninle ' Merhaba! ' diyorum. Macera gibisine takılma sevgili, sana uzak olmanın vermiş olduğu karmaşa, telefonu ararkenki heyecan, şaka amaçlı beni oyalayan insanlara verilen ani çıkışlar düşünülünce macera filmlerinde aranan birkaç özelliği de yanına katık etmiş oluyor yeni gelen gün.( Keşke seni de yanına katıp getirse ... Biliyorum, sadece yirmi.)<br />
<br />
 	Cehennem gibi bir yüreğe bir şeyler yazmaya başlayınca takıldı yine plak, bak görüyor musun donup kalıyorum inceden inceden. Her yazdığım kelime sanki kuş olup sana uçuyor, sanki şimdi burda gel desem ... ( Boşver be sevgili, cümle eksik kalsın; öyle gel demekle olsaydı ...)<br />
<br />
 	Çok sitem ettim biliyorum, görsen dökersen hemen o incilerini şimdi. O yüzden daha haberin yok ya buradan, belki birgün olur da sen de bana yazarsın -sevginin kimliği belirsiz nasılsa, değil mi ? -. Her neyse bugünlük böyle bir şeyler işte, aslında mutluydum konu sen olunca sanırım sümüklü kız olasım geldi. Cadıyım ben cadıyım, cadıyım gibi gibi ..<br />
Şimdi içimde bir cümle tuttum, bak bakalım bilecek misin? Sen içinde yakalamadan bırakmayacağım içimde/ki o cümleyi, kolay gelsin. (:</span><strong class='bbc'><br />
<br />
<span style='font-family: Trebuchet MS'><em class='bbc'>* Göğe ayrılan kısım:</em><br />
<br />
	Günaydın millet, iyisiniz ee ben de iyiyim. Kötü bir şey yok değil mi, tamam bende de yok. Herkes iyi, evet evet fazlasıyla.<br />
Tamamdır işte günün bütün özetini kaçırdım içinize, görüşmek üzere. <br />
Güle gülee!</span></strong><br />
<br />
<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_07_2010/post-17422-061648900 1278300739.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_07_2010/post-17422-061648900 1278300739.jpg" />]]></description>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 03:34:22 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92989-sukunet/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Eksik kutsallığın yazıtları</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92937-eksik-kutsallydhyn-yazytlary/</link>
		<description>Şimdi çok sesli bir buharlı tren geçiyor ve götürüyor bütün herşeyimi. Arkasından bakıyorum sadece. çok önceleri öğrettiler gidenler kalanların hiç bir şeyidir. Geri dönenler artık başkalarının kokusunu taşır üstünde. Güle güle</description>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 11:30:51 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92937-eksik-kutsallydhyn-yazytlary/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Olanları Yazıp da mı Saklasak</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92904-olanlary-yazyp-da-my-saklasak/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Tahoma'><em class='bbc'>Tanrım, haziran sonunda sonbaharı yaşattın bize. <br />
Öyle bir yağmur böyle bir soğuk...<br />
<br />
Suçu sana atmak ne kolay, öyle ya sen her şey kadirsin. Bütün suçlamalardan tek kalemde beraat edersin. <br />
<br />
Oysa bugün aynaya baktım, tam da gözlerime denk geldi bakışım, nasıl oldu da yakaladım bilmem, kendimden korkar olmuştum ne zamandır, gözüm en fazla kırışıklıklarıma takılıp ah'ıma ah ekler olmuştu. Üstümde bir hırka, ayaklarımda çoraplar... Hem de yaz günü!<br />
<br />
İnsan gerçekten kendine bakınca anlıyor, üşümem havadan değil. Elimi tutup yağmurda ıslanmak isteyen oldu da ben korktum bu kadar özgür olmaktan. Nasıl emanet ederim kendimi o çok sevdiğim adama? Gözleri gözlerime değip de ısınırsa kalbim ne olur ya sonra? Nasıl tek başıma kalırım ayakta? Öyle ya kalbim buz tutmuş, bakışlarım donuk. Olur da tutarsam elini, olur da ıslanırsam yağmurda, olur da karışırsa nefesin nefesime, tutamam kendimi, bırakırım uçurumdan aşağıya. Oysa ben oldum olası korkarım yüksekten ve düşmekten. Gidişini izlemek düşer bana yine, yalnızlıklardan yalnızlık beğendim kendime, hiç de zorlanmadım, bu kadar körken gidene ağlayamam. İçim acırdı eskiden, artık yaralarım kabuk bağlamaz oldu, zırhlara büründü. <br />
<br />
Gittiğin yer neresiyse sevgilim bil ki ben tam tersi istikametteyim, senli özgürlüklerden ve mutluluklardan uzak, öyle mağrur, öyle yalnız, öyle sevdalı...</em></span>]]></description>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 13:14:31 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92904-olanlary-yazyp-da-my-saklasak/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Nizam</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92879-nizam/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Sükûtun feryadından sağır kulaklara düşmüştük. Güçsüz bir beygirin kişnemesinden, kısrağın tepkisizliği ve eşeğe meyletmesi elbette olağandı. Katırın doğacağı varmış ki, soylu bir tayın soyuna düşmüştü leke. Ve bu hengâmenin mızıkacıları, oynuyorlardı tiyatrosunda ilk perdeyi. </span></span><span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Figüranları, orman kaçkını bir Tarzan ve pantomim yapan yarenleriydi. Tarih hiçbir zaman, affetmekte bu kadar cimri davranamayacaktı ve yazıtlarını bu kadar kızarık yazmamış, yazmayacaktı&#8230;</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Erenlerin sofrasından mâniler dilenmek! Ne garip ki o mânilerden sebep bin katliamı mubah görmek. Asıl suç erenlerde olsa gerek. Her mâni her yerde söylenmemeliydi. Realizmin felsefesinden türemiş, kokuşmuş kadavra düşüncesi beyinlerin etçilleşmesiydi, vejetaryenlere karşı egemenliği. Egemenlik, kayıtsız şartsız halkaymış meğer. Rap rapların çizmesinden, dipçiğinden; saflarda dizilmiş koçlara aslan olmuştu, koçların kuzuları. Tüm ölümler insanlık içinmiş. Ya öldürülenler? İnsanlıktan aforoz edilmiş sırtlan sürüsü! Ne hazin ki aforoza mail olmuş; o, sırtlanlardır yıllar sonra kahramanlaştırdıklarımız.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Şovenizmin dogmasından, kafatasçıların tasından sarhoş olmadık mı? Eşiğinden geçmekte olan beşiklerimize ilk ezanın sedası dokunmadı mı? Tüm insanlığı sevmek değil miydi? &#8216;&#8217;Bir insanı öldürmek tüm insanlığı; bir can kurtarmak tüm insanlığı kurtarmak gibidir&#8217;&#8217;.  Çalıntı organlarla katliamın üstüne can kurtardım diyen insanlar! İnsanlığa gül suyu serpiyorlar ki, en büyük kralcılar.  (Bu arada, Hipokrat yeminini azıcık açar mısınız?)</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Adalet! Ne nizamın terazisi, ne de nizam adaletin terazisi. Kaval kimin elindeyse oymuş koyunların efendisi. </span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>hll</span></span>]]></description>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 23:06:32 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92879-nizam/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Özgür müsvedde mürekkebinin samani çapraz koşuları</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92806-oezgur-musvedde-murekkebinin-samani-capraz-kothulary/</link>
		<description>Kim bilebilirdi ki; kumdan yaptığımız masum evlerin, betonlaşıp bizi içlerine hapsedeceklerini ve adına yaşam denileceğini... Yastık altına sakladığımız kırık küreklerimizle, hayallerimizi büyüteceğimiz çukurlar kazarak, 3 tekerli kamyonlarımıza tahtadan tekerler uyduran insanlarız biz. Zamanın bir diliminde var olma çabası, telden direksiyonlarla yürüttüğümüz varlıklarımız ve 10 kuruşluk hayallerini, 3 kuruşluk hayatlara sığdırmaya gömülenlerin öyküsüdür bu. Yazabilene aşk olsun...</description>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 09:23:15 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92806-oezgur-musvedde-murekkebinin-samani-capraz-kothulary/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Rabbime sordum &#34;düm tek tek&#34; dedi]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92802-rabbime-sordum-dum-tek-tek-dedi/</link>
		<description><![CDATA[Sene 2001, o zamanlar daha yeni kazanm&#305;&#351;&#305;z &#252;niversiteyi. Kamp&#252;se gittik tabi ortam g&#252;zel, kamp&#252;s bizim Malkara kadar. "Malkara neresi diye" soracaks&#305;n&#305;z hemen tabi... Efendim, Malkara zaman&#305;nda b&#246;lgenin yerlisi taraf&#305;ndan Trakya B&#246;lgesi'nde aran&#305;p bulunmu&#351;, oralardaki tek tepeye itinayla kurulmu&#351; gereksiz bir yer. &#199;ok da &#246;nemli de&#287;il hani nerde oldu&#287;u can&#305;m! Abuk sabuk sorular sormay&#305;n mesele anlat&#305;rken. Sonra birden farkettik ki bizim b&#246;l&#252;m &#252;niversitenin &#252;vey evlad&#305;. Ali Osman S&#246;nmez Kamp&#252;s&#252;'ndeymi&#351;. Neyse k&#252;frede k&#252;frede biniyoruz otob&#252;se "nerden d&#252;&#351;t&#252;k buraya" nidalar&#305;yla beraber.  Tabi yeni oldu&#287;umuz i&#231;in nerede inmemiz gerekti&#287;ini bilmiyoruz. Ordaki &#350;&#246;f&#246;r amcaya g&#252;vercin ad&#305;mlarla yakla&#351;&#305;p:<br />
<br />
-Meleba abi!<br />
+Buyur yi&#287;enim<br />
-Abi ben, Ali Osman S&#246;nmez Kamp&#252;s&#252;'nde inece&#287;im ama nerde bilmiyorum. Beni indirir misin orda?<br />
+Tabi sen merak etme. Otur arka koltu&#287;a hemen ben sana s&#246;yleyece&#287;im.<br />
-Sa&#287;ol abi!<br />
<br />
Neyse... Git git bitmiyor yol. Gittik&#231;e ayar oluyoruz. "Lan bu kadar yolu &#351;ehirleraras&#305; yol diye gidiyorduk biz" diye i&#231;imizden ge&#231;irirken, yan&#305;mdaki amca d&#252;rtt&#252; bizi birden.<br />
<br />
-Alis Osman S&#246;nmez Kamp&#252;s&#252;'n&#252; ge&#231;tik.<br />
<br />
Tabi bizim &#351;arteller at&#305;yor. "&#350;aka m&#305;s&#305;n lan sen" edas&#305;yla &#351;&#246;f&#246;re bakarak:<br />
<br />
-Abi hani beni indirecektin kamp&#252;ste.<br />
+Karde&#351;im d&#252;&#287;meye basmad&#305;n ki!<br />
-Abi senin d&#252;&#287;mene mi basmak laz&#305;m anlaman i&#231;in.<br />
<br />
&#350;&#246;f&#246;r otob&#252;s&#252; durdurmas&#305;yla levyeyi kapmas&#305; bir oldu.<br />
<br />
-Ya abi sen beni yanl&#305;&#351; anlad&#305;n! Dilim s&#252;r&#231;t&#252; dilim!<br />
+Par&#231;alar&#305;m ulan senin o dilini. (...) Efendim parantez i&#231;indeki &#252;&#231; noktalar k&#252;fr&#252;n i&#231;eri&#287;ini tam olarak size de yans&#305;tmak istemememden dolay&#305;. Malumunuz &#231;ocuk &#231;oluk var. Aile var. Ha! Merakl&#305;s&#305; varsa bir mesaj ats&#305;n ben birebir ne s&#246;yledi&#287;ini yazar&#305;m kendisine.<br />
<br />
Her neyse otob&#252;stekilerin yo&#287;un &#305;srarlar&#305; sonucu (Gariband&#305;r yapma birader, &#246;&#287;renci!) otob&#252;s &#351;&#246;f&#246;r&#252; amca beni azad etti. <br />
<br />
Neyse ilk g&#252;n ders yapmazlar diye kitap, kalem, defter almad&#305;k. &#304;lk derse girdik. Ders Osmanl&#305;ca. Hoca taht&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;na ge&#231;ti. Tahtaya bir adet &#231;izik att&#305;. Dedim "noluyo lan", hoca dedi "elif". Me&#287;er bir g&#252;n kalbime at&#305;lacakm&#305;&#351; o &#231;izik de benim haberim yokmu&#351;.<br />
<br />
Ak&#351;am oldu tabi, &#231;&#305;kt&#305;k dersten, yine otob&#252;s bekliyoruz. Otob&#252;sler de &#246;yle bir k&#252;l&#252;st&#252;r ki anlatamam. Bizim Malkara Belediyesi'nin emektar M.A.N.'&#305;n&#305; arat&#305;r yani. O derece... Bindim otob&#252;se. Otob&#252;se iki durak sonra biri bindi. Biri dedi&#287;im benim i&#231;in o zamanlar tan&#305;mlanamayan bir cisim yani. Day&#305;n&#305;n biri giyimi&#351; &#252;st&#252;ne transparan bir bul&#252;z alt&#305;nada pembe renkli bir pantalon... "Bu ne lan" dedim tabi. Hayat&#305;mda b&#246;yle bir &#351;ey g&#246;rmemi&#351;im. Bak&#305;p g&#252;ld&#252;m tabi adama, dedim "modaya ayak uyduruyor herhalde". O derece saft&#305;k yani. &#220;&#231;&#252;nc&#252; se&#231;ene&#287;in varl&#305;&#287;&#305;n&#305; biliyorduk ama bize denk gelece&#287;ini hi&#231; d&#252;&#351;&#252;nmemi&#351;tik. Neyse bu adam bana bak&#305;p g&#252;ld&#252;kten sonra geldi yan&#305;ma oturdu.<br />
<br />
Efendim aile terbiyemizinde &#252;zerimizdeki bask&#305;s&#305;ndan dolay&#305;, yan&#305;m&#305;zdaki varl&#305;&#287;&#305;n sorular&#305;na haliyle cevap verdik. Adam nerede oturdu&#287;umdan tutun, muhterem pederimin ne i&#351; yapt&#305;&#287;&#305;n&#305; bile sordu. Ben de tabi safl&#305;k. cevap verdim. Otob&#252;s mesafenin yar&#305;s&#305;na gelmi&#351;tiki yan&#305;mdaki birader bana yakla&#351;maya ba&#351;lad&#305; daha f&#305;s&#305;lt&#305;l&#305; konu&#351;maya ba&#351;lad&#305;.<br />
<br />
+Seks hayat&#305;n nas&#305;l Bursa'da?<br />
-Abi yok daha yeni geldik yaaa...<br />
+Aaaaaa! Olur mu &#246;yle &#351;ey? Allah cezalar&#305;n&#305; versin o k&#305;zlar&#305;n! Senin gibi cilli gibi bir adam ka&#231;&#305;r&#305;l&#305;r m&#305; hi&#231;?<br />
-Abi sa&#287;ol...<br />
+Bak bu ak&#351;am benimle gel istersen &#231;ok g&#252;zel e&#287;leniriz. Ev arkada&#351;&#305;mda da&#287;a gitti hem.<br />
-Abi eni&#351;teye ay&#305;p olmas&#305;n...<br />
+Yok bi&#351;ey olmaaazz!<br />
-Abi elimle mutluyum ben sa&#287;ol...<br />
<br />
dedikten sonra bi kahkahad&#305;r kopru, efendim. "..... ...u&#287;u, &#231;&#305;k lan iniyom ben" deyip adam&#305;n kafas&#305;na vurmamla inmem bir oldu. Bu olaydan sonra bir hafta "ben nereye geldim b&#246;yle" diye bir bunal&#305;m ge&#231;irdim tabi.<br />
<br />
<strong class='bbc'>Efendim arkas&#305; yar&#305;n.</strong>]]></description>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 03:50:32 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92802-rabbime-sordum-dum-tek-tek-dedi/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>AkılSatanDeli</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92797-akylsatandeli/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Georgia'><span style='font-size: 10px;'><br />
</span></span><br />
<strong class='bbc'><span style='font-family: Georgia'><span style='font-size: 10px;'>Sırtlanlar fırsat kollarken, <br />
büyük beyaz köpek balığının, köpek dişleri arasına sıkışır bekâreti.<br />
Okyanusu bitiremez yüzerek, <br />
boğulur belki, ciğerlerine çeke çeke suyu. Patlar fışkırır, bir damladır kanı balıklara.</span></span></strong><br />
<span style='font-family: Georgia'><span style='font-size: 10px;'>Günahsız kızıl saçlı bâkirenin iç aynasına kustuğu şiirleri bir kitap altında toplarım kendimce.<br />
<br />
</span></span><br />
<strong class='bbc'><span style='font-family: Georgia'><span style='font-size: 10px;'><br />
okyanusun cahilleri,</span></span></strong><br />
<br />
<strong class='bbc'><span style='font-family: Georgia'><span style='font-size: 10px;'>duyun,</span></span></strong><br />
<br />
<strong class='bbc'><span style='font-family: Georgia'><span style='font-size: 10px;'>belki çoktan ırzına geçmiştir yedi ceddine küfrettiğimin <br />
...köpek dişleri!</span></span></strong><br />
]]></description>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 20:42:00 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92797-akylsatandeli/</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Tanrı'ya Mailler]]></title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92747-tanryya-mailler/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'>Bu eğreti hava, anlamsız boşluk.<br />
<br />
Her kederin giyindiği bir kostüm vardır, yakışmasından ziyade açıkta kalmamasıdır kaygı.<br />
Yalnızlığa despottur bir nevi, ayıbı kapatmak, günahın ağzına çaput tıkmak.<br />
Tanrı&#8217;m! İnsan kuru kalabalıkları susturabilir, kaçabilir, gizlenebilir, mülteci koyun gibi atabilir kendini ahırına, <br />
Kilitleye bilir kapılarını kasabının suratına.<br />
Ya içten gelen o gürültü? Düğün alayından firar etmiş davul ve zurnanın, acının sevincini körüklediği<br />
Tokmağını kalbime indirdiği, çılgın anlar.<br />
Tatmadığım ahlaksızlık kalmadı; Mutluluğun ilkel, basit, sıradan ve umut veren iğrençliğinden, <br />
Hayalden evlerin kuytusunda bedevicilik oynayıp kukla gibi sallandığım o günler, anımsaması güç olsa da, lekesi çıkmıyor.<br />
-Geleyim- Dedim. Yorgun bir akşam gibi uzanabilirdim, sessiz sedasız cehennem konaklarına,<br />
Oturabilirdi zebaniler, sedir sayıp cesedimin<br />
Dizlerlerine, koynuna.<br />
&#8216;&#8217;Bekle&#8217;&#8217; Dedin.<br />
İnandım.<br />
Kollarım böğürtlen ağacı<br />
 Köklerine abanan şeffaf borular, kana giden yolla dargın,<br />
Kızgın <br />
Üvey,<br />
Küs.<br />
&#8216;&#8217;Bekle&#8217;&#8217; Dedin.<br />
İnandım.<br />
<br />
<br />
O ahmak! O budala! O kutsal ruhu özledim. Şiirlerini eroin gibi gözlerimden çekip<br />
Dirençsiz yaşama kafa tutarcasına, anlayışlı, zamana sadık köpek gibi tasmamla tavana asılmayı.<br />
Özledim Charles&#8217;i, Kefen izli sözlerinin kıyısında, vurulmayı her defa.<br />
Bazı dostlarım sevmez, cehennem arzusunu,<br />
&#8216;&#8217;İnsanlar lağımda türeyen biçare sefil piçlerdir&#8217;&#8217; Diyen, bölük pörçük cümlelerini.<br />
Anlamazlar, günahın fikre giden baba olduğunu vurgulayan lanetli dizelerini.<br />
Ne çıkar, bazı dostlarım zaten orospu çocuğu. <br />
Kederimin kıçına çöp sokup kahkahayı bastıkları zamanları hatırladıkça<br />
Açıyorum ağzımın musluğunu, biraz kan boşalıyor, biraz değersizlik, çokça unutkanlık, her neyse...<br />
<br />
Biri vardı,<br />
Camında savaş büyüten<br />
Duvarları karaçalılık süslü,<br />
Otistik yalnızlıkları beşiğinde çocuğu gibi uyutan.<br />
Yüceliği sen,<br />
Şefkati kazan<br />
Öldürdü kendini.<br />
Tanıyamadım, ağlayamadım, <br />
Kahretsin! O anı hatırlayamadım.<br />
Geleyim, dedim sana&#8230; Rüzgâr dindi, koskoca bir tarih kalıntısı çöpte kedi yemi.<br />
Bilincim yarı komada,<br />
Aklım ereksiyon halinde çok az saatlerde <br />
Tek tip verilen şekerler, iliklerimde bomba etkisi yaratıyor,<br />
Kollarım böğürtlen ağacı.<br />
&#8216;&#8217;Bekle&#8217;&#8217; Dedin.<br />
İnandım.<br />
<br />
Künyemde bir katilin sırnaşık el izleri, mütemadiyen yokluyor yüreğimi<br />
Avuçluyor, kasıklarımda bohçasını bırakılmış yılan zehrini.<br />
Böyle anlarda kesekâğıdından fırlayan ucuz bir hediye gibi, <br />
La Seine&#8217;nin yumuşak, eşcinsel dalgalarının kabarcıklarını izlerken buluyorum ruhumu.<br />
 Bütün sokaklar iyi yürekli orospularla, <br />
Bütün sokaklar ateş tüküren ejderhalarla,<br />
Sürgülü kapılar cinayetlerle dolu. Hoş görünü sevdim.<br />
Duyarsızlığını sevdim, başıboş koyunlarının ottan anlam çıkarmaya çalışırken, onları sabırla izleyişini.<br />
İsyanı tilki zikriyle yan bahçene sokup, kuzuların gerdeğinde et tadanlara &#8216;&#8217;Dur!&#8217;&#8217; Demeyişini sevdim.<br />
<br />
Üsküdar&#8217;ı sevdim, oradan kalkan altı kırk beş vapurlarını, sokağına adını verirken rengini esirgeyen gülü.<br />
Dedim, kollarım böğürtlen ağacı<br />
Kökleri morarıyor ufaktan.<br />
&#8216;&#8217;Bekle&#8217;&#8217; Dedin,<br />
Kandım.<br />
<br />
<br />
</strong>]]></description>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 23:51:35 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92747-tanryya-mailler/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Yanar/sokak Patlamaları</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92462-yanarsokak-patlamalary/</link>
		<description><![CDATA[<strong class='bbc'><span style='font-family: Courier New'>Suskunun affedilmez günahını dudaklarıma çırptığımdan beri,<br />
çocukluğum kaynar su gibi boca edildi kafatasımın masumiyetimi reddeden bölmesine.</span></strong>]]></description>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 22:46:13 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92462-yanarsokak-patlamalary/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Güne Siyah Beyaz Yazılar</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92374-gune-siyah-beyaz-yazylar/</link>
		<description><![CDATA[<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Soytarısı bizdik sanırım yarının, kucağına çırılçıplak düşerken.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Sandık sarısı kokan umutlarla ödüllendirdik geceyi, bilmem kaçıncı güneydi ağıtlarım. Yaşımdan çok evvel ölmüştüm.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Yeni yetme çocukların elinde vardım daha çok, bir pamuk şekere teslim olan. Sonra o balonların içine doya, doya sarılan.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Bizden geriye kalan ne varsa her şey bendim biraz. Daha çok kirpiğime sokulan yağmurları sevdim sis çöken şehrin kucağında.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Böyle bir hayat, öyle bir cana dolandı ki yalınayak dinlediğim ninniler bile tutuştu dudaklarımdan, sızan mutsuzluğun içine. Esasen hiçbir şey bendim, hiçliğim, ait olamamam bu yüzden.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Sevgilim, yalnızlığım.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Boynuma kokun düşmüş, üşüşmüş umut dudaklarıma. Öpsen gece küser, sevişmeleri yasak bir kente düşer sancımız.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Bilirim&#8230;</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Sevgilim, yalnızlığım.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Sarı yapraklara siyah beyaz yazılar düşünce anlarım, en çok kitap ayraçlarında aramıştım seni.</span></span><br />
<br />
<span style='font-family: Times New Roman'><span style='font-size: 12px;'>Ve seni en çok, siyah beyaz fotoğraflarda kaybetmiştim bensiz.</span></span><br />
<br />
]]></description>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 19:11:57 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92374-gune-siyah-beyaz-yazylar/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İçimin Gölgesi</title>
		<link>http://forum.tabut.net/topic/92201-ycimin-goelgesi/</link>
		<description><![CDATA[<em class='bbc'>&#304;lk kez "<strong class='bbc'>i&#231;imin g&#246;lgesi</strong>" olacak kelimeler.<br />
<br />
Bu y&#252;zden ilk  do&#287;um g&#252;n&#252; foto&#287;raf&#305;m ve ilk an&#305;m s&#252;slesin istedim g&#252;ncemi.</em><br />
<br />
<br />
<br />
                           <br />
<br />
                                                                    <span style='font-size: 12px;'>S&#304;Z BEN&#304;M ANNEM M&#304;, BABAM MISINIZ?</span>                                  <br />
           Yan kom&#351;umuzun o&#287;lu ile okula gidebilece&#287;imi s&#246;ylemi&#351;ti annem. Ben o <em class='bbc'><strong class='bbc'>"&#351;i&#351;ko</strong>" </em>ile gitmem deyip basm&#305;&#351;t&#305;m yaygaray&#305;. Bu y&#252;zden annem g&#246;t&#252;rm&#252;&#351;t&#252; 2.g&#252;nde beni okula.  okul, s&#305;n&#305;f derken annemi s&#305;rama oturtmu&#351;tum yan&#305;mdan ayr&#305;lmayaca&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nerek. Annemin s&#305;n&#305;ftan ayr&#305;lmas&#305; gerekti&#287;ini g&#252;l&#252;mseyip, sa&#231;&#305;m&#305; ok&#351;ayarak s&#246;ylemi&#351;ti &#246;&#287;retmenim. Ama tutmu&#351;tu &#231;ocuk inad&#305;m, annemin yan&#305;mdan ayr&#305;lmas&#305; i&#231;in bir t&#252;rl&#252; ikna olmuyordum. &#214;&#287;retmenim, annemle koridora &#231;&#305;k&#305;p d&#246;neceklerini s&#305;n&#305;f kap&#305;s&#305;n&#305; da a&#231;&#305;k b&#305;rakaca&#287;&#305;n&#305; s&#246;yleyip annemi g&#246;nderdikten sonra s&#305;n&#305;fa d&#246;nm&#252;&#351;t&#252;. Annemin gitti&#287;ini anlad&#305;&#287;&#305;mda, s&#305;n&#305;ftan ka&#231;arcas&#305;na &#231;&#305;karak okulun bah&#231;esine ko&#351;mu&#351;tum a&#287;laya a&#287;laya&#8230;  &#214;&#287;retmenimin beni s&#305;n&#305;fa g&#246;t&#252;rmek i&#231;in verdi&#287;i m&#252;cadele sonu&#231; vermeyince, devreye okul m&#252;d&#252;r&#252;m&#252;z, m&#252;d&#252;r yard&#305;mc&#305;m&#305;z girmi&#351;ti... Hepsi beni kollar&#305;mdan tutarak etraf&#305;mda halka olu&#351;turmu&#351;lard&#305;. "<strong class='bbc'><em class='bbc'>B&#305;rak&#305;n beni! Siz benim annen mi, babam m&#305;s&#305;n&#305;z?"</em> </strong>diye ba&#287;&#305;rm&#305;&#351;t&#305;m ya&#351; dolu g&#246;zlerle&#8230; Annem eve giden yolda g&#246;zden kayboluncaya dek, bah&#231;edeki m&#252;cadelem devam etmi&#351;ti. Pes etmek zorundayd&#305;m &#231;&#252;nk&#252; annem gitmi&#351;ti. B&#252;t&#252;n g&#252;n a&#287;lam&#305;&#351;t&#305;m s&#305;n&#305;fta ve &#246;&#287;retmenim dayanamay&#305;p annemi aram&#305;&#351;t&#305;, gelip beni almas&#305; i&#231;in. Ertesi g&#252;n okula annem ile gitmeme s&#246;z&#252;n&#252; verdikten sonra &#246;&#287;retmenime, eve d&#246;nm&#252;&#351;t&#252;k annem ile. Sonras&#305;nda da pek farkl&#305; de&#287;ildi okul g&#252;nlerim. Annemsiz gitmiyordum okula.( Hatta yan kom&#351;umuz Selahattin amca anneme <strong class='bbc'>"sana da okul &#231;antas&#305; alay&#305;m m&#305;? </strong>" diye tak&#305;lmaya ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;.)<br />
                                                    &#199;&#246;z&#252;m gecikmemi&#351;ti, okula &#305;s&#305;nmam&#305; sa&#287;lamak i&#231;in 29 Ekim cumhuriyet bayram&#305;nda okumam i&#231;in bir &#351;iir vermi&#351;lerdi bana. Annemin yoklu&#287;u, &#351;iirin varl&#305;&#287;&#305; ile son bulmu&#351;tu. &#214;yle &#231;ok sevinmi&#351;tim ki, 2 g&#252;n s&#252;rmemi&#351;ti &#351;iiri ezberlemem... 29 Ekim yakla&#351;t&#305;k&#231;a heyecan&#305;m ikiye katlanmaya ba&#351;lam&#305;&#351;, okula gitmek i&#231;in ise can atar olmu&#351;tum...  29 Ekim cumhuriyet bayram&#305;, 10 Kas&#305;m Atat&#252;rk'&#252; anma t&#246;reni derken, b&#252;t&#252;n bayramlarda, kutlama ve t&#246;renlerde, akl&#305;n&#305;za ne kadar etkinlik geliyor ise art&#305;k hepsinde g&#246;revlendiriliyordum. &#214;&#287;retmenimiz ise her hafta okuma yar&#305;&#351;mas&#305; yaparak kitap ve k&#305;rm&#305;z&#305; kurdele ile &#246;d&#252;llendiriyordu bizi. Eve gelir gelmez, anneme saat tutturup saatlerce kitap okuyordum. O y&#305;l bizim s&#305;n&#305;fta okuma birincisi hep ben oldum. Hat&#305;rl&#305;yorum da bir keresinde g&#305;c&#305;k &#246;ks&#252;r&#252;k tutunca bo&#287;az&#305;m&#305; ikinci oldu&#287;umda &#231;ok yalvarm&#305;&#351;t&#305;m &#246;&#287;retmenime bu say&#305;lmas&#305;n &#246;&#287;retmenimin &#231;&#252;nk&#252; ben ikinci oldum, ben birinci olmal&#305;y&#305;m &#246;ks&#252;rsem de demi&#351;tim. demek  hak etmedi&#287;in bir birincilik istiyorsun , as&#305;l bu haks&#305;zl&#305;k de&#287;il midir m&#252;ge demi&#351;ti g&#246;z&#252;m&#252;n i&#231;ine bakarak. ben o hafta birinci olan Mustafa&#8217;ya d&#252;&#351;man kesilmeyi  ge&#231;irirken akl&#305;mdan, bir tokat gibi &#231;arpm&#305;&#351;t&#305; &#246;&#287;retmenimin s&#246;z&#252;.<br />
                                                 &#304;&#351;te b&#246;yle benim annemsiz okula gitmemi sa&#287;layan hik&#226;yem.<br />
<br />
<br />
<strong class='bbc'></strong><div id='attach_wrap' class='rounded clearfix'>
	<h4>Eklenen görüntü(s)</h4>
	<ul>
		
			<li class=''>
				<img src="http://forum.tabut.net/uploads/monthly_05_2010/post-12046-12734015611193.jpg" class='bbc_img linked-image' alt="Eklenen görüntü: monthly_05_2010/post-12046-12734015611193.jpg" />
			</li>
		
	</ul>
</div>]]></description>
		<pubDate>Sun, 09 May 2010 10:44:13 +0000</pubDate>
		<guid>http://forum.tabut.net/topic/92201-ycimin-goelgesi/</guid>
	</item>
</channel>
</rss>
